Türkgün | Gündem | Bakan Tekin’den 1994 İSKİ skandalı göndermesi: Bugünkü rakamlar çok daha büyük

Bakan Tekin’den 1994 İSKİ skandalı göndermesi: Bugünkü rakamlar çok daha büyük

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitimde son 20 yılın gelişmelerini vurgularken, 1994 İstanbul yerel seçimlerindeki yolsuzluklara atıfta bulunarak, günümüzdeki rüşvet ve yolsuzlukların daha büyük boyutlara ulaştığını ifade etti. Eğitim altyapısındaki iyileşmelere de dikkat çekti.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitimde son 20 yılın gelişmelerini vurgularken, 1994 İstanbul yerel seçimlerindeki yolsuzluklara atıfta bulunarak, günümüzdeki rüşvet ve yolsuzlukların daha büyük boyutlara ulaştığını ifade etti. Eğitim altyapısındaki iyileşmelere de dikkat çekti.

MUHABİR: İHA

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 1994 İstanbul yerel seçimlerinden önce gündeme gelen İSKİ skandalına gönderme yaparak, “Bugün ortaya çıkan rakamlar, o dönemle kıyaslandığında çok daha büyük boyutlarda. O zaman yaşanan yolsuzluk ve usulsüzlükler gizlenmeye çalışılıyordu; bugün ise hiçbir perdeleme çabasına bile ihtiyaç duyulmadan, baklava kutularıyla para transferinin yapıldığı, rüşvet ve hırsızlığın açıkça yaşandığı bir dönemden geçiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Antalya’da çeşitli temaslarda bulunan Tekin, programının sonunda AK Parti Antalya İl Başkanlığını ziyaret etti. Partililerin karşıladığı Tekin, Türkiye’de eğitim alanında son 20 yılda gerçekleştirilen yatırımlara değinerek geçmişle bugün arasındaki farkı örneklerle aktardı.

Konuşmasının başında 3 Kasım 2002 öncesine işaret eden Tekin, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in “Cumhuriyet’in yüzüncü yılına mektuplar” projesi kapsamında öğretmenlerin dile getirdiği sorunları hatırlattı. Tekin, bir öğretmenin “Bir gün koridorlarında farelerin gezmediği bir okulda görev yapabilmeyi umut ediyorum.” şeklindeki sözlerini aktardı. Bir başka mektupta öğretmenlerin öğrencilerin tuvalet için okul dışına çıkmak zorunda kaldığını yazdığını belirten Tekin, “Bu demek oluyor ki öğretmenler 70-80 kişilik sınıflarda ders veriyordu.” dedi.

“Dersliklerinde akıllı tahta bulunan tek ülke Türkiye”

Son 20 yılda eğitim altyapısında sağlanan dönüşümün uluslararası kuruluşlarca da tescillendiğini belirten Tekin, “UNDP, tüm dersliklerinde akıllı tahta bulunan ve hepsinde internet erişimi sağlanan tek ülkenin Türkiye olduğunu söylüyor. Yirmi yıl önce bir bilgisayara sahip olmayı hayal eden okullar, bugün etkileşimli tahta ve EBA erişimiyle dünyanın en büyük eğitim içerik ağlarından birini kullanabilir hale geldi.” diye konuştu.

Antalya özelinde de veriler paylaşan Tekin, “2002 seçimlerinden önce Antalya’da 9 bin 406 derslik vardı. 2025–2026 yılı itibarıyla bu sayı 23 bin 658’e çıktı. Cumhuriyet döneminde yapılan toplam derslik sayısının 2,5-3 katını biz hayata geçirdik. Öğretmen sayısı ise 12 bin 947’den 38 bin 648’e yükseldi.” dedi.

Yerel yönetimlerin eğitim yatırımlarındaki önemine dikkat çeken Tekin, “Biz okul yapmak istiyoruz ama yer tahsisi gerekiyor. Cumhur İttifakı belediyesi olmayan ilçelerde sorun yaşıyoruz. Muratpaşa ilçesinde arsa üretmiyorlar. Okul arsasının küçük bir bölümünde hissesi var diye dava açan bir belediye olur mu?” sözlerini kullandı.

“1994 seçimlerindeki tabloyu yeniden yaşıyoruz”

Konuşmasının sonunda 1994 İstanbul yerel seçimlerini hatırlatan Tekin, o dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kamu kaynaklarının özel ilişkiler için kullanıldığı ciddi bir yolsuzluk sürecinden geçtiğini belirterek, “Bugün de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. Üstelik fark şu ki, bugün ortaya çıkan rakamların büyüklüğü o dönemle kıyaslanamayacak kadar fazla.” dedi.
Tekin, “Bir yanda ayyuka çıkan yolsuzluklar, diğer yanda vatandaşların bir damla suya ihtiyaç duyduğu bir tablo var. 1994 ile kıyaslandığında omuzlarımızdaki sorumluluk çok daha ağır. Amacımız siyasi zafer değil; vatandaşların adil, huzurlu ve müreffeh bir ülkede yaşamasını sağlamak.” ifadelerini kullandı.

Tekin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yargı sürecine ilişkin tartışmalara da değinerek, “İddianamede ‘cumhurbaşkanı olmak için çete kurdu’ denmiyor. Diyor ki: ‘Kamu kaynaklarını kendi siyasi hedefleri için kullanıyor.’ Vatandaşın suyundan, ulaşımından, bütçesinden kendi hesabınız için fedakârlık yaptırırsanız bunun adı yetim hakkını yemektir.” şeklinde konuştu.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...