Türk Eğitim-Sen, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birliği iş birliğiyle, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı’nın stratejik desteğiyle yürütülen Irak Türkmenleri Eğitim Projesi, Kerkük’ten Erbil’e, Telafer’den Tuzhurmatu’ya uzanan geniş coğrafyada Türk varlığını güçlendirmeyi ve gençlerimizi geleceğe hazırlamayı amaçlıyor.
16 Ocak Türkmen Şehitleri’ni Anma ve “Irak’taki Türkmen Gençlerin Geleceğe Hazırlanması: Türkçe Öğretim Projesi” kapsamında; Irak’ın çeşitli bölgelerinden seçilen 250 soydaşımız için C1 Düzeyinde Türkçe Yeterlik Sertifikası Hazırlık Kursu başlatıldı.
Irak’ın çeşitli bölgelerinden seçilen 250 soydaşımız için C1 Düzeyinde Türkçe Yeterlik Sertifikası Hazırlık Kursu başlatıldı. Şubat ayı sonuna kadar tamamlanması planlanan yoğunlaştırılmış eğitim programı, gençlerin Türk dilindeki hâkimiyetini akademik seviyeye taşımayı amaçlıyor. Program sonunda yapılacak sınavlarda başarılı olan öğrenciler, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ) TÖMER onaylı C1 sertifikalarını alacak.

Açılış programına üst düzey katılım
Projenin 3. Fazının açılışına MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Genel Sekreter Haydar Urfalı, Genel Başkan Yardımcıları Seyit Ali Kaplan, Selahattin Dolgun ve Cengiz Kocakaplan ile çevrim içi olarak Irak Türkmen Cephesi Başkanı Mehmet Seman Ağa, AYBÜ Dilmer Müdürü Bünyamin Oğuz, Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birliği Başkanı ve Türkmeneli Ülkü Ocakları Başkanı Murat İmadeddin Türkmen katıldı.
Program, Türkmen şehitleri ve aziz şehitlerimiz için Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Daha sonra açılışta MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan ve Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birliği ile Türkmeneli Ülkü Ocakları Başkanı Murat İmadeddin Türkmen birer konuşma yaptı.
16 Ocak Türkmen Şehitleri rahmetle anıldı
Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, programın açılış konuşmasında 16 Ocak Türkmen Şehitleri’ni rahmetle anarak sözlerine başladı. Geylan, bu tarihin Türk Dünyası ve Irak Türkmenleri hafızasında yalnızca bir gün olmadığını belirterek, “16 Ocak tarihi; bir duruşun, bir bedelin, bir ‘Ben buradayım’ haykırışının adıdır” dedi.
Irak Türkmenleri’nin Türk Dünyasında özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Geylan, “Irak Türkmenleri yalnızca bir topluluk değil; Ortadoğu’da Türk varlığının sarsılmaz dayanağı, Akdeniz’e uzanan tarihî ve stratejik damarımızın canlı şahididir. Türkmeneli, bir coğrafi isim olmanın ötesinde dilimizin, kültürümüzün, kimliğimizin ve tarihimizin nöbet yeridir. Bugün bu nöbet yerinin kıymetini bir kez daha idrak ediyoruz” diye konuştu.
Türkmenlerin varlığını koruyabilmek için ağır bedeller ödediğini, baskılara, zulümlere, sürgünlere ve asimilasyon politikalarına rağmen geri adım atmadıklarını belirten Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: “16 Ocak, bu bedellerin en acı fakat en onurlu sayfalarından biridir. 16 Ocak 1980’de, Irak’ın başkenti Bağdat’ta, dönemin Irak Türkmenlerini temsil eden öncü isimler ‘Türkmen olmak’ suçlamasıyla idam edilerek şehadete yürütülmüştür.
O gün, Bağdat’ta kurulan idam sehpası sadece dört müstesna insanın canını almak için değil, Türkmeneli’nde Türkçe’nin sesini kısmak, Türkmen kimliğini susturmak ve Türkmen iradesini kırmak için kurulmak istenmiştir. Fakat tarih göstermiştir ki, idam sehpası bir bedeni alır; bir davayı asla… Tam tersine, o dava daha da kök salar ve güçlenir.
Bu vesileyle, 16 Ocak 1980’de Bağdat’ta idam edilen Türkmen davasının yiğit evlatlarını isim isim rahmet ve minnetle anıyorum: Doç. Dr. Necdet Koçak, Albay Abdullah Abdurrahman, Dr. Rıza Demirci, Adil Şerif… Rabbim hepsine rahmet eylesin; mekânlarını cennet, makamlarını âli eylesin. Aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Türkmen Şehitleri Günü kutlu olsun. Kutlu olsun ki; biz unutmuyoruz, biz vazgeçmiyoruz, biz yarını inşa ediyoruz.”
