Galatasaray Kadın Basketbol Takımı’nın Macar oyuncusu Dorka Juhasz, GSPlus’a verdiği özel röportajda Galatasaray’a uyum süreci, takım ortamı ve basketbol kariyerine yön veren ailesi hakkında samimi açıklamalarda bulundu.
Galatasaray’a adaptasyon süreci
Juhasz, sarı-kırmızılı kulübe uyum sürecinin beklediğinden daha kolay geçtiğini belirtti.
“Takıma alışma süreci beklediğimden çok daha kolay geçti. Daha önce Türkiye'de hiç oynamadığım için neyle karşılaşacağımı tam olarak bilmiyordum. Ancak Galatasaray, İstanbul ve takımdaki arkadaşlarım hakkında çok güzel şeyler duymuştum; nitekim hiç hayal kırıklığına uğramadım. Burada kızlar (takım arkadaşlarım) beni çok sıcak karşıladı, şu ana kadar her şey harika gidiyor. Galatasaray’ın ve bu ortamın bir parçası olmaktan büyük keyif alıyorum. Çok eğlenceli bir takımız, tabii ki maç kazanmak da işin en keyifli yanı. Harika bir oyuncu grubumuz ve çok iyi insanlardan oluşan bir teknik ekibimiz var. Kısacası, şu an için her şey yolunda”
“Hep ona özendim”
Macar basketbolunun efsane isimlerinden biri olan annesi Hajnalka Balzs’ın kariyerinden ilham aldığını dile getiren Juhasz, “Büyürken o benim her zaman rol modelimdi, hep ona özendim. O Macaristan'da gerçek bir efsane. Onu gördükçe kendime hedefler koydum, hep 'Ben de onun gibi olmak istiyorum' dedim. Onun başardıklarını başarmak, Avrupa'da en üst seviyede ve milli takımda oynamak istiyordum; bunların üzerine bir de WNBA hedefini ekledim” dedi.
Basketbolla tanışma hikayesi
Basketbolu annesi sayesinde sevdiğini belirten Galatasaraylı oyuncu, “Maçlarını (oynadığı dönemde) canlı izleyemesem de kasetlerden ve DVD'lerden çok seyrettim. Beni basketbolla tanıştıran aslında annem oldu. Memleketimde basketbolu çok seven insanlarla dolu o küçük spor salonuna beni maçlara götürürdü. Orada birçok şampiyonluk kazandılar. Bu yüzden basketbolun kanımda olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“Onu gururlandırmaya çalışıyorum”
Annesinin kariyeri boyunca en büyük destekçisi olduğunu vurgulayan Juhasz, “En başından beri motivasyonum hep ona benzemekti, bu yüzden sürekli onu gururlandırmaya çalışıyorum. Beni her zaman destekliyor; Amerika'da oynarken bile saat farkına rağmen gece 02.00'de kalkıp bütün üniversite kariyerim boyunca maçlarımı izledi. O kesinlikle benim bir numaralı destekçim” şeklinde konuştu.