Hayatının büyük bir bölümünü fazla kilolarıyla mücadele ederek geçirdi. Sayısız diyet denedi, defalarca başlayıp yarım bıraktı. Her başarısız deneme, aynaya bakmayı biraz daha zorlaştırdı. 60 yaşına geldiğinde ise zihninde tek bir cümle dönüp duruyordu: “Bu yaştan sonra değişmez.”
Ama bazen insan, tam vazgeçtiğini sandığı anda hayatın kendisine sunduğu küçük bir fark edişle yeniden ayağa kalkabiliyor.
130 KİLOYA ULAŞTIĞINDA HAYATTAN GERİ ÇEKİLDİ
Eğitimci Paulette Szalay, bir dönem tam 130 kiloya ulaştığında günlük hayatın en basit adımlarında bile zorlanıyordu. Merdiven çıkmak nefesini kesiyor, uzun süre ayakta kalmak işkenceye dönüşüyordu. Sağlık sorunları artmış, sosyal hayattan yavaş yavaş kopmaya başlamıştı.
En acısı ise bedeninden çok, ruhunun yorulmasıydı. Kendini sürekli suçlayan, aynadaki görüntüsünden kaçan bir ruh hali… Hayata küsme noktası tam da burasıydı.

HER ŞEYİN BİTTİĞİNİ SANDIĞI O TATİL GÜNÜ
Dönüm noktası, büyük kararlarla değil; sıradan bir tatil gününde geldi. Kendini ilk kez bu kadar net bir şekilde yorgun ve mutsuz hisseden Szalay, “Böyle devam edemem” dedi. O an mucize bir karar vermedi, keskin bir diyet listesi çıkarmadı.
Sadece şunu fark etti: “Kendimle savaşmayı bırakmam gerekiyor.”
Bu fark ediş, yıllar sürecek ama kalıcı olacak bir yolculuğun ilk adımıydı.
NE ŞOK DİYET NE DE AÇ KALMA
Paulette Szalay’ın hikâyesini özel kılan şey, hızlı kilo verme vaatleri değil. O, vücudunu cezalandırmak yerine anlamayı seçti. Beslenme alışkanlıklarını yavaş yavaş değiştirdi. Yasaklar koymak yerine dengeyi öğrendi.
Kendini aç bırakmadı, sevdiği tatlardan tamamen vazgeçmedi. Porsiyonları küçülttü, ne yediğini fark ederek yemeye başladı. Bu yaklaşım, yıllarca süren başarısız diyetlerin aksine ilk kez sürdürülebilir oldu.

EGZERSİZ ZORUNLULUK DEĞİL, RUTİN HALİNE GELDİ
Başlangıçta ağır sporlar yoktu. Ne saatlerce spor salonu ne de zorlayıcı programlar… Kısa yürüyüşlerle başladı. Vücudu güçlendikçe hareket süresi arttı.
Egzersiz onun için bir ceza değil, zamanla kendine ayırdığı bir mola haline geldi. Bu da bırakmamasını sağladı.
3 YILDA 60 KİLO, 36 BEDEN
Bu sabırlı süreç sonunda Szalay, tam 3 yıl içinde 60 kilo verdi. 130 kilodan 70 kilonun altına indi ve 36 bedene düştü. Değişim yalnızca bedensel değildi. Enerjisi arttı, duruşu değişti, yüzündeki yorgun ifade yerini canlılığa bıraktı.
Bugün onu görenler yaşına inanmakta zorlanıyor. Sosyal medyada paylaştığı görüntüler kısa sürede milyonlara ulaştı.

MENOPOZ SONRASI KİLO VERİLMEZ EFSANESİNİ YIKTI
Onun hikâyesi, “menopozdan sonra kilo verilemez” algısını da yerle bir etti. Uzmanlar, hormonların kilo vermeyi zorlaştırabileceğini kabul ediyor; ancak imkansız olmadığını vurguluyor. Szalay’ın başarısı da bunun en somut örneklerinden biri oldu.
“GEÇ KALMADIM, SADECE HAZIR DEĞİLMİŞİM”
Bugün geriye dönüp baktığında, en büyük değişimin tartıdaki rakam değil, zihnindeki cümleler olduğunu söylüyor.
“Geç kaldım sanıyordum. Meğer sadece hazır değilmişim.”
Gençlere taş çıkartan bu dönüşüm, yaşın değil; istikrarın ve kendine şefkatin belirleyici olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Menopoz sonrası kilo verilemeyeceği efsanesini yıkan, sabrın ve sürdürülebilir değişimin gücünü hatırlatan bu ilham veren hikayenin detayları işte böyle.