Bolu’da geçen yıl meydana gelen ve 78 kişinin hayatını kaybettiği otel yangınında yakınlarını yitirenlerin acısı, aradan geçen zamana rağmen tazeliğini koruyor.
Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025’te çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı yangının üzerinden yaklaşık 1 yıl geçti.
Yangında 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin ile dünürü, eski AK Parti Bolu Milletvekili Mehmet Güner, yaşadıkları büyük acıyı hala ilk günkü gibi yüreklerinde hissettiklerini dile getirdi.

Yangında oğulları Bilal ve Enes, kızı Rumeysa, gelini Zehra Sena, torunları Yusuf Sinaneddin, Muhammet Selim ve Bekir Sadık Gültekin ile Sümeyye Güner’i kaybeden avukat Yüksel Gültekin, torunlarının mezarlarına rüzgar gülü ve balon bağlayarak, kaybettiği yakınlarının anısını yaşatmaya çalışıyor.
Çocukları ve torunlarının Kalıcı Konutlar Mezarlığı’nda bulunan ve “Sekizler Makamı” adı verilen kabirlerini her gün ziyaret ederek dua ettiğini anlatan Gültekin, yaptığı açıklamada, “cennet kuşlarım” dediği yakınlarının acısını yüreğinde taşıdığını söyledi.

Sabah işe giderken ve akşam eve dönmeden mezarlığa mutlaka uğradığını belirten Gültekin,
Saat kaç olursa olsun, şehir dışına çıkmışsam bile gece saat 2-3 olsun hiç önemli değil, mezarlarını mutlaka ziyaret ediyorum. Kışın balonlar daha az duruyor, haftada üç gün takıyoruz. Yaz olunca biraz daha uzun duruyorlar. Bu psikolojik bir hadise. Evlatlarım, balonları böyle uçururken gördüğümde bana sanki canlı imajı veriyor. Şimdi psikolojimiz bu.
diye konuştu.
Gültekin, yakınlarının mezarları başındaki mermer kaideye Sezai Karakoç’un “Ey Sevgili” şiirinin işlendiğini de ifade etti.
Eşiyle birlikte aldıkları karar doğrultusunda hem kendisine ait hem de hayatını kaybeden çocuklarından kalan mal varlığını Bolu halkının faydalanacağı eğitim ve sağlık yatırımlarına yönlendireceklerini söyleyen Gültekin, bu amaçla vakıf kurma çalışmalarına başladıklarını belirtti.

Gültekin,
"Benim bütün hayatım hayır hizmetlerini organize etmek ve bu davalarda sorumlulardan hesap sormaya yönelik faaliyetlerle geçiyor. Hayatımızı idame ettirmek için işime de devam ediyorum." ifadelerini kullandı.
Yaptıkları hayır çalışmalarını anlatan Gültekin, sözlerine şöyle devam etti:
Evladım doktor Enes adına yaptırdığımız 112 istasyonunu çağrı merkezine teslim edeceğiz. Acil servisin yine sarı alanını, tuvaletlerini ve diğer düzenlemeleri yaptırdık. Sağ olsunlar acil servise evladımın adını verdiler. Evladımızın adı orada bulunduğu müddetçe acil servis bizimdir, ailenindir. Hastaneye, eczacı kızımın adına 420 metrekarelik tek katlı diyaliz merkezi yapıyoruz. Bilal Habeşi Camisi'nin hemen kenarında, gelinim Sena ve kızım Rumeysa adına aile sağlık merkezi yapacağız. Vali konağının hemen yanındaki parka çeşme yapıyoruz. Bunlar kendi gücümüzle ve evlatlarımın gücüyle yaptıklarımız. Vakıf olarak iki projeye aynı anda başlayacağız.

‘Yaşadığımız acı tarif edilemez’
Yangında kızı Zehra Sena, damadı Bilal, torunları Muhammet Selim, Yusuf Sinaneddin ve Bekir Sadık Gültekin ile Sümeyye Güner’i, ayrıca Bilal Gültekin’in kardeşleri Enes ve Rümeysa Gültekin’i kaybeden Mehmet Güner de acılarının hâlâ dinmediğini söyledi.
‘Yaşadığımız acıyla baş etmek zor’
Güner, yaşadıkları acının tarif edilemez olduğunu belirterek,
Aradan geçen zamanda acılarımız devam ediyor. Kendimizi farklı şeylerle meşgul etmeye çalışsak da aklımızdan çıkmıyor. Yaşadığımız acıyla baş etmek zor. Şu anda yapabildiğimiz tek şey evlatlarımıza dua etmek. Cenabıallah'tan sabır diliyoruz. Bunun ötesinde söylenecek bir şey yok.
dedi.
Yangın gecesini anlatırken gözyaşlarını tutamayan Güner, olaydan saat 03.40 sıralarında kızından gelen telefonla haberdar olduğunu ifade etti.

O gün İstanbul’da olduğunu belirten Güner,
Hemen abdest aldım, giyindim, yola çıkmak için hazırlandım. O sırada kızımla konuştuk. 'Durum burada iyi değil, hakkınızı helal edin.' dedi. Kızımın telefonda çocuklarından birine seslendiğini duydum. 'Selim yanıma gel.' dediğini duydum. Başka bir şey duymadım.
ifadelerini kullandı.
Yangının ardından Bolu’ya taşındıklarını söyleyen Güner,
"Sürekli evde oturmak olmuyor. Burada en azından gelen giden oluyor. Eş dostla bir araya geliyoruz, vakit geçirmeye çalışıyoruz." dedi.

Güner, kaybettikleri evlatları adına hayır çalışmaları yürüttüklerini, kent merkezinde bir çeşmenin yenilendiğini, İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’ne malzeme desteği sağlandığını, ayrıca diyaliz ve aile sağlığı merkezi projelerinin bulunduğunu anlattı.
Bir vakıf kurulduğunu ve eski adliye binasının bulunduğu alana kütüphane yapılmasının planlandığını ifade eden Güner,
"4-6 yaş grubuna yönelik okul oluşturmak için de çalışmalarımız var." dedi.