Türkgün | Gündem | MHP Lideri Bahçeli: 'Kerkük'teki yangının ateşini Ankara'dan görüyoruz'

MHP Lideri Bahçeli: 'Kerkük'teki yangının ateşini Ankara'dan görüyoruz'

MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, "Kerkük, ecdadımızın hüzünle yoğrulmuş emaneti, onur mücadelesinin bayraktarı, Türkmen varlığının kadim bir parçasıdır. Kerkük’teki yangının ateşini Ankara’dan görüyoruz. Türkmen’in ağıtını Ankara’dan duyuyoruz" dedi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, "Kerkük, ecdadımızın hüzünle yoğrulmuş emaneti, onur mücadelesinin bayraktarı, Türkmen varlığının kadim bir parçasıdır. Kerkük’teki yangının ateşini Ankara’dan görüyoruz. Türkmen’in ağıtını Ankara’dan duyuyoruz" dedi.

KAYNAK: TÜRKGÜN

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizim milliyetçiliğimiz, yalnız Anadolu coğrafyasına sıkıştırılabilecek bir itibar davası olarak görülemez. Nerede bir Türk yaşıyorsa, nerede bir Türk çocuğu doğuyorsa, nerede Türkçe konuşuluyorsa orası da bizim hafıza coğrafyamızın, gönül haritamızın ve tarih şuurumuzun parçasıdır" dedi.

'Kerkük’teki yangının ateşini Ankara’dan görüyoruz'

Türk milliyetçiliği, tarihin bize yüklediği sorumluluğa dayanarak sınırlarımızın ötesinde çiğnenmek istenen Türk varlığının, bastırılmak istenen Türkmen soydaşımızın sesinin muhafızı olmaktır” diyen MHP Lideri Bahçeli sözlerine şöyle devam etti:

"Türk milliyetçiliği, unutturulmak istenen tarihin, silinmek istenen hatıraların müdafaa hattıdır.
Bu hattın yol bulduğu satıh da Misak-ı Milli coğrafyasıdır.
Misak-ı Milli coğrafyası denildiğinde ise yüreklerimize hasret düşmektedir.
Bu hasretlerin başında ise Kerkük gelmektedir.
Kerkük, ecdadımızın hüzünle yoğrulmuş emaneti, onur mücadelesinin bayraktarı, Türkmen varlığının kadim bir parçasıdır.
Bu itibarla Kerkük’e baktığımızda; asırlık hicranı görüyoruz.
Telafer’den Tuzhurmatu’ya, Altunköprü’den Kerkük’e uzanan aidiyet ve kimlik mücadelesini görüyoruz.
Kadınlarımızın feryadını, yetimlerimizin mahzunluğunu, öksüzlerimizin kimsesizliğini duyuyoruz.
Türkmenlerin yıllardır süren yalnızlığını biliyoruz. Çektikleri ıstırabı kalbimizde hissediyor, feryatlarına kulak veriyoruz. 
Kerkük’teki yangının ateşini Ankara’dan görüyoruz. 
Türkmen’in ağıtını Ankara’dan duyuyoruz. 
Bunu da Türk olmanın, Müslüman olmanın, Selçuklu olmanın, Osmanlı olmanın, insan olmanın bir gereği olarak idrak ediyoruz.
Kerkük Türkmenlerinin uzun süredir maruz bırakıldığı zulüm, Türk milletinin vicdanına kazınmış kahredici bir imtihandır. Nice Türkmen ocağı söndürülmüş, nice aile yurdundan edilmek istenmiş; nice analar gözyaşı dökmüş, nice çocuk korkuyla titremiş, nice yiğit baskı ve mahrumiyetle sınanmıştır."

Türkmeneli’nde Türkçenin sesini kısmaya, tarihî mevcudiyeti bulandırmaya, millî kimliği zayıflatmaya, kadim Türk yurdunu siyasi oyunlar ve demografik tertiplerle özünden koparmaya yeltenenler olmuştur.
Ancak bilinmelidir ki Kerkük’ün çilesi büyük olsa da Türkmen’in seciyesi daha büyüktür. 
Baskı artmış, fakat iman bükülmemiştir. 
Fırtınalar esmiş, fakat gök mavisi bayrak semalardan indirilememiştir. 
Sabır zorlanmış, fakat hafıza kırılmamıştır. 
İmkânlar daralmış, fakat şiraze kaybolmamıştır.