Stratejik hedef, Türkiye Bursları ve yükseköğretim
Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, bir milletin geleceğinin yalnızca güvenlik tedbirleriyle değil; eğitim, dil, kültür ve nitelikli insan gücüyle korunduğunu vurguladı. Geylan, Türkmeneli’nde Türk varlığını yaşatmanın en güçlü yolunun Türkçeyi yaşatmak, eğitimi güçlendirmek ve gençleri geleceğe hazırlamak olduğunu söyledi.
Geylan, “İşte bu anlayışla, Türk Eğitim-Sen olarak Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birliği ortaklığında, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı’nın stratejik desteğiyle yürüttüğümüz Irak Türkmenleri Eğitim Projesi ile ‘anma’yı ‘inşa’ya dönüştürüyoruz. Bu proje, MHP Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli Beyefendi’nin ‘Türkmeneli Türk’ün öz yurdudur’ vizyonu doğrultusunda şekillendi. Bugüne kadar yüzlerce Türkmen gencimizin Türkiye’de akademik hayata dahil olmasına katkı sağladı ve tarihi ile kültürel bağlarımızı perçinledi. Bu büyük yürüyüşte bir adım değil, bir merhale daha ileri gidiyoruz. Projemizin 3. Fazını ise, bugüne kadarki en kapsamlı ayağıyla 16 Ocak’ta başlattık” dedi.
Geylan, bu eğitim seferberliğinin temel amacının Türkmen gençlerinin Türkiye’deki yükseköğretim imkânlarından en üst düzeyde ve etkin biçimde faydalanmasını sağlamak olduğunu aktardı.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından koordine edilen “Türkiye Bursları” programına başvuruda ön koşul olarak aranan C1 düzeyinde Türkçe yeterlilik sertifikasının, proje kapsamında öğrencilere ücretsiz sunulduğunu belirten Geylan, bu imkan sayesinde Türkmen öğrencilerin Türkiye’ye geldiklerinde bir yıl sürebilen hazırlık sınıfı okuma zorunluluğundan muaf tutulduğunu ifade etti.
Geylan, gençlerin bu sayede hazırlık sınıfı okumadan doğrudan üniversite eğitimlerine başlayabileceğini ve Türkiye ile Türkmeneli arasındaki bağın mimarları olacaklarını kaydetti. Geylan, projenin kapsamını örneklerle anlatarak, “Bu proje, Kerkük’ten bir gencimizin mühendislik, tıp, eğitim ve sosyal bilimlerde dünya ile yarışması demektir. Telafer’den bir gencimizin üniversiteye geldiğinde hazırlık yükü yaşamadan doğrudan bölümüne başlayabilmesi demektir. Tuzhurmatu’dan bir gencimizin diplomasıyla birlikte Türkmeneli’ne döndüğünde kendi şehrinin öğretmeni, mühendisi, yöneticisi ve bilim insanı olabilmesi demektir” diye konuştu.
Türk Eğitim-Sen olarak biz, Türkmeneli’nin yanında yalnızca bugün değil, yarın da olacağız
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkmeneli, sadece hatıraların değil, geleceğin de adıdır. Şehitlerimizin kanıyla yazılan bu kutlu mirası; ilimle, eğitimle, irfanla ve kararlılıkla geleceğe taşıyacağız. Türk Eğitim-Sen olarak biz, Türkmeneli’nin yanında yalnızca bugün değil, yarın da olacağız; yalnızca sözle değil, programla, projeyle, emekle ve sonuçla olacağız. Çünkü biz inanıyoruz ki, eğitimle güçlenen bir genç, bir ailenin umudu; bir toplumun direnci; bir milletin yarınlarıdır.”
Geylan’ın ardından MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım konuşma yaptı. Yıldırım, hedeflerinin Türk birliğini kurmak olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Türk Eğitim-Sen’in bu faaliyetlerini tebrik ediyorum. Kerkük’te Türklük şuuruna ve bilincine yaptığınız katkılardan dolayı sizlere de teşekkür ediyorum. Bugün dünyada kural ve kaidelerin geçerliliği giderek azalıyor; güçlü olan ayakta kalıyor. Adeta gücün güce yettiği bir dönemden geçiyoruz.
