Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) öncülüğünde düzenlenen 'Büyük Gazze Yürüyüşü'ne Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da katıldı.
Yürüyüş öncesi gazetecilere açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Tunç, şunları söyledi:
“Galata Köprüsü'ndeyiz. Gördüğünüz gibi muhteşem bir kalabalık var. Geceden bu yana İstanbullular Galata Köprüsü'ne akın ettiler. Milli İrade Platformu'nun öncülüğünde bütün sivil toplum kuruluşları, spor kulüplerine varıncaya kadar herkes destek oldu ve bütün İstanbullular bugün Filistin'in sesi oluyorlar. İnsanlığın sesi oluyorlar, hukukun, uluslararası hukukun sesi oluyorlar. Maalesef Filistin'de 7 Ekim 2023'ten bu yana, 2 yılı aşkın süredir bir soykırım suçu işleniyor. Kadınlar katledildi, çocuklar katledildi. Maalesef çocuk haklarını savunanlar, kadın haklarını savunanlar, Batılı devletler mazlumun yanında değil de İsrail'in destekçisi oldular maalesef; bunu gördük. 70 binden fazla insan şehit edildi son 2 yılda. Bunun yüzde 50'den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde bir insanlık suçu işlendi.”
'ULUSLARARASI HUKUKU İHLAL EDEN BİR DEVLET VAR'
Barış anlaşmasından sonra İsrail'in katliamlara devam ettiğini belirten Bakan Tunç, “Maalesef bu son 2 yılın meselesi de değil, bir asrı aşan bir mesele. Dünyanın kanayan yarası. 1897'den, Birinci Siyonizm Kongresi'nden itibaren Filistin topraklarında bir İsrail devletinin kurulma düşüncesinden sonra süregelen işgal politikalarıyla beraber bugünlere geldik. Maalesef son yüzyılda Birleşmiş Milletler'in, Güvenlik Konseyi’nin aldığı kararlara uymayan bir devlet var. Uluslararası hukuku ihlal eden bir devlet var; yani karşımızda soykırım suçunu işleyen bir adeta bir örgüt var. Dolayısıyla Türkiye olarak bugüne kadar hep hakkın, hakkaniyetin, adaletin sesi olmaya çalıştık. Türk milleti olarak hep insanlığın vicdanı, insanlığın sesi olmaya çalışıyoruz. Oradaki insani yardımlarla Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya çalışıyoruz. Devlet olarak da, millet olarak da Filistinlilerin yanındayız” dedi.
'İŞLEMEYEN BİR SİSTEM VAR'
“2026'nın ilk dakikalarından itibaren dünyaya sesleniyoruz” diyen Tunç sözlerine şöyle devam etti:
“Maalesef Uluslararası Adalet Divanı'nın aldığı tedbir kararları Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından icra edilemedi, gündeme bile getirilemedi. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin soruşturması ilerletilemedi, hatta soruşturma yapan savcılar, yine Uluslararası Adalet Divanı'nın hakimleri hakkında maalesef yaptırım kararları alındı. İşlemeyen bir sistem var. Bu sistemin ilanihaye devam etmesi mümkün değil tabii ki. Uluslararası sistemin de bir revizyona tabi tutulması lazım. Filistin sorununun kalıcı çözümünün orada 1967 sınırlarında, İsrail'in 1967'de işgal ettiği topraklardan çekilerek bağımsız, özgür, başkenti Doğu Kudüs olan, toprak bütünlüğü olan bir özgür Filistin devletinin kurulmasından geçiyor. Filistin devletini tanıyan ülke sayısı gittikçe çoğaldı bu zulümlerden sonra. İnsanlığın özellikle bu konuda meydanları doldurduğunu görüyoruz. Türkiye'de de bugün 2026'nın ilk dakikalarından itibaren dünyaya sesleniyoruz buradan. Artık bu zulümler sona ersin, uluslararası hukuka saygı duyulsun, uluslararası sistem hakkıyla işlesin. Türkiye olarak bütün temennimiz, beklentimiz bu.”