Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı. İsrail ordusunun saldırılarında son 24 saatte hastanelere 10 cenaze ile 18 yaralının getirildiği aktarıldı.
Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail ordusunun düzenlediği saldırılarda 702 kişinin yaşamını yitirdiği, 1913 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 756 cenazenin çıkarıldığı ifade edildi.
Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlenen saldırılarda ise toplam can kaybının 72 bin 278'e, yaralı sayısının da 172 bin 13'e yükseldiği bildirildi. İsrail ordusu, Ekim 2025'te ilan edilen ateşkese rağmen Gazze'ye saldırılarını sürdürüyor. Gazze Şeridi'nde enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.
Nasır Hastanesi kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail ordusu Han Yunus kentinin Mevasi bölgesinde Filistinlilerin toplandığı iki alan bombalandı. Saldırıda 7 Filistinli hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı.
Ayrıca İsrail askerlerinin Han Yunus kentinin doğusundaki Beni Suheyl Kavşağı çevresinde ateş açması sonucu bir Filistinli yaşamını yitirdi.
Görgü tanıkları İsrail savaş gemilerinin Han Yunus kenti sahiline ateş açtığını da bildirdi. İsrail helikopterleri Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Bureyc Mülteci Kampının doğusundaki bölgelere makineli tüfeklerle ateş açtı; can kaybına ilişkin bilgi verilmedi.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Gazze Şeridi'ndeki sağlık sisteminin, İsrail'in gerçekleştirdiği ve altyapıyı da tahrip eden soykırım nedeniyle ciddi ve karmaşık krizle karşı karşıya kaldığı; çok sayıda hastane ve sağlık merkezinin altyapısının etkilendiği kaydedildi.
Hastanelerde yaşanan insani krizin giderek kötüleştiğine dikkati çekilen açıklamada, sağlık sisteminin can damarı olan hastanelerde jeneratörlerin devre dışı kalmasının tam bir felç anlamına geleceği vurgulandı. Gazze Şeridi'ndeki hastanelerde "can damarı" haline gelen jeneratörlerden 90'ının tamamen devre dışı kaldığı, 38'inin ise kısıtlı yakıtla çalıştığı belirtildi.
Bölgede aylık 2 bin 500 litre yakıta ihtiyaç duyulduğu; 11 jeneratör için de bakım ve yedek parça gerektiği aktarılan açıklamada, iki yıldan fazla süredir 24 saat boyunca maksimum kapasitenin üzerinde çalışan bu jeneratörlerin de kapanma riski altında olduğu vurgulandı.
Bu riskin, hastanelerde istikrarlı bir elektrik kaynağına bağımlı olan yoğun bakım, yeni doğan ve diyaliz gibi ünitelerdeki yüzlerce hastanın hayatı için tehdit oluşturduğu; soğutma sistemlerindeki aksaklıklar nedeniyle ilaçların, aşıların ve kan ünitelerinin bozulma riskinin bulunduğu belirtildi.
Ayrıca elektrik kesintilerinin cerrahi operasyonların askıya alınmasına, tanı ve tedavi amaçlı tıbbi ekipmanlarda teknik arızalara neden olduğu aktarıldı.
Bölgedeki kritik durum ve İsrail'in yakıt ve yedek parça girişini engellemeye devam etmesi halinde teknik ekiplerin hastanelerde aldığı acil önlemlerin etkisiz kalacağı; sağlık hizmetlerinin kademeli olarak kapanacağı ve bunun yol açtığı sonuçları önlemek için yeterli zamanın kalmayacağı konusunda uyarıda bulunuldu.
Bu çerçevede Şifa Hastanesindeki büyük jeneratörlerin çalışma saatlerinin kısıtlandığı, Hamad Hastanesinde ise tomografi çekiminin durdurulabileceği bilgisi verildi.
Gazze'de sağlık sistemi; yakıt, ilaç ve tıbbi malzeme yetersizliği ile insani yardım girişlerine getirilen kısıtlamalar nedeniyle neredeyse tamamen felç olmuş durumda. İsrail ordusu, Ekim 2023'te başlayan ve iki yıl süren saldırıları sırasında hastaneleri, sağlık tesislerini ve ilaç depolarını da hedef almış; sağlık çalışanlarını alıkoymuş ve tıbbi malzemelerin bölgeye girişini engellemişti.
Her ne kadar ateşkes anlaşması 10 Ekim'de yürürlüğe girmiş olsa da Gazze'deki insani durum gözle görülür şekilde iyileşmedi. İsrail'in anlaşmada yer alan yükümlülükleri yerine getirmemesi, gıda, ilaç, tıbbi malzeme, yakıt ve barınma ekipmanlarının girişini kısıtlaması, krizin kalıcı hale gelmesine yol açıyor.
Hamas ise yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun, Gazze kenti ile Han Yunus'ta polis noktalarını hedef almasıyla aralarında polis memuru ve sivillerin bulunduğu 9 kişinin hayatını kaybetmesinin Tel Aviv hükümetinin Filistin halkı aleyhinde işlediği suçların devamı niteliğinde olduğunu ifade etti.
Açıklamada uluslararası topluma ve ateşkes anlaşmasının garantör ülkelerine, "sivillere ve sivil kurumlara saldırıların durdurulması, sorumlularının hesap vermesi ve halka yardım sağlamak için girişimlerde bulunulması" çağrısı yapıldı.
Öte yandan İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın El-Halil kentinde Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin arazisine zorla girdiği bir Filistinli ile iki oğlunu gözaltına aldı.
Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, El-Halil kentinin Mesafir Yatta bölgesindeki Muhammed Musa Mahamra'ya ait evinin ve meyve ağaçlarının bulunduğu arazinin çitlerini keserek baskın düzenledi. Söz konusu İsrailliler arazide hayvanlarını otlattı.
İsrail askerleri, zorla araziye giren Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler yerine, Filistinli çiftçi ve oğulları Luey ve Leys'i gözaltına aldı.