İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tesislerinde düzenlenen "İçişleri Bakanlığı Teslimat Töreni"ne katıldı. Yerli imkanlarla üretilen AKSUNGUR İHA, ATAK taarruz helikopteri ve T-70 genel maksat helikopteri Emniyet Genel Müdürlüğü envanterine dahil edildi. Bakan Çiftçi, bu teslimatın sadece bir araç alımı değil, Türkiye’nin güvenlik vizyonunun bir yansıması olduğunu ifade etti.
Bakan Çiftçi, burada yaptığı konuşmada, savunma sanayisinin iftihar kaynağı olan TUSAŞ'ta bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
Türk milletinin bağımsızlık yürüyüşüne ve gökyüzünde var olma iradesine şahitlik etmekten büyük mutluluk duyduğunu dile getiren Çiftçi, TUSAŞ'ın, bir tesisin çok ötesinde Türkiye'nin "kendi gök kubbesinde bağımsız olma" iradesinin somutlaşmış hali olduğunu vurguladı.
Bugün burada, yalnızca bir teslim töreni gerçekleştirilmediğini, aynı zamanda Türkiye'nin gökyüzündeki bağımsızlık iradesine, Milli Teknoloji Hamlesi'ne ve güvenlik vizyonuna olan bağlılıklarını ortaya koyduklarını ifade eden Çiftçi, "Var olmak isteyen millet, güçlü olmak zorundadır. Adalete dayanmayan güç zalimdir, güce dayanmayan adalet zayıftır." diye konuştu.
Bakan Çiftçi, bugün İslam coğrafyasına kader tayin edenlerin, teknik ve maddi güçlerini kullandığını hatırlatarak, "Gazze'de 10 binlerce kardeşimizi katlettiler. Şimdi de 10 bini aşkın Filistinli kardeşimizi, çocuklarımızı, kadınlarımızı idamla katletmeye çalışıyorlar. Bu nedenle, düştüğümüz yerden ayağa kalkmak zorundayız." ifadelerini kullandı.
"ONLARIN HAYALLERİ TUSAŞ'IN ÜRETİM BANTLARINDA YAŞAMAKTA"
Savunma sanayisinin sadece bir sektör olmadığının, bağımsızlığın teminatı, egemenliğin sigortası ve geleceğin garantisi olduğunun altını çizen Çiftçi, şunları kaydetti:
"Muhterem Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde ortaya konan güçlü irade, kararlılık ve vizyon sayesinde Türkiye artık savunma sanayisinde dışa bağımlı bir ülke olmaktan çıkmış, oyun kuran bir aktör haline gelmiştir. Bir zamanlar en temel ihtiyaçlar için dahi dışa bağımlı olan ülkemiz, kendi İHA'sını, SİHA'sını, İDA'sını üreten, kendi helikopterini, uçağını geliştiren, milli muharip uçağıyla gökyüzünde söz sahibi olmaya hazırlanan bir ülke konumuna gelmiştir. Bu başarıda TUSAŞ'ın rolü büyüktür."
Çiftçi, bu noktaya erişmenin kolay olmadığı gibi, bu başarının, yılların emeğinin, sabrının, fedakarlığının ve inancının bir sonucu olduğunu belirterek, "Şakir Zümreler, Vecihi Hürkuşlar, Nuri Killigiller, Özdemir Bayraktarlar ve daha niceleri bu yolun öncüleridir. Merhum Necmettin Erbakan hocamızın 'ağır sanayi hamlesi' vizyonu bugün güçlü bir sanayiye dönüşmüştür. İsimsiz kahramanlarımız, mühendislerimiz ve bilim insanlarımız yokluk içinde büyük bir inançla çalışarak bu temelleri atmıştır. Bugün onların hayalleri TUSAŞ'ın üretim bantlarında yaşamaktadır." diye konuştu.
Medeniyette bağımsızlığın, onur, izzet ve varoluş meselesi olduğuna işaret eden Çiftçi, "Bu anlayış, göklerde de hakim olma iradesini beraberinde getirir." dedi.
Polis havacılık biriminin, 1981'den bu yana "gök vatan"ın sessiz koruyucusu olduğunu anımsatan Çiftçi, zor zamanlarda görev alarak, riskten kaçınmayarak, afetlerde, yangınlarda ve kriz anlarında milletin yanında olduğunu vurguladı.
"TÜRKİYE'NİN BU ALANDAKİ GÜCÜNÜ ORTAYA KOYACAK"
Çiftçi, birimin 249 bin saati aşan uçuş tecrübesiyle, güvenliği ve devletin şefkatini temsil ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti:
"Bugün teslim aldığımız ATAK helikopteri, T-70 helikopteri ve AKSUNGUR İHA milletimizin öz güveninin göstergesidir. İHA envanterimiz de tamamen yerli. Türkiye, savunma sanayine yön veren bir ülkedir. Türk Polis Teşkilatı, taarruz helikopteri kullanan ve ileri İHA kabiliyetine sahip ilk polis teşkilatı olmuştur. Bu, Türkiye'nin güvenlik vizyonunun geldiği noktayı göstermektedir. TUSAŞ'ın ortaya koyduğu emek, mühendis aklı, teknisyen emeği ve devlet iradesinin birleşimidir. Bu birliktelik, istiklal ve istikbal anlayışını ortaya çıkarmıştır."
Her bir proje ve üretimin, bugünün ihtiyacını karşılamanın ötesinde, geleceğin Türkiye'sini inşa etme anlamına geldiğine işaret eden Çiftçi, bu amaçla üretilen her eserin, mazlum milletlerin kaderine de doğrudan etki ettiğini söyledi.
Çiftçi, "Bizler çok iyi biliyoruz ki gökyüzüne hakim olmayan, yeryüzünde de söz sahibi olamaz. Bu düsturla, gök vatanda tam hakimiyet hedefiyle ilerliyoruz." ifadesini kullandı.
"GÜÇLÜ TÜRKİYE DEMEK, DAHA ADİL BİR DÜNYA DEMEK"
İnsan kaynağına yaptıkları yatırımlarla yüksek teknolojiyi kullanacak ve daha ileriye taşıyacak kadroları da yetiştirdiklerini dile getiren Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı:
"Çünkü güçlü Türkiye, sadece üreten değil, ürettiğini en iyi şekilde kullanan Türkiye'dir. Türkiye Yüzyılı, büyük bir medeniyet yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, kalkınmanın ötesinde yeniden dirilişin ifadesidir. Türkiye artık sadece kendi güvenliğini sağlayan bir ülke değil, bölgesel barışa katkı sunan ve küresel adaletin savunucusu olan bir ülkedir. Mazlumların umudu olan bir Türkiye için güçlü olmak zorundayız. Çünkü güçlü Türkiye demek, daha adil bir dünya demektir.
Bugün burada attığımız adımlar, sadece bugünün değil, yarının Türkiye'sini inşa etmektedir. Büyük ve güçlü Türkiye için Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde aşkla çalışmaya devam edeceğiz. Emeği geçen herkese, vidasını sıkan elden yazılımını yazan akla varıncaya kadar savunma sanayimizin tüm kahramanlarına gönülden teşekkür ediyorum. Bu yolda şehit verdiğimiz TUSAŞ personelimize Cenabıhak'tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum."
Konuşmaların ardından, hediye ve teslimat belgeleri takdiminin gerçekleştiği törende, eğitimlerini tamamlayan pilotlara bröveleri takıldı.