Buckingham Sarayı, eski Prens Andrew’un, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı suçlamalarıyla tutuklu yargılanırken cezaevinde ölü bulunan ABD’li milyarder Jeffrey Epstein ile gizli ticari ve siyasi bilgileri paylaşıp paylaşmadığına dair yürütülen inceleme kapsamında polise destek vermeye hazır olduklarını açıkladı.
Saray sözcüsü tarafından yapılan yazılı açıklamada, soruşturmanın Kral 3. Charles’ın kardeşi Andrew Mountbatten-Windsor’un, “Ticaret ve Yatırım Özel Temsilcisi” olarak görev yaptığı döneme ilişkin iddiaları kapsadığı belirtildi. Açıklamada, iddiaların doğrudan Mountbatten-Windsor tarafından ele alınması gerektiği ifade edilerek, Thames Valley Polisi’nin talep etmesi halinde sarayın iş birliğine açık olduğu vurgulandı.
Kral Charles’ın, kardeşine yönelik iddialar karşısında daha önce “derin endişe” duyduğunu kamuoyuyla paylaştığı hatırlatılırken, Kral’ın istismar mağdurlarıyla dayanışma içinde olduğu kaydedildi.
EPSTEIN İDDİASI İNGİLTERE’Yİ SARSTI
Monarşi karşıtı “Republic” grubunun, Mountbatten-Windsor’un Epstein ile gizli ticari ve siyasi bilgiler paylaştığı şüphesiyle Thames Valley Polisi’ne ihbarda bulunduğu aktarıldı. Polis yetkilileri, ihbarın alındığını ve prosedür gereği inceleneceğini duyurdu.
Andrew Mountbatten-Windsor’un 2001–2011 yılları arasında İngiltere’nin Ticaret ve Yatırım Özel Temsilcisi olarak görev yaptığı, bu dönemde gerçekleştirdiği bazı resmi ziyaretlere ilişkin raporları Epstein’e ilettiğinin ABD Adalet Bakanlığı belgelerinde yer aldığı bildirildi. Belgelerde ayrıca Afganistan’ın yeniden inşası sürecine dair yatırım fırsatlarını içeren brifing notlarının da Epstein’e gönderildiği ifade edildi.
İngiltere’de özel temsilcilerin Resmi Sırlar Yasası kapsamında sır saklama yükümlülüğü bulunduğu, bu yükümlülüğün görev sona erse dahi devam ettiği ve söz konusu belgelerin 2065 yılında açıklanmasının öngörüldüğü belirtildi.
Epstein ile yakın ilişkilerinin ortaya çıkmasının ardından Mountbatten-Windsor’un tüm unvanlarından feragat ettiği, 2025’in son aylarında ise artan baskılar sonucu “Prens” unvanının da Kral 3. Charles tarafından geri alındığı hatırlatıldı.