Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve 2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) Başkanı Murat Kurum, TOBB Başkanlığı’nda düzenlenen “COP31 Business Forum-Türk İş Dünyası İstişare Toplantısı Programı”na katıldı. Kurum, COP31 sürecinde iş dünyasının aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirterek önemli mesajlar verdi.
“COP31’e iş dünyamızın mührünü vurmak için kolları sıvıyoruz”
Bakan Kurum, bugüne kadar iş dünyasıyla güçlü iş birlikleri gerçekleştirdiklerini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2017 yılında TOBB Genel Kurulu’nda yaptığı çağrının iş dünyası tarafından güçlü şekilde karşılık bulduğunu söyledi.
Türkiye’nin yerli otomobili Togg’un çevreci ve yeni nesil bir teknoloji eseri olduğunu vurgulayan Kurum, Sıfır Atık Projesi’nde de iş dünyasıyla ortak hareket edildiğini ifade etti.
Kurum, “İşte bugün de güçlü iş birliğimizi yepyeni bir evreye taşıyoruz. COP31’e iş dünyamızın mührünü vurmak için kolları sıvıyoruz. Bugün bizi bir masanın etrafında toplayan süreç, geçtiğimiz mart ayında Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’nun, TOBB’un COP31 iş dünyası temsilciği talebiyle başladı. Tabii biz bu talebi büyük bir memnuniyetle karşıladık ve ivedilikle resmi elçilik görevini tevdi ettik. Bu süreçte TOBB iş dünyamızın önceliklerini ve ulusal paydaş tabanını oluşturarak, COP31 sürecine katılımını teşvik edecek. Yine, paydaşlar arası köprüler kurarak bu kritik süreci koordine edecek” dedi.
“Geleceğin COP’u: Uygulama COP’u”
COP31 vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Kurum, Türkiye’nin yaklaşımını uygulama odaklı bir model üzerine inşa ettiğini söyledi.
Kurum, “Her platformda dile getirdiğim üzere, biz Türkiye olarak vizyonumuzu ‘Geleceğin COP’u: Uygulama COP’u’ yaklaşımı üzerine inşa ediyoruz. Çünkü dünyamızın daha fazla taahhütte değil; hedefleri sahaya indirmeye, uygulamayı hızlandırmaya ve dönüşümü ölçülebilir ekonomik sonuçlara çevirmeye ihtiyacı olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu nedenle de tüm ülkelere, Antalya’ya gelmeden önce, ulusal iklim planlarını ve şeffaflık raporlarını sunmaları gerektiğini beyan ettik. Ülkelere iklim finansmanı yükümlülüklerini yerine getirmeleri çağrısı yaptık. Bu kararlılıkla bütün dünyaya diyalog, uzlaşı ve aksiyon öneriyoruz” ifadelerini kullandı.
10 öncelikli eylem alanı belirlendi
COP31’in eylem gündeminin 10 öncelikli alan etrafında şekillendirildiğini belirten Kurum, bu alanların;
- Sıfır Atık ve döngüsel ekonomi,
- Temiz enerji dönüşümü,
- Yeşil ve düşük karbonlu sanayileşme,
- Kırılgan bölgelerin dayanıklılığı,
- Okyanus ve denizlerin korunması,
- Gıda güvenliği,
- Sürdürülebilir tarım sistemleri,
- İklime dayanıklı şehirler,
- İklim finansmanı ve kurumsal mekanizmalar,
- Gençlerin sürece katılımı ve dayanıklı sağlık sistemleri
olduğunu kaydetti.

“Önümüzde devasa yatırım alanları var”
Bayram öncesinde Kopenhag’da düzenlenen İklim Bakanları Toplantısı’na katıldığını hatırlatan Kurum, yeşil dönüşüm sürecinin yeni fırsatlar sunduğunu söyledi.
Kurum, “Biz tüm taraflara şu mesajı vermek istiyoruz. Hükümetlerden iş dünyasına kadar her kesime, ‘Sizi görüyor ve duyuyoruz’ diyoruz. Hatta yaklaşımınızın en güçlü unsurlarını alıp bunların COP31’e nasıl dahil edilebileceğine bakmak istiyoruz. Bu çağrıyı sözde bırakmıyoruz. Çünkü bütün sektörleri yakinen takip ediyoruz. Günümüz dünyasında, Sanayi Devrimi'nden bu yana şekillenen küresel ticaret kuralları, yeşil dönüşüm ekseninde baştan yazılıyor” dedi.
Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın ihracat ve rekabet gücü açısından kritik hale geldiğine dikkat çeken Kurum, özel sektörün en büyük ihtiyaçlarından birinin teknolojiye erişim ve uygun maliyetli finansman olduğunu belirtti.
“Somut öneriler ve uygulanabilir iş modelleriyle gelin”
İş dünyasına çağrıda bulunan Kurum, şunları söyledi:
“Bu süreci her birinizin bir fırsat olarak değerlendirmesini istiyorum. Beklentimiz; COP31’i yalnızca devletlerin yürüttüğü bir bürokratik süreç olarak değil, iş dünyamızın en önde koştuğu, iklim ve kalkınma seferberliği olarak görmenizdir. Unutmayın ki bilim politika üretir ancak o politikayı yatırıma, teknolojiye ve sahada somut bir dönüşüme çevirecek olan sizlersiniz. COP31 sürecine yalnızca genel değerlendirmelerle değil somut öneriler, finansmana hazır projeler ve uygulanabilir iş modelleriyle gelin. Önümüzde devasa yatırım alanları var.”
TOBB’dan COP31 Business Forum adımı
Toplantıda konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise TOBB’un COP31 İş Dünyası Elçisi olarak görevlendirildiğini belirtti.
Hisarcıklıoğlu, “Sayın Bakanımız, her zamanki özel sektör dostu ve çözüm odaklı yaklaşımıyla birliğimizi, küresel iş dünyasının koordinasyonunu sağlamak üzere COP31 İş Dünyası Elçisi olarak görevlendirdi. Bu kapsamda ilk adım olarak bugün sizlerle COP31 Business Forum’u kuruyoruz. Bugüne kadar özel sektörün COP süreciyle ilişkisi dağınık ve tek tek şirketlerin bireysel girişimlerine bağlı kalmıştır. Biz bu ilişkiyi kalıcı, kurumsal ve temsil gücü yüksek bir yapıya kavuşturmak, iş dünyasının sesini sürece sistematik biçimde taşımak için bu forumu hayata geçiriyoruz” dedi.
“Kalıcı bir kurumsal miras bırakmak istiyoruz”
Forumun yalnızca COP31 dönemiyle sınırlı kalmayacağını belirten Hisarcıklıoğlu, özel sektör, finans kuruluşları, iş dünyası dernekleri ve oda-borsa camiasının bu yapı içerisinde yer alacağını ifade etti.
Hisarcıklıoğlu, “Uluslararası arenada sürdürdüğüm Dünya Odalar Federasyonu Başkanlığı, Eurochambres/Asya ve Pasifik/İslam Odaları Başkan Yardımcılığı ve ICC Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerim vesilesiyle oluşturduğumuz küresel networkü de forumun yapısını güçlendirmek için kullanacağız. Hedefimiz, forumu yalnızca COP31’e özgü geçici bir oluşum değil, kendisinden sonraki başkanlıklara devredilebilecek kalıcı bir yapı haline getirerek COP sürecine kalıcı bir kurumsal miras bırakmaktır” diye konuştu.