ABD Merkez Bankası (Fed), Amerikan finansal sisteminin röntgenini çeken "Finansal İstikrar Raporu"nun Mayıs sayısını kamuoyuyla paylaştı. Raporda, özellikle İran ile yaşanan çatışmaların ve Hürmüz Boğazı eksenli risklerin, küresel piyasalar için "bir numaralı endişe kaynağı" haline geldiği tescillendi.
Enerji şoku enflasyonu tetikliyor
Anket sonuçlarının da yer aldığı raporda, katılımcıların büyük çoğunluğu İran çatışmasının enerji piyasalarında kalıcı bir arz kesintisine yol açmasından endişe duyuyor. Fed, olası bir petrol şokunun ekonomik büyümeyi zayıflatırken aynı zamanda merkez bankalarını daha sert para politikalarına zorlayabileceğini belirtti. Bu durumun, "stagflasyon" riskini ve yatırımcıların riskten kaçınma eğilimini artıracağı vurgulandı.
Anket katılımcılarının, İran çatışmasının enerji piyasalarında uzun süreli arz kesintilerine yol açabileceğini ve bunun da uzun süreli yüksek enflasyona neden olabileceğini belirttiğine işaret edilen raporda, birçok katılımcının enerji şokundan kaynaklanan enflasyonist baskının ekonomik büyüme zayıflasa bile merkez bankalarını para politikasını sıkılaştırmaya zorlayabileceğini, bunun da riskten kaçınma eğilimini tetikleyerek diğer alanlardaki kırılganlıkları artırabileceğini ifade ettiği aktarıldı.
Raporda, Orta Doğu'da uzayan bir çatışmanın ABD finansal istikrarını birden fazla kanal üzerinden etkileyebileceği ve jeopolitik gerilimlerin kötüleşmesinin geniş çaplı olumsuz etkilere yol açabileceği belirtildi.
Fed'in raporunda, uzun süreli bir çatışmanın özellikle kalıcı emtia kıtlıkları ve tedarik zincirindeki aksamalarla birleşmesi halinde, küresel enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceği ve ABD ile diğer ülkelerde ekonomik yavaşlamaya yol açabileceği ifade edildi.
Anket katılımcılarının yapay zekaya ilişkin çeşitli risklere de dikkati çektiği belirtilen raporda, hisse senedi değerlemeleri, sermaye harcamalarının giderek artan şekilde borçla finanse edilmesi ve bunun sistemde kaldıraç etkisi yaratması ile yapay zekanın yaygınlaşmasının iş gücü piyasasında zayıflamaya katkıda bulunmasının bu riskler arasında yer aldığı aktarıldı.
Raporda, ayrıca özel kredi piyasasının da yatırımcı geri çekilmelerinin artması, piyasa duyarlılığının bozulması ve bazı borçluların kredi kalitesini etkileyen yapay zeka kaynaklı değişimlerle baskı altında görüldüğü, bu durumun kredi koşullarını sıkılaştırabileceği ve daha geniş kredi piyasalarına yayılabilecek etkiler doğurabileceğinin değerlendirildiği kaydedildi.