İstanbul’un Bağcılar ilçesi Yıldıztepe Mahallesi’nde 12 Şubat’ta metro istasyonu çıkışında meydana gelen olayda, darbedilen bir çocuğu kurtarmak isteyen Oğuzhan Çöpür bıçaklandı.
İddiaya göre 18 yaşından küçük kalabalık bir grup, bir çocuğu sıkıştırarak darbetmeye başladı. O sırada arkadaşlarını bekleyen Oğuzhan ve Taha Çöpür kardeşler duruma müdahale ederek çocukları kavga etmemeleri konusunda uyardı. Grup, "Bu bizim meselemiz, karışmayın" diyerek tepki gösterdi.
Darbedilen çocuk uzaklaşırken taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine çıkan arbedede gruptaki bir kişi, Oğuzhan Çöpür’ü 6 yerinden bıçakladı. Saldırganlar, Çöpür’ü bıçakladıktan sonra üzerine taş atarak olay yerinden kaçtı. O anlar çevredeki güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.
Olayın ardından gözaltına alınan 3 saldırgandan 1’i tutuklanırken, 2 şüpheli serbest bırakıldı. İç organlarında hasar oluşan Oğuzhan Çöpür’ün hastanedeki tedavisinin ardından evde tedavisinin sürdüğü öğrenildi.
Aileye Tehdit İddiası
Ailenin, şikayetçi olmamaları yönünde tehdit telefonları aldığı ve adres bilgilerinin söylenerek baskı kurulduğu iddia edildi.
Oğuzhan Çöpür’ün babası Fevzi Çöpür, yaşadıkları süreci anlatarak, "Ertesi gün yine telefonlarımız çalmaya başladı. Bu çocuklar, bizi tehdit ederek aramaya başladılar. Bununla alakalı emniyetteki yetkili arkadaşlarla görüştük, onlar yardımcı oldular. İsimleri tekrar teker teker buldular. 1’i tutuklandı, 2’si serbest bırakıldı. Ama mutlaka bunların bir destekleyen, arkasında olan biri vardır. Çünkü bunlar, bir çocuğun fazlasıyla yapamayacağı işler. Bir çocuğun 18, 19, 17 yaşında bir çocuğun yapamayacağı işleri yapıyorlar. Tehditler, evimin adresini bulmak gibi şeyler. Sıkıntılı bir süreç geçirdik" dedi.
“Kardeşi Hayatta Kalmasını Sağladı”
Fevzi Çöpür, "Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne çok teşekkür ederim, hepsi özveriyle çalıştılar. Bu işin üzerine gittiler. Benim çocuğumun kardeşinin yanında olması, onun hayatta kalmasını sağladı. Çocuklarım kocaman delikanlı. 10 dakika geç geldiklerinde telefon ediyorum, ‘nerede kaldınız oğlum’ diye çünkü korkuyorum. Gecenin saat dördünde bu çocuk beni arıyor. Bunun anne babası buna sormuyor mu sen neredesin oğlum diye. Eminim ki emniyet güçleri bu işin peşine tekrar yeniden bir daha düştü, alacak götürecekler mutlaka. Bunların anne, babalarının benim çektiğim çekmeleri lazım. Buna hep beraber ülke olarak el atmamız lazım ki bir yol bulalım. Bunu sadece emniyet güçlerine yıkmak sadece savcıya yıkmakla bu iş olmaz. Anne, baba, emniyet, savcı, hakim ve devlet büyükleri en önemli görev onlara düşüyor" diye konuştu.