'Muhammed Seman Ağa’nın vali seçilmesi tarihi bir dönümdür'

Kerkük’te yaşanan gelişmelerin çok anlamlı olduğunu belirten MHP Lideri Bahçeli, "Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa’nın vali seçilmesi ve göreve başlaması, tarihî acılara bir nebze merhem olmuş, Türkmen iradesinin Kerkük’te yeniden görünür hâle gelişi bakımından tarihî bir dönüm noktası oluşturmuştur. 
Bu gelişme, Kerkük’te Türkmen varlığının ötelenemeyeceğini, görmezden gelinemeyeceğini ve silinemeyeceğini yeniden ilan etmiştir" diye konuştu.

'Kerkük’te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracak'

“Şehirde yükselen kardeşlik vurgusu; Türkmen’i yok saymayan, Arap’ı dışlamayan, Kürt’ü ötekileştirmeyen, Süryani’yi silmeyen, herkesin hukukunu tanıyan, fakat Türkmen varlığını da asli ve kurucu bir hakikat olarak teslim eden bir dengenin müjdesidir” diyen MHP Lideri Bahçeli şunları söyledi:

"Nasıl ki Türkiye Yüzyılının kutlu hedefi terörden arınmış, huzurun hüküm sürdüğü Terörsüz Türkiye ise; gönül coğrafyamızdaki arzumuz da aynı istikamettedir. 
Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük’te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır. 
Bizim muradımız; tefrikadan, tahakkümden ve terörden arınmış bir Türkiye ile huzurun ve kardeşliğin kök saldığı bir bölge iklimidir.
Biz yıllar evvel ne söylediysek bugün de aynı yerdeyiz. 
Dedik ki, “Hiçbir kişi, kurum ve kuruluş Irak Türkmenlerinin varlık mücadelesini samimiyetle desteklemese de Milliyetçi-Ülkücü Hareket tarihî sorumluluğunun, millî misyonunun gereğini yapacak ve yanlarında olacaktır.” 
Yine samimiyetle dedik ki, “En az beş bin Ülkücü gönüllü başta Kerkük olmak üzere, Türkmenlerin yaşadığı Türk kentlerindeki varlık, birlik ve dirlik mücadelesine katılmak üzere hazır beklemektedir.” 
Bu sözler günü kurtarmaya matuf cümleler değildi. 
Kelime oyunu değildi. 
Hamaset kisvesine sarılmış içi kof sözler hiç değildi.
Kerkük söz konusu olduğunda vazife için saflara koşacak ülkücü yüreklerin sesi, sadakati ve seferberlik ifadesiydi."

'Hiçbir zafer tesadüf eseri doğmamıştır'

"Türkmeneli söz konusu olduğunda Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in tavrının Kerkük bahsinde gevşemeyeceğini, gevşetilemeyeceğini, geri adım atmayacağını gösteren namus yeminiydi. 
Sabırla örülmüş bir sürecin, ciddiyetle korunmuş bir davanın bugün meyve verdiğini şükürle görüyoruz. 
Şüphesiz ki tarihin hiçbir döneminde yol ayrımları birden karşımıza çıkmamıştır.
Hiçbir zafer tesadüf eseri doğmamıştır. 
Hiçbir tarihî dönüş talih kuşlarının kanat çırpışıyla vücut bulmamıştır.
Bir değil bin karanlık gecenin sonunda gün ağarmıştır.
“İnşallah o bayraklar bir gün Kerkük’te de dalgalanacaktır” duamızın kabul oluşuna giden yolu gördük, Türkmen kardeşlerimizin sevinç naralarını duyduk, hamdolsun tarihî bir ana şahitlik ettik. 
Dün Ankara’da söylenen sözler bugün Kerkük’te yankı buluyorsa, dün Ankara’da edilen dualar bugün Kerkük’te kabul oluyorsa, dün gösterilen sadakat bugün temsil kudretine dönüşüyorsa, bunun sebebi Türk milliyetçiliği davasının büyüklüğüdür.
Bizim yürüyüşümüz nasıl ki gelişigüzel adımlarla başlamadıysa, günübirlik heyecanlarla da devam etmemektedir. 
Bizim yürüyüşümüz, şuurla bilenen, sebatla keskinleşen, uzun soluklu kutlu bir maratondur. 
Kerkük’ün bizlere bir miras, Türkmen soydaşlarımızın ise sahipsiz bırakılmayacak bir emanet olduğunu; Türk milletinin de ne denli el-emin bir millet olduğunu bir kez daha cümle âleme göstermiş olduk."

'Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacak'

"Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır. 
Soydaşlarımız canıyla, malıyla, diliyle ve duasıyla yurdundan koparılamayacaktır. 
Huzurumuz hiçbir karanlık