AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, İran’dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmata ilişkin, “Tabii ki Türkiye bu füzeleri düşürebilecek kapasitede.” dedi. Orta Doğu’daki çatışmaların hızla genişlediğini belirten Kallas, bölgede mahsur kalan Avrupa vatandaşları için konsolosluk desteği sağlandığını açıkladı.
Kaja Kallas, Polonya’nın başkenti Varşova’da, ülkenin Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski ile ortak basın toplantısı düzenledi.
İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen ve Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilen balistik mühimmat hakkında konuşan Kallas, “Tabii ki Türkiye bu füzeleri düşürebilecek kapasitede.” ifadelerini kullandı.
Kallas ayrıca, ABD-İsrail-İran çatışması nedeniyle “Orta Doğu dışına gelen füzelerin” endişe verici olduğunu kaydetti.
Orta Doğu’daki çatışmaların hızla genişlediğini belirten Kallas, “Tahran'ın stratejisi, komşularına ayrım gözetmeksizin saldırarak kaos yaratmak ve bölgeyi ateşe vermektir. Rejim, kendi sonunu getirmek için güçlü bir zemin hazırlıyor.” dedi.
“İdeal senaryo, komşularına hiçbir tehdit oluşturmayan demokratik bir İran olurdu.” değerlendirmesini yapan Kallas, mevcut çatışmanın hangi yöne evrileceğinin öngörülemediğini söyledi.
AB’den Konsolosluk ve Güvenlik Vurgusu
Bölgede binlerce Avrupa vatandaşının mahsur kaldığını aktaran Kallas, “AB, bölgede mahsur kalan vatandaşlar için konsolosluk yardımı koordine ediyor ve geri dönüş uçuşlarını finanse ediyor. Deniz misyonlarımız da uluslararası denizciliğin korunmasına yardımcı oluyor.” diye konuştu.
Kallas, çatışmanın Avrupa’nın savunma kapasitesine yatırım yapması gerektiğini bir kez daha gösterdiğini belirterek, “Örneğin, Batı'da hava savunma sistemleri zaten yetersiz ve bu savaş onları daha da zor durumda bırakacak.” uyarısında bulundu.
Ukrayna’nın gündemden düşmesine izin veremeyeceklerini ifade eden Kallas, “Moskova'nın Tahran'da bir müttefikini daha kaybettiği” yorumunu yaptı.
Rusya’ya yönelik 20. yaptırım paketinin en kısa sürede onaylanması gerektiğini belirten Kallas, “Rusya'nın petrol ihracatına yönelik tam bir denizcilik hizmetleri yasağı, Moskova'nın savaş fonlarını büyük ölçüde azaltacaktır.” dedi.
Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik müzakerelerde Avrupa’nın da talepleri olduğunu vurgulayan Kallas, “Önemli olan, Avrupa'ya yönelik talepler varken, devam eden müzakereleri önceden onaylamamamızdır. Bu konuda çok net ve kesin olmalıyız, müzakere yapmadan önceden onay vermemeliyiz. Bu yüzden masada yer almamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Sikorski: Güvenlik Garantisi Şart
Radoslaw Sikorski ise Avrupa ve Rusya’nın gelecekteki güvenlik mimarisi konusunda farklı önerilere sahip olduğunu belirterek, AB’nin ABD-Rusya-Ukrayna arasında yürütülen müzakerelerde söz sahibi olması gerektiğini söyledi.
Müzakereler sonucunda Ukrayna sınırlarının güvenliğinin sağlanması gerektiğini dile getiren Sikorski, “Bu süreç sonucunda sadece Ukrayna'ya değil, bize de Rusya'nın başka bir saldırı savaşı başlatamayacağından emin olmalıyız.” dedi.
Sikorski, Rusya-Ukrayna savaşı ile Orta Doğu’daki çatışmaları birbirine bağlayan unsurun “Şahed tipi” insansız hava araçları olduğunu belirterek, “Bu yıkım makinesinin binlercesi İran'a saldırmayan ülkeleri vurdu. Ukrayna'ya şimdiden 57 bin adet fırlatıldı. Umarım bu, ABD'nin karar verme sürecinde Rusya ve İran'ın bu konuda birlikte hareket ettiğini ve hem İsrail'in hem de Ukrayna'nın kalkınma için güvenliğe ihtiyacı olduğunu fark etmesini sağlar.” ifadelerini kullandı.