Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunun yakından takip ettiği Leyla Aydemir davasında yeni duruşma yapıldı. Duruşmada sanıklar, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulunurken, önemli beyanlar dikkat çekti.
Duruşmaya Geniş Katılım sağlandı
Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar A.A, Y.A, B.D, H.D. ve M.A.A, Leyla Aydemir’in babası Nihat Aydemir, taraf avukatları ve tanıklar katıldı. Geçen celse tutuklanan amca Yusuf Aydemir, cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden duruşmaya bağlandı. Tutuksuz sanık M.A’nın ise duruşmaya katılmadığı belirtildi.
Tanık ifadeleri mahkemede dinlendi
AFAD çalışanı tanık A.E, olay döneminde Ardahan’da görev yaptığını ve olayla ilgisinin bulunmadığını ifade etti. Mahkeme Başkanı’nın, önceki celse dinlenen tanık M.E’nin beyanları ile dosyaya giren WhatsApp ses kayıtlarının bilirkişi çözümlemelerini okuması üzerine A.E, "Sohbet ederken gerçekler ortaya çıkar diye ses kaydı aldım, bildiğim bir şey yok, aileyi tanımıyorum. Böyle bir çocuğun aniden ortadan kaybolması üzerine vicdanen ses kaydı aldım." dedi.
10 yaşındaki tanık Ü.A ise olayın yaşandığı döneme dair herhangi bir şey hatırlamadığını dile getirdi.

“Suçsuzum”
Tutuklu sanık Yusuf Aydemir savunmasında, Leyla’nın bulunduğunu duyduktan sonra traktörle bölgeye gittiğini ve köyden bir çocuğu da yanına aldığını ileri sürdü. Köylülerin de aynı bölgeye yöneldiğini ifade eden Aydemir, "Jandarmaya 'Leyla sağ mı?' diye sordum. Bana 'Öldü.' dediler. Ben ise o sırada sağ olduğunu sanıyordum. Telefon meselesine gelince o dönem Ağrı’ya gelmiştim, telefonum bozulmuştu ve tamire vermiştim. Bu süreçte tuşlu telefon kullandım. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum, suçsuzum." diye konuştu.
Diğer sanıklar A.A, Y.A, B.D, H.D. ve M.A.A ise suçlamaları reddederek mağdur olduklarını savundu ve beraat talebinde bulundu.
Tutukluluk devam, duruşma ertelendi
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, Yusuf Aydemir’in tutukluluğunun devamına ve anne Şükran Aydemir’in dinlenmesine karar verilmesini talep etti.
Mahkeme heyeti, kuvvetli suç şüphesi, delil karartma ve kaçma ihtimali gerekçesiyle Yusuf Aydemir’in tutukluluğunun devamına karar verdi. Tutuksuz sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin sürdürülmesine hükmeden heyet, anne Şükran Aydemir’in bir sonraki celsede hazır edilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
ne olmuştu?
Ağrı’da 15 Haziran 2018’de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle dedesini ziyarete gittiği Bezirhane köyünde kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in bulunması için çalışma başlatılmıştı. Küçük Leyla’nın cansız bedeni, kaybolduktan 18 gün sonra yerleşim yerine yaklaşık 2 kilometre mesafede, kent merkezine giden yol yakınındaki akarsu kenarında ağaçların arasında bulunmuştu. Çocuğun vücudunda darp ya da yara izine rastlanmadığı belirtilmiş, cenazesi Bezirhane köyünde defnedilmişti.
Olayın ardından açılan davada 7 sanık hakkında Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılama yapılmış, 2 Ekim 2020’de görülen karar duruşmasında tutuklu sanık amca Yusuf Aydemir "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan ise 4 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Diğer sanıklar ise delil yetersizliğinden beraat etmişti.

Yargıtay süreci ve kararlar gündeme geldi
Dosyayı inceleyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, sanığa ceza verilebilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunması gerektiğine işaret ederek yerel mahkemenin kararını bozmuştu. Mahkeme ayrıca Yusuf Aydemir’in tahliyesine karar vermişti.
Bu karara yapılan itiraz reddedilirken, dosya yeniden görülmüş ve 8 Ekim 2021’de tüm sanıklar hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verilmişti. Bu karar da istinaf tarafından hukuka uygun bulunmuştu.
Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, beraat kararını hukuka aykırı bularak bozma talebinde bulunmuş, Yargıtay 1. Ceza Dairesi de kararı bozarak dosyayı yeniden yerel mahkemeye göndermişti.
Yeni Soruşturma Detayı
Öte yandan Leyla Aydemir’in ölümüne ilişkin yürütülen yeni soruşturma kapsamında çocuğun amcası, yengesi, babaannesi ve halası, "suç delillerini yok etmek, gizlemek ve değiştirmek" suçundan gözaltına alınmıştı.