Türkgün | Videolar | Siyaset | MHP Lideri Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye'ye karşı çıkan kukladır

MHP Lideri Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye'ye karşı çıkan kukladır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin millî ve küresel kaderi üzerinde söz sahibi olmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, “Millî ve küresel kaderimiz üzerinde söz sahibi olmaktan başka diğer tüm seçeneklere kapalı olmalıyız. Kimler bu hedeflere dudak büküyorsa kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır.” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin millî ve küresel kaderi üzerinde söz sahibi olmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, “Millî ve küresel kaderimiz üzerinde söz sahibi olmaktan başka diğer tüm seçeneklere kapalı olmalıyız. Kimler bu hedeflere dudak büküyorsa kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır.” dedi.

KAYNAK: TÜRKGÜN

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

Türkiye’nin geleceğine dair net mesajlar veren Bahçeli, “Millî ve küresel kaderimiz üzerinde söz sahibi olmaktan başka diğer tüm seçeneklere kapalı olmalıyız. Kimler bu hedeflere dudak büküyorsa kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır.” ifadelerini kullandı.

'kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır

 MHP Lideri Bahçeli şunları söyledi: 

“Terörsüz Türkiye”, “Terörsüz Bölge” hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız ve fasılasız sahip çıkma hamlesidir. Kim veya kimler bu hedeflere dudak büküyorsa; kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır.
Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama amacındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maşadır. Kim ve kimler, makesin yerine makusu tercih ediyor, gülün yerine çamura başvuruyor, bu suretle “Terörsüz Türkiye”, “Terörsüz Bölge” hedeflerini sekteye uğratmak için tetikte bekliyorsa, ülke ve millet aleyhine tertip içinde olan güdümlü işbirlikçidir.
Sözün doğru olması kadar millete mensubiyet ve sadakat hissiyatının da ağır basması, ağırlığınca da mücevher gibi parlaması usulen de, esasen de gerek ve yeter şarttır.
 

‘Demokrasi, özgürlük ve hukuk devleti birlikte güçlenmeli

Demokrasimizi, özgürlükleri ve insan hakları politikalarını elbirliği ve işbirliği ile geliştirmenin makul ve mümkün yollarını bulup hayata geçirmek hem zorunlu, hem de önemlidir. Milliyetçiliğin fikir prizmasından baktığımızda demokrasinin, özgürlüklerin ve insan haklarının istismarına fırsat verilmeden, sinsi ve hain emelleri maskelemesine dikkat ve uyanıklık göstererek güçlendirmek kuşkusuz vazifemizdir. Aynı şekilde, ülke ve millet bütünlüğü ile demokrasiyi birbiriyle çelişen değil, birlikte gelişen bakış açısıyla ele almalıyız. Yine demokratik hukuk devletinin, bütün Türk vatandaşlarının bir arada daha mutlu, daha huzurlu yaşamasının asgari şartlarından biri olduğu konusunda tereddüt uyandırmayacak bir samimiyetin ve saydamlığın sergilenmesine ihtiyaç olduğunu unutmamalıyız.

Seviyeli ve ilkeli siyaset, demokrasinin sigortasıdır

Siyaset kurumunun inisiyatif ve itibar kaybının temel sebeplerinden biri olan, seviyesiz, tutarsız ve günübirlik söylem ve davranışlardan mutlak surette uzak durulmalıdır. Siyasetçinin, siyaset alanını daraltma değil, siyaseti zenginleştirme ve itibar kazandırma gibi esaslı bir işlevinin bulunduğu göz ardı edilmemelidir. Siyaset alanına ve siyaset etme tarzına dair böyle bir duruş ve kararlılık, hepimizin müşterek sorumluluklarının en başında gelmektedir. Bilinmelidir ki, cumhuriyet ile demokrasi birbirinin; temiz, seviyeli, ahlaklı ve ilkeli siyaset de her ikisinin sigortasıdır. Türk milletinin hangi kökenden, hangi meslekten, hangi mezhepten olursa olsun bütün mensuplarının bir arada kardeşçe yaşamasını temin ve teşvik etmek demokratik rejimin aslî görevidir.

Birlik ve dayanışma, demokrasinin teminatıdır

Bu sürecin önünde engel ve sıkıntı oluşturan kurumsal ve yasal düzenlemeleri iyileştirmek de TBMM’nin temel varlık sebeplerinden birisidir. Birliktelik ve dayanışma kültürünün önemini kabul etmeyenlerin ya da ediyor gibi görünüp sürekli çark edenlerin farklılık ve çatışma noktalarının kurumlaşmasına sürekli vurgu yapması, demokrasiye değil anarşiye çanak tutmaktır. Gerçek duygusal kopuş da aynısıyla böyle doğacaktır. Çünkü özünü milletimizin ortak değerleri ve özlemlerinin belirlediği “Kamu ruhu ve alanı”nı taşa tutmanın ve tartışmaya açmanın ne demokrasiye ne de ülkemize bir faydası dokunacaktır.

Demokratikleşme projeleri, sağlam temeller üzerine inşa edilmelidir

Dünyanın her demokratik rejiminde geçerli olan veya olması beklenen bu gerçeğe saygı duyulmalı ve riayet edilmelidir. Bilinmesini özellikle arzu ederim ki, demokratikleşme projeleri, böyle bir duyarlılıkla ele alındığı ve asgari müşterekler zemini üzerine bina edildiği sürece anlamlı ve kalıcı olacaktır. Bu sağlam temeller üzerine daha güçlü, ileri demokratik ve hukukî yapıları ihya etmek de bizlere düşmektedir. Yapay çatışma alanları oluşturmak, devamlı oyun bozanlık yapmak, olmayan tıkanmadan, görülmeyen güven krizinden bahsetmek yüreklice ifade ediyorum ki, sorumsuzluk örneği, makusa hizmet örgütlenmesidir.

Terörsüz Türkiye ve bölge, hak ve özgürlüklerle mümkündür

“Terörsüz Türkiye” ile “Terörsüz Bölge” hedefleri bir yanda demokrasi namusunu savunmak, diğer yanda insan hakları ve özgürlüklerin açılan bayrağı altında toplanmaktır. Edepsizin edepliyi bastırması, haksızın da haklıyı astırması son bulmalıdır.
 

Lübnan asıllı ressam, şair ve filozof olan Halil Cibran diyor ki:
“Başka bir insanın hakikati, onun sana açıkladığı şey değil, açıklayamadığı şeydedir. Bu yüzden onu anlamak istersen söylediğine değil söylemediğine kulak ver. İnsan sustuğu şeyler kadardır ve insan, insanı anlatamadığı yerden anlayabiliyorsa yakındır.”

Anlamaya yönelik adımlar, milli birlik ve kardeşliği güçlendirir

Biz söylenenler kadar söylenmeyen şeylere de kulak veriyoruz. Fakat biz anlayış gösterirken anlaşılmayı da bekliyoruz. Bunun ise karşılıklı bir emek ve erdem faaliyeti olduğunu gayet iyi biliyoruz. Geliştirici işbirlikleri kurmanın yegane yolu sırf anlaşılmaya değil anlamaya yönelik adımlar atmaktır. Gönlü temiz olanın gözü daha iyi görecek, kulağı daha iyi duyacak, ağzından saçılacak kelimeler kutuplaşmayı değil, kucaklaşmayı sağlayacaktır. Milli birlik ve kardeşlik duygumuzu karartmanın ve kaskatı hale sokmanın emelini taşıyanlar tarihin uçuruma yakın yerinde durmaktadır.'

dedi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...