Kim Jong-un, donanmadaki savaş gemilerinin nükleer füze sistemleriyle güçlendirileceğini, silah üretiminde kullanılan stratejik malzemelerin üretiminin artırılacağını ve ülkenin nükleer kapasitesinin önemli ölçüde genişletileceğini açıkladı.
Uzmanlar ise Kuzey Kore'nin savunma gücüne ilişkin açıklamalarında zaman zaman abartılı söylemler kullandığını belirtirken, asıl dikkat çeken noktanın Pyongyang'ın neden daha fazla nükleer silaha ihtiyaç duyduğu olduğunu vurguluyor.
Seul merkezli Sejong Enstitüsü'nden araştırmacı Peter Ward'a göre Kuzey Kore, nükleer cephaneliğini tek bir operasyonla etkisiz hale getirilemeyecek kadar geniş, dağınık ve dayanıklı bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyor.
Ward, İran örneğini hatırlatarak, nükleer kapasitesini tam anlamıyla geliştiremeyen ülkelerin caydırıcılık sağlamakta zorlandığını ve dış müdahalelere karşı daha kırılgan hale geldiğini belirtti. Kuzey Kore yönetiminin de bu deneyimlerden hareketle nükleer programını hızlandırdığı değerlendiriliyor.
Kuzey Kore, artan askeri kapasiteyle “ilk saldırı” senaryosuna hazırlanıyor
Kuzey Kore’nin olası bir ilk saldırıya karşı dayanıklı olacak şekilde geliştirdiği askeri yapı; demiryolu ve kara yolu üzerinde hareket edebilen füze rampalarını, güçlü şekilde korunan yer altı tesislerini ve giderek büyüyen denizaltı filosunu içeriyor.
Pyongyang yönetimi, bu yıl 5 bin tonluk yeni bir destroyer üzerinde çalışmaya başladığını ve nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip seyir füzelerini test ettiğini duyurdu. Kim Jong-un ayrıca önümüzdeki beş yıl boyunca her yıl iki yeni savaş gemisinin üretileceğini açıkladı.
Kore Ulusal Birleşme Enstitüsü’nden kıdemli araştırmacı Hong Min ise, Kuzey Kore’nin ABD’nin nükleer şemsiyesi, Güney Kore ile yürütülen ortak askeri yapı ve Japonya ile geliştirilen üçlü güvenlik iş birliğine karşı koyabilmek için yalnızca minimum caydırıcılık değil, daha geniş kapsamlı bir silah kapasitesi hedeflediğini belirtiyor.
Nükleer güç anayasaya eklendi
Kuzey Kore bu yılın başlarında anayasada değişikliğe giderek nükleer kuvvetlerin komutasını doğrudan Kim Jong-un'a verdi ve fırlatma yetkisinin ayrı bir komutanlığa devredilmesinin önünü açtı. Analistler bu adımı, lider kadrosunu hedef alacak olası bir operasyona karşı koruma önlemi olarak yorumladı.
Kore Savunma Analizleri Enstitüsünden (KIDA) Lee Ho Ryung, Pyongyang'ın nükleer silahsızlanma fikrinin artık kendileri için geçerli olmadığını Washington'a kabul ettirmek istediğini belirtti.
Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung ve ABD yönetimi resmi olarak nükleerden arındırılmış bir Kore Yarımadası hedeflese de uzmanlar, Kuzey Kore'nin Rusya ve Çin ile derinleşen askeri ve diplomatik ilişkileri sayesinde dış baskılardan korunduğunu vurguladı.
Lee, gelecekte sürecin silahsızlanmadan ziyade cephaneliğin sınırlandırılmasını içeren silah kontrolü müzakerelerine evrilebileceğini ifade etti.