Sinop'ta yaşayan ve 9 yaşında babasından öğrendiği sepet örmeyi meslek edinen 60 yaşındaki Veysel Akın, kanser hastalığına rağmen işini özveriyle sürdürüyor.
51 YILDIR ARALIKSIZ SEPET YAPIYOR
Zanaatını devem ettirmek istediğini söyleyen Veysel Akın:
"İsterim ki genç olsun, kim olursa olsun gelsin, öğrenmek isteyene elimden geldiğince öğreteyim. Amacım, bu mesleğin ölmemesi"

Türkeli ilçesi Hacı köyünde yaşayan evli ve 2 çocuk babası Veysel Akın, Fındık dallarından sepet örerek geçimini sağlıyor. Akın, 2016 yılında yakalandığı kanser hastalığına rağmen işini bırakmayarak müşterilerinin taleplerini karşılamaya gayret gösteriyor.
BABA MİRASI ZANAATIMI GELECEK NESİLLERE AKTARMAK İSTİYORUM
Sepet örme mesleğini 9 yaşında babasından öğrendiğine işaret eden Akın, "Bu zanaata 9 yaşında başladım. Babamdan öğrendim bu mesleği. Bahçede meyve ve sebze toplamak için kullandığımız sepetlerin yanı sıra süs amaçlı sepetler de yapıyoruz. Bölgemizin en eski ustasıyım, benden başka bu işi yapan kimse yok." dedi.
Akın, çocuklarının bu zanaata ilgisiz kaldığını, mesleğinin gelecek nesiller tarafından yaşatılmasını istediğini dile getirerek, "Ailemde benden sonra bu işi yapacak kimse yok. Çok uğraştım ama yapmak istemediler. Ben öldüm mü bu da ölür, biter. Ben isterim ki genç olsun, kim olursa olsun gelsin, öğrenmek isteyene elimden geldiğince öğreteyim. Ustalığını, nasıl yapıldığını A'dan Z'ye elimden geldiğince öğretirim. Amacım, bu mesleğin ölmemesi." ifadelerini kullandı.

Sepetleri genellikle fındık dallarından yaptığını aktaran Akın, fındık ağacını esnek ve sağlam olması nedeniyle tercih ettiğini vurguladı.
Kestane ağacının çabuk solduğunu ve daha kısa ömürlü olduğunu belirten Akın, yaptığı sepetlerin yaklaşık 10 yıl dayanabildiğini kaydetti.
Akın, günde bir sepet örebildiğini, sepetleri sipariş üzerine hazırlayarak çevre köylerden ve yurt dışındaki gurbetçilerden gelen talepleri karşıladığını sözlerine ekledi.