Son olarak ABD Başkanı Trump, küresel yetkilerinin herhangi bir sınırlaması olup olmadığı sorusuna, ‘Evet, bir şey var; kendi ahlakım, kendi aklım. Beni durdurabilecek tek şey bu. Uluslararası hukuka ihtiyacım yok’ dedi. Bu tablo bize güçlü olmamız gerektiğini açıkça gösteriyor. Yeni bir dünya düzeni kuruluyor ve dünya çok kutuplu bir yapıya doğru gidiyor. Türkiye’nin bu düzende kutup başı olması gerekiyor. Bunun yolu da Türk birliğini harekete geçirmekten geçiyor.”
Öncelikle Türk Devletleri Teşkilatı ile birlikte Türk birliğini kurmamız gerekiyor
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, konuşmasında gençliğinde “Esir Türklere Hürriyet” afişleri astıklarını hatırlatarak, o dönemde birçok kişinin “Dünyada esir Türk mü var?” diye sorduğunu söyledi. Yıldırım, “Ancak Sovyetler Birliği’nin elinde bulunan o esir Türklerin tamamı bugün ayrı ayrı devletlere sahip. Sizler de Saddam döneminde yaşanan zulümlerle kıyaslandığında bugün daha iyi şartlardasınız. Ayrıca Türkiye gibi bir garantör ülke var; hakkınızı ve hukukunuzu koruyacak, her zaman başvurabileceğiniz bir Türkiye yanınızda” dedi.
Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Öncelikle Türk Devletleri Teşkilatı ile birlikte Türk birliğini kurmamız gerekiyor. Dünyada bir kutup olmazsanız, masada da olamazsınız, kaybedersiniz. Sizler bunun altyapısını çok doğru bir şekilde inşa ediyorsunuz. Çünkü her şeyin başında eğitim ve bilim geliyor. Allah hepinizden razı olsun. Biz sonuna kadar yanınızdayız. Hedefimiz Türk birliğini kurmaktır. Sizlerden beklentimiz; en iyi üniversitelerde, en iyi bölümlerde eğitim almanız, başarılı olmanız ve bulunduğunuz bölgelerde kanaat önderi, toplumun aydınları olmanızdır.”
Eğitim programını yüksek katılımla sürdürmeyi hedefliyoruz
Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birliği Başkanı Murat İmadeddin Türkmen de, konuşmasında Türkmen şehitlerini rahmetle anarak, “Ruhları şad olsun” dedi. Türkmen, 16 Ocak’ın sadece bir anma günü olmadığını, Türkmeneli’nin boyun eğmediği ve Türk-İslam mefkûresinin ayakta kaldığı bir gün olduğunu vurguladı.
Türkmen, proje kapsamında yürütülen eğitim programlarının son derece faydalı olduğunu belirterek, “Kursiyerlerimiz yüksek lisans, doktora hatta lisans eğitimlerine Türkiye’de başlamak istiyor. İnşallah bu eğitim programını yüksek katılımla sürdürmeye devam edeceğiz. Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birliği olarak, Türk Eğitim-Sen başta olmak üzere emeği geçen herkese sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz” dedi.
Kursiyerlerden teşekkür mesajı
Programda kursiyerler de söz aldı. Kursiyerler, “Bu programlarda manevi desteğini her zaman yanımızda hissettiğimiz Türkmen Beyimiz, bilge liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye de teşekkürlerimizi sunuyoruz” ifadelerini kullandı.
Elaf Mostafa ve Abdullah Meran Nasrat da birer konuşma yaparak şunları dile getirdi:
“Türkmen gençleri, eğitim konusunda imkânlarla değil, engellerle karşılaşıyor. Böyle bir ortamda önümüze açılan yol bize ‘yalnız değilsiniz’ demektedir ve bu bizim için çok kıymetlidir. Talip Başkanımızın bölgeye gelerek yaşadığımız zorlukları yerinde görmesi ve gençlerin gözlerindeki heyecana şahit olması bizler için son derece anlamlıydı. Çünkü görülmek ve ciddiye alınmak bizim için çok değerlidir.Yaşar Yıldırım Başkanımıza da şunu söylemek istiyoruz: Türkmeneli’nde daha önce böyle bir eğitim seferberliği görmedik. Bu sizin sayenizde gerçekleşti. Size olan vefa borcumuzun sınırı yok. Çok sayıda Türkmen genci, sizin sayenizde üniversite okuma fırsatı buldu. Çok teşekkür ediyoruz. Ayrıca bu programlarda manevi desteğini her zaman yanımızda hissettiğimiz Türkmen Beyimiz, bilge liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye de şükranlarımızı sunuyoruz.”