Ezanın okunmasıyla birlikte sofrada uzandığımız ilk besin, midemizin ve metabolizmamızın geri kalan saatlerdeki kaderini belirler. Gün boyu dinlenen ve asit oranı değişen mideye aniden ağır yemekler veya asitli içecekler göndermek, sindirim sistemine yapılan en büyük haksızlıklardan biridir. Yüzyıllardır süregelen "orucu hurma veya zeytinle açma" geleneği, günümüzde modern tıbbın da en çok önerdiği yöntemdir. Gelin, bu iki şifa deposunun iftar anında vücudumuza neler yaptığına yakından bakalım.
Hurmanın Tatlı Mucizesi: Hızlı ve Dengeli Enerji
Uzun süreli açlık sonrası kan şekeri dibe vurur ve bu durum iftarda kontrolsüzce yemek yeme isteği (halsizlik ve titreme) doğurur.
Kan Şekerini Dengeler: Hurma, içerdiği doğal fruktoz sayesinde kana hızla karışır ancak yüksek lif oranı sayesinde kan şekerini aniden fırlatmaz.
Beyne "Doydun" Sinyali: Sadece 1 veya 2 adet hurma yemek, beynin tokluk merkezine sinyal göndererek ana yemeğe saldırmanızı engeller.
Mineral Deposu: Gün boyu kaybedilen potasyum ve magnezyumu saniyeler içinde yerine koyarak kas kramplarını ve yorgunluğu önler.

Zeytinin Tuzlu Şifası: Midenin Koruyucu Kalkanı
Eğer tatlıyla aranız yoksa veya diyabet hastasıysanız, orucu açmanın en sağlıklı ikinci yolu kesinlikle zeytindir.
Mide Asidini Dengeler: Boş midede biriken asit, zeytinin içerdiği sağlıklı yağlar (oleik asit) sayesinde dengelenir. Zeytin, mide zarına adeta koruyucu bir film tabakası çeker.
Sindirimi Ateşler: Zeytinin hafif tuzlu ve acımsı yapısı, safra kesesini uyararak sindirim enzimlerinin salgılanmasını başlatır. Bu sayede çorba ve ana yemeği çok daha rahat hazmedersiniz.
Uzmanlardan İftar Açılışı İçin Altın Kural
Orucunuzu 1 adet hurma veya 1-2 adet zeytin ile açın.
Üzerine çok soğuk olmayan, oda sıcaklığında 1 bardak su için.
Çorbaya geçmeden önce midenize bu şifayı anlaması için 5 dakika zaman tanıyın.