Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının başarısına ilişkin şüphelerini dile getirerek, bu adımların net bir stratejiye dayanmadığını belirtti. Almanya’nın olası askeri katkılarının ise uluslararası yetki ve Alman Federal Meclisi onayına bağlı olduğunu vurgulayan Merz, mevcut koşullarda böyle bir seçeneğin gündemde olmadığını ifade etti.
ABD ve İsrail’in İran’daki askeri harekatının etkinliğini sorgulayan Merz, "İsrail ve Amerika'nın yaptıklarının gerçekten başarıya ulaşacağına ikna olmuş değilim." ifadesini kullandı.
Merz, ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesine atıfta bulunarak, "Ona dedim ki; 'yardımımızı istiyorsan lütfen önceden bize sor, önceden, sonradan gazetelerden değil'. Bu, bizim kabul edemeyeceğimiz bir davranış biçimidir. Bunu da kabul etmeyeceğiz." dedi.
Bölgedeki çatışmaların sona ermesi durumunda diğer ülkelerle birlikte Hürmüz Boğazı'nın askeri güvenliğini sağlamak gibi tekliflerinin olabileceğini ancak bunun için uluslararası bir yetkinin gerekli olacağını vurgulayan Şansölye, "Bunun için Alman Federal Meclisinin onayı ve önceden bir kabine kararı gerekiyor. Şu anda bundan çok uzağız. Ve savaş devam ettiği sürece, bu bizim için de bir seçenek değil." değerlendirmesinde bulundu.
Almanya, yetki olması durumunda mayın temizleme görevine katılabilir
Merz, Hürmüz Boğazı'nda, Almanya'nın Körfez Savaşı'ndaki gibi mayın temizleme görevi yapıp yapamayacağı sorusuna, şu yanıtı verdi:
Bunu yapabiliriz. Eğer bize bu sorulursa Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Birliği gibi gerçek bir kolektif güvenlik yetkisi kapsamında, yani Federal Meclis kararıyla gerçekleşirse, bu bir seçenektir. Bunu askeri olarak yapabiliriz ve elbette bu bir seçenek olur. Ancak şu anda Hürmüz Boğazı'nda açıkça mayın döşenmiyor. Başka bir plan olup olmadığını da bilmiyorum.
Amerikalılar ve İsraillilerin, bu çatışmaya her gün daha da derin şekilde bulaştığına işaret eden Merz, "Benim hissettiğim kadarıyla, en azından şimdiye kadar onlardan duymadım, bir stratejileri yok. Birincisi; aslında ne istiyorsunuz? Rejim değişikliği gerçekten hedef mi? Eğer hedef buysa, bunu başaracağınızı sanmıyorum." diye konuştu.
Merz, operasyonla iktidarı düşürme konusunun çoğunlukla ters gittiğini belirterek, şöyle devam etti:
(ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı) CIA'nın tarihi hakkında bir kitap var. Bir zamanlar gerçekten başarılı olan tek rejim değişikliği Panama'ydı. Çoğu zaman işe yaramadı. Afganistan'da 20 yıl sürdü ve rejim değişikliği bir molla rejiminden bir diğerine geçti. Yani bir strateji olup olmadığı ve bu stratejinin gerçekten başarılı şekilde uygulanıp uygulanmayacağı konusunda büyük şüphelerim var. Bu bakımdan, biraz daha uzun sürebilir. Muhtemelen durum daha iyiye gitmeyecek.
Avrupa'nın kendini savunabilir hale gelmesi gerektiğini vurgulayan Merz, bu bağlamda Almanya ve Fransa arasındaki ortak bir proje olan FCAS'a değindi.
Şu anda bunu sürdürmek için çaba sarf ettiklerini ve geçen hafta Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bu konuyu da konuştuklarına dikkati çeken Merz, şunları kaydetti:
Kartlarımızı masaya koyduk ve bunu kurtarmaya çalışacağımızı söyledik. Bazı teknik zorluklar var ancak bazı endüstriyel zorluklar da var ve şu anda bu bir sır değil, bu yüzden burada da söyleyebilirim. 2 moderatör atadık, biri Fransa'dan, biri Almanya'dan ve şimdi bu 2 moderatörün görevi, nisan sonuna kadar bu projeyi endüstriyel bir konseptle nasıl kurtarabileceğimize dair bir öneri sunmak.
Merz, "Dürüst olmak gerekirse, çok az kalmıştı, fişi prizden çekmek üzereydim çünkü neredeyse hiç şans görmüyordum." diyerek, sonradan pişman olmamak adına projenin sürmesi için bir şans daha vermeye karar verdiğini kaydetti.