Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından İstanbul'da düzenlenen 17. Boğaziçi Zirvesi'nde Türkiye'nin sanayi, teknoloji ve yatırım hedeflerini anlattı. 'Dönüşen Dünyada Denge Arayışı' temasıyla gerçekleştirilen zirvede konuşan Kacır, Türkiye'nin küresel üretim ve ticaret ağlarındaki konumunun güçlendiğini ifade etti.
32 ülkeden temsilcilerin katıldığı iki günlük zirvede küresel ekonomik belirsizlikler, bölgesel çatışmalar, değişen ticaret politikaları ve yeni yatırım fırsatları ele alınıyor. Program kapsamında 20'nin üzerinde ikili iş görüşmesi yapılması planlanıyor.
İHRACAT 286 MİLYAR DOLARA, SANAYİ KATMA DEĞERİ 259 MİLYAR DOLARA ULAŞTI
Türkiye'nin son yıllarda üretim ve ihracatta önemli mesafe katettiğini belirten Kacır, imalat sanayisinin yıllık katma değerinin 2002'deki 41 milyar dolar seviyesinden 259 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Aynı dönemde yıllık ihracatın 36 milyar dolardan 286 milyar dolara çıktığını kaydeden Kacır, Türkiye'nin Çin'den sonra Orta Avrupa'ya uzanan geniş coğrafyada ürün ve pazar çeşitliliği bakımından önde gelen ihracatçı ülkeler arasında yer aldığını dile getirdi.
Ar-Ge harcamalarının 1,2 milyar dolardan 25 milyar dolara yükseldiğini aktaran Kacır, araştırma ve geliştirme alanında çalışan personel sayısının da 29 binden 318 bine ulaştığını bildirdi.
SAVUNMA SANAYİİNDE YERLİLİK ORANI YÜZDE 80'İ AŞTI
Savunma sanayisindeki dönüşüme de değinen Kacır, 2000'li yılların başında savunma ürünlerinde yüzde 80 seviyesinde olan dışa bağımlılığın bugün büyük ölçüde aşıldığını belirtti. Türkiye'nin savunma sanayisi ihtiyaçlarının yüzde 80'inden fazlasını yerli ürünlerle karşıladığını vurgulayan Kacır, insansız hava aracı üretiminde dünya lideri olduklarını söyledi.
Türkiye'nin kendi savaş gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden biri olduğunu kaydeden Kacır, geçen yıl 180 ülkeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç edildiğini, Türkiye'nin bu alanda dünyanın 11'inci büyük ihracatçısı konumuna yükseldiğini ifade etti.

SOMALİ'DE UZAY LİMANI İNŞAATI SÜRÜYOR
Türkiye'nin uzay alanındaki hedeflerini de paylaşan Kacır, ülkenin uzaya bağımsız erişimini güvence altına alacak ve farklı ülkelere de hizmet sunabilecek uzay limanının Somali'de inşa edildiğini açıkladı.
HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında batarya, elektrikli araç, güneş hücresi, rüzgâr türbini, çip, savunma teknolojileri, veri merkezleri, yapay zekâ ve endüstriyel robotik gibi alanlara yatırım yapılacağını belirten Kacır, 2030'a kadar 30 milyar dolarlık devlet desteğiyle bu yatırımların hayata geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
YAPAY ZEKÂ İÇİN 5 MİLYON KİŞİYE EĞİTİM VERİLECEK
Yapay zekânın Türkiye'nin öncelikli teknoloji alanlarından biri olduğunu belirten Kacır, 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında yeni hedefleri açıkladı.
Plan doğrultusunda ilk iki yılda en az 5 milyon vatandaşa yapay zekâ okuryazarlığı eğitimi verilmesi amaçlanıyor. Ayrıca 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ profesyonelinin yetiştirilmesi, en az 2 bin kamu veri setinin Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden erişime açılması planlanıyor. Türkiye'nin veri merkezlerindeki toplam kurulu gücünün ise 2030'a kadar en az 1 gigavata çıkarılması hedefleniyor.
BULUT BİLİŞİM VE VERİ MERKEZLERİNE 10 MİLYAR DOLARLIK HEDEF
Veri merkezi ve bulut bilişim altyapısında özel sektör yatırımlarını artırmayı hedeflediklerini belirten Kacır, bu alanda en az 10 milyar dolarlık yatırımın önünü açacaklarını kaydetti. Son bir yılda yaklaşık 300 megavatlık yatırımın harekete geçirildiğini de sözlerine ekledi.
Kacır, Merkez Bankası tarafından 750 milyar liralık kaynak ayrılan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı ile kritik ve stratejik alanlardaki projelere ayrıcalıklı finansman sağlandığını belirtti. Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında ise 1.126 orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün, 34 kritik ham madde ve 414 teknoloji alanında yatırımların desteklendiğini ifade etti.

4 YENİ SANAYİ KORİDORU İÇİN PLANLAMA YAPILIYOR
Türkiye'nin sanayi altyapısını yeni yatırımlarla güçlendirmeyi amaçladıklarını belirten Kacır, Sanayi Alanları Master Planı kapsamında dört yeni sanayi koridorunun oluşturulacağını açıkladı. Koridorlar Samsun-Mersin, Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak hatlarında planlanıyor.
Planın ilk aşamasında Samsun-Mersin hattındaki 15 ilde, toplam 60 bin hektarlık büyüklüğe sahip 19 yeni yatırım alanı belirlendi. Mega endüstriyel bölgeler olarak tasarlanan alanların sosyal imkânlar, yeşil üretim ve döngüsel ekonomi esaslarına göre şekillendirilmesi öngörülüyor.
Kacır, Kalkınma Yolu ve Zengezur Koridoru'nun yanı sıra Kuzey Marmara demiryolu geçişinin de lojistik bağlantıları güçlendireceğini ve Türkiye'nin uluslararası ticaret ağlarındaki konumunu ileri taşıyacağını söyledi.
'MADE IN EU' DÜZENLEMESİNDE TÜRK ÜRÜNLERİNE EŞDEĞER MUAMELE ÇAĞRISI
Avrupa Birliği ile ekonomik ilişkilere de değinen Kacır, 30 yıllık Gümrük Birliği sürecinde Türkiye'nin Avrupa sanayisinin üretim ve değer zincirlerine güçlü biçimde entegre olduğunu ifade etti.
Avrupa Birliği'nin hazırladığı 'Made in EU' düzenlemesinde Türkiye menşeli ürünlerin AB menşeli ürünlerle eşdeğer muamele görmesinin ortak çıkarlar açısından önemli olduğunu belirten Kacır, Avrupa'nın rekabet gücünü artırabilmesi için Türkiye ile sanayi, teknoloji ve ticaret ortaklığını derinleştirmesi gerektiğini dile getirdi.
ERHÜRMAN: KIBRISLI TÜRKLER EŞİTLİK VE GÜVENLİK HAKLARINDAN VAZGEÇMEYECEK
Zirvede söz alan KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da değişen küresel dengeler ve Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güç ilişkilerinin uluslararası hukuk üzerinde belirleyici hale gelmesini eleştiren Erhürman, adil bir dünya düzeni için bu yaklaşımın kabul edilemeyeceğini söyledi.
Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler'in Kıbrıs'ta çözüm çağrılarını sürdürdüğünü belirten Erhürman, diyalog ve diplomasiye açık olduklarını ifade etti. Türkiye'nin güvenlik konusunda her zaman KKTC'nin yanında olduğunu vurgulayan Erhürman, Kıbrıslı Türklerin eşitlik, güvenlik ve adanın tamamı üzerindeki eşit haklarından vazgeçmeyeceğini belirterek, "Dünya ne dönüşürse dönüşsün, Kıbrıslı Türkler geçmişte vardılar, bugün de vardırlar, bundan sonra da hep var olacaklar" dedi.