Türkgün | Beslenme ve Diyet | Spor mu diyet mi? Büşra Çalışkan’dan ezber bozan diyet çıkışı

Spor mu diyet mi? Büşra Çalışkan’dan ezber bozan diyet çıkışı

Her sabah aynanın karşısında kendine söz verip akşam olduğunda o sözü tutamadığını fark edenlerin hikayesi aslında birbirine çok benziyor; işte tam da bu yüzden Büşra Çalışkan’ın açıklamaları birçok kişinin iç sesine tercüman oldu. Ve şimdi gelin, spor mu diyet mi tartışmasını yeniden alevlendiren o çarpıcı sözlerin detaylarına birlikte bakalım.

Her sabah aynanın karşısında kendine söz verip akşam olduğunda o sözü tutamadığını fark edenlerin hikayesi aslında birbirine çok benziyor; işte tam da bu yüzden Büşra Çalışkan’ın açıklamaları birçok kişinin iç sesine tercüman oldu. Ve şimdi gelin, spor mu diyet mi tartışmasını yeniden alevlendiren o çarpıcı sözlerin detaylarına birlikte bakalım.

MUHABİR: Tülin Küre

Kilo vermek isteyen herkesin yolu bir noktada aynı soruya çıkıyor: “Koşsam mı, yemekten mi kısmalıyım?” Saatlerce yürüyen, spor salonundan çıkmayan ama tartıda aynı rakamı görenlerin sayısı hiç de az değil. İşte tam da bu noktada Diyetisyen Büşra Çalışkan’ın sözleri yeniden tartışma yarattı.

Çalışkan, zayıflamanın sandığımız kadar karmaşık olmadığını ama çoğu zaman yanlış yerden başladığımızı söylüyor. Ona göre mesele ter dökmekten önce, tabağa ne koyduğumuzla ilgili. Peki gerçekten spor ikinci planda mı kalıyor? İşte dikkat çeken açıklamaların perde arkası…

“Koşmak yetmez, tabağı değiştirmek şart”

Büşra Çalışkan, kilo verme sürecinde en sık yapılan hatayı çok net bir cümleyle özetliyor: “Saatlerce koşup sonra iki katı yemek.” Spor sonrası artan iştahın çoğu kişiyi farkında olmadan daha fazla kalori almaya ittiğini belirten Çalışkan, bunun da verilen emeği gölgelediğini söylüyor.

Birçok kişi spor yapınca kendine ekstra porsiyon hakkı tanıyor. Oysa kilo kaybının temelinde kalori dengesi yatıyor. Harcadığınızdan fazlasını aldığınız sürece, spor tek başına mucize yaratmıyor.

Zayıflamanın asıl yükünü beslenme taşıyor

Uzman isme göre kilo vermenin büyük kısmı doğru beslenmeden geçiyor. Karbonhidratın kontrol altına alınması, yeterli protein tüketimi, sağlıklı yağlara yer verilmesi ve su tüketiminin artırılması sürecin omurgasını oluşturuyor.

“Önce beslenme düzenini kurun” diyen Çalışkan, ani ve katı diyetler yerine sürdürülebilir bir sistem öneriyor. Yasaklarla dolu bir liste yerine dengeli bir planın uzun vadede daha başarılı sonuç verdiğini vurguluyor.

Sporun rolü ne?

Elbette spor gereksiz değil. Aksine, kas kütlesini korumak, metabolizmayı desteklemek ve vücudu sıkılaştırmak için önemli bir destek. Ancak spor, yanlış beslenmenin telafisi değil.

Çalışkan, özellikle tempolu yürüyüşün bile yeterli bir başlangıç olduğunu belirtiyor. Önemli olan istikrarlı olmak. Haftada birkaç gün düzenli hareket, doğru beslenmeyle birleştiğinde kalıcı sonuç getiriyor.

Hızlı kilo değil, kalıcı değişim

Uzman isim, “Bir ayda 10 kilo” vaatlerine de temkinli yaklaşıyor. Hızla verilen kiloların çoğu zaman aynı hızla geri döndüğünü hatırlatıyor. Sağlıklı kilo kaybının zamana yayılan, istikrarlı bir süreç olduğunu vurguluyor.

Sonuç net: Zayıflamak isteyenler için ilk adım spor salonuna yazılmak değil, mutfakta bilinçli tercihler yapmak. Tartıdaki değişim, önce tabakta başlıyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...