MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında öneli açıklamalarda bulundu. Lider Bahçeli kayyum meselesinin demokrasi sınırları içinde yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, “İki Ahmet’in makamlarına oturması sağlanmalıdır” dedi. Sürece Ankara merkezli bakılması gerektiğini vurgulayan Lider Bahçeli, başka başkentlerin etkisiyle yapılacak değerlendirmelerin Türkiye’yi küresel tuzaklara açık hale getirebileceğini ifade etti.
Türkiye’nin güvenliğinin en yüksek hassasiyetleri olduğunu dile getiren MHP Lideri Bahçeli, ülkenin bölgesindeki mazlum milletler için umut ve güven kaynağı olduğunu söyledi. Kerkük’ten Gazze’ye, Halep’ten Arakan’a kadar geniş bir coğrafyanın acılarının hissedilmesi gerektiğini belirten Lider Bahçeli, milli birlik ve bütünlüğü zedeleyecek her girişimin kaynağında engellenmesi gerektiğini kaydetti.
MHP Lideri Devlet Bahçeli, tarihi vizyon ve milli şuur vurgusu yaparak, “Her şeyden önce Türkiye düşüncesinde el ele vermeliyiz” çağrısında bulundu.
MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin işte o açıklamaları:
Diğer taraftan kayyum meselesi herhangi bir kaygı veya çekinceye kapılmadan demokrasi sınırları dahilinde tekrar değerlendirilmeli, iki Ahmet’in makamlarına oturması da sağlanmalıdır. Biz yeryüzüne Ankara’dan bakmak zorundayız. Başka başkentlerin veya merkezlerin tesirinde kalarak yapacağımız yorum ve yaklaşımları savunmak, düşürülmek istenen küresel tuzaklar için bir bahane yaratacaktır.
Ankara’nın ve Türkiye’nin güvenliğidir
Ankara’nın ve Türkiye’nin güvenliği en yüksek hassasiyetimizdir. Siyasi tasavvurlarımızın temeli de bu hassasiyete bağlıdır. Türkiye mevcut ağırlığıyla bölgesindeki mazlumlar ve hakkı yenmiş insanlar için güven kaynağı ve ihtiyaç halinde barınacakları en emin sığınaklarıdır. Türkiye’nin varlığı, onların da umudu demektir. Kerkük’ün, Gazze’nin, Halep’in, Şam’ın, Bağdat’ın, Urumçi’nin, Tebriz’in, Arakan’ın hissettiklerini en derinden duymalıyız. En samimi şekilde onların esenliğine dua ederken, acılarını ve ülkülerini paylaşırken, milli dokumuzu ve milli birliğimizi yaralayacak her ihtimali kaynağında engellemeliyiz.
Çağları aşıp gelmiş büyük bir milletin vizyonuna sahip olarak;
Yol ve yöntem göstermeliyiz.
Yanlışları söylemeliyiz.
Doğruları desteklemeliyiz.
Süreçlere müdahil olmalıyız.
Her şeyden Önce Türkiye düşüncesinde el ele vermeliyiz.
Bin yılda kurulan kutlu mimariyi tahrip ve tasfiye ettiremeyiz.
Diri tutulmuş duyguların, elbet bir gün hakkı ve haklıyı ortaya çıkartacağını bilmeliyiz.
Tarihin sabır, akıl, şuur ve inançla yoğrulduğunu, bugün Orta Asya’da vücut bulmuş Türk devletlerinin geçmişine bakarak idrak etmeliyiz.
Hamaset ile realitenin bağını kopartmadan etrafımıza bakmalıyız.