ABD’nin başkenti Washington DC, Orta Doğu’da aylardır süren ve binlerce sivilin canına mal olan kanlı çatışmaları dindirmek adına kritik bir diplomasi trafiğine ev sahipliği yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ve Lübnan heyetleri arasında doğrudan yürütülen görüşmeler neticesinde ateşkes süresinin uzatıldığını duyurdu.
Görüşmeler "Son Derece Verimli" geçti
Bakanlık adına açıklamalarda bulunan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Piggott, Washington’da iki gün boyunca süren İsrail-Lübnan temaslarının "son derece verimli" geçtiğini ilan etti. Sözcü Piggott, "17 Nisan'da varılan ve normal şartlarda 17 Mayıs'ta dolacak olan ateşkes, kalıcı barış yolunda daha fazla ilerleme sağlanabilmesi amacıyla 45 gün daha uzatılacaktır" dedi.
Pentagon’da askeri zirve, haziranda siyasi müzakere
Ateşkes kararının ardından sahada atılacak adımların takvimi de netleşti. Piggott, diplomatik sürecin yeni yol haritasını şu sözlerle aktardı:
Askeri Heyetler Pentagon'da: 29 Mayıs’ta ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ev sahipliğinde her iki ülkeden askeri heyetlerin iştiraki ile güvenlik odaklı teknik görüşmeler başlatılacak.
Siyasi Ayak Haziranda: Müzakerelerin siyasi boyutu ise tarafların katılımıyla 2 ve 3 Haziran’da yeniden masaya yatırılacak.
Sözcü, bu görüşmelerin iki ülke arasında kalıcı barışın, egemenliklerin ve toprak bütünlüğünün tam olarak tanınmasının önünü açmasını umduklarını vurguladı.
Ateşkese rağmen kan akmaya devam etti
ABD Başkanı Donald Trump’ın arabuluculuğunda 17 Nisan’da ilan edilen ateşkese rağmen sahada silahlar tam anlamıyla susmadı. Sınır hattında Hizbullah ile İsrail ordusu arasında neredeyse her gün karşılıklı ateş açıldı. İsrail, özellikle Lübnan’ın güneyine yönelik hava ve topçu saldırılarını yoğunlaştırarak bölgede Gazze’dekine benzer yöntemlerle köyleri yerle bir etti ve bir tampon bölge oluşturmayı hedeflediğini gizlemedi. Bu adımlar, İsrail'in savaş suçları ve kalıcı işgal planları yaptığı suçlamalarını da beraberinde getirdi.
Savaşın ağır bilançosu: Yaklaşık 3 bin ölü
Bölgedeki fitil, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılardan hemen sonra, 2 Mart’ta ateşlenmişti. İran’daki savaşa paralel olarak Hizbullah'ın fırlattığı roketlere İsrail, Lübnan’ın güneyine yönelik kara harekatıyla karşılık vermişti.