İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde görev yapan kadın hakim A.K.’yi silahla yaraladığı iddiasıyla tutuklanan savcı M.Ç.K. hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Savcı için 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapis cezası talebiyle iddianame hazırlandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, müşteki A.K. ile şüpheli M.Ç.K. arasında 2023 yılının ortalarında başlayan duygusal yakınlığın zamanla ilerlediği, ancak bir süre sonra sona erdiği belirtildi.
İddianamede, şüphelinin, söz konusu ilişkinin ve yaşananların duyulmasının mesleki kariyerini ve sosyal hayatını ciddi ve olumsuz etkileyeceğini düşündüğü aktarıldı. Anne ve babasıyla müştekinin aynı sitede oturması nedeniyle ailesinin yanına gittiğinde müştekinin ya da oğlunun göstereceği olumsuz tepkilerle karşılaşabileceği ve bu durumu ailesine açıklayamayacağı endişesi taşıdığı ifade edildi. Bu nedenle tek çözümün müştekinin İstanbul’dan başka bir şehre tayin isteyerek taşınması olduğuna karar verdiği ve onu bu yönde giderek artan şekilde zorlamaya başladığı kaydedildi.
Şüphelinin zaman zaman müştekinin adliyedeki odasına gittiği, çoğu zaman da telefonla arayarak ya da mesaj göndererek, silah fotoğrafları ve görselleri ile tehditte bulunduğu belirtildi. İletişim araçlarını kullanarak kurduğu temaslarla müştekinin ciddi huzursuzluk yaşamasına ve güvenliğinden endişe duymasına neden olduğu ifade edildi.
İddianamede, müştekinin tüm iletişim kanallarından şüpheliyi engellemesine rağmen, gizli numaralardan aramalar yapıldığı, ayrıca banka dekontlarının açıklama kısmına yazılan ifadelerle tehditlerin sürdürüldüğü anlatıldı.
Şüphelinin, müştekiyi yıldırmak ve direncini kırmak amacıyla sahte hesaplar oluşturduğu, bu hesaplar üzerinden müştekinin onur, şeref ve saygınlığını zedeleyici çok sayıda profil ifadesi paylaştığı kaydedildi. Yine bu hesaplardan birinde müştekinin ve ailesinin kimlik numaraları, anne-baba isimleri ve yakınlık dereceleri gibi kişisel veri niteliğindeki bilgilerin “Nasıl sülale bu?” ifadesiyle gönderildiği aktarıldı. Ancak tüm bu baskı ve tehditlere rağmen müştekinin İstanbul’dan ayrılmadığı belirtildi.
Olay Günü Yaşananlar
İddianamede, 13 Ocak’ta telefonlarına yanıt alamayan şüphelinin son kez uyarmak amacıyla müştekinin adliyedeki çalışma odasına gittiği ifade edildi. Aralarında çıkan tartışma sırasında müştekinin ısrarla dışarı çıkmasını istemesine rağmen şüphelinin odadan ayrılmadığı kaydedildi.
Şüphelinin üzerinde taşıdığı tabancayı çıkararak müştekinin yüzüne doğrulttuğu, ardından silahı yerine koyduğu belirtildi. O sırada odada bulunan tanık Yakup Karadağ’ın da bulunduğu, müştekinin yardım istemesi üzerine şüphelinin silahını yeniden çıkararak ateş ettiği aktarıldı.
İddianamede, şüphelinin müştekiyi hayati bir bölgesinden yaraladığı, ardından tekrar vurma kastıyla ikinci kez ateş ettiği ancak tanığın araya girerek müdahale etmesi sonucu amacına ulaşamadığı vurgulandı.
İstenen Cezalar
Şüpheli M.Ç.K. hakkında,
“Kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs”,
“Cebir ve tehdit kullanarak iş yeri dokunulmazlığını ihlal”,
“Silahla ve zincirleme şekilde tehdit”,
“Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek”,
“Israrlı takip”
suçlarından toplam 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep edildi.
Hazırlanan iddianame değerlendirilmek üzere Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.