Mutfak kültürümüzde "paça" denilince akla gelen etli çorbaların aksine, Arnavut Paçası unun ve baharatların ustalıkla harmanlandığı, muhallebi kıvamında bir lezzet şölenidir. Sadeliğiyle şaşırtan, tadıyla hafızalara kazınan bu tarif, özellikle iştah açıcı sirkeli-sarımsaklı dokusuyla bilinir.
Püf Noktalarıyla Adım Adım Hazırlanışı
Sabırla Karıştırın: Un, yumurta, sirke ve sarımsak karışımını pişirirken sürekli karıştırmak, pürüzsüz bir doku elde etmenin altın kuralıdır.
Kıvam Kontrolü: Paça bekledikçe koyulaşan bir yapıya sahiptir. Servis anında çok katılaşmaması için pişirme esnasında "göz göz" olduktan sonra gerekirse soğuk su ile kıvamını açmak esastır.
Lezzet Dokunuşu: Tereyağının en son eklenmesi, hem parlaklık verir hem de o karakteristik süt kokusunu korur.

Üzerine Gurme Dokunuş: Tereyağlı Sucuk
Klasik Arnavut Paçası'nı modern bir lezzete dönüştüren en önemli detay; üzerine gezdirilen tereyağlı sucuk ve kırmızı toz biberdir. Kızaran sucukların aroması, sarımsaklı bazla birleştiğinde ortaya tam bir iftar ziyafeti çıkıyor.
Yoğurtlu mu, Sade mi?
Arnavut Paçası'nı farklı kılan, içinde et olmamasına rağmen o yoğun "paça" aromasını sirke ve sarımsaktan almasıdır. Üzerine eklediğin o sucuklu tereyağı, sade tabanda kendini çok iyi gösteriyor. Yoğurt, bu tarifin o keskin sarımsak-sirke dengesini biraz yumuşatabilir ama "ben buradayım" diyen bir lezzet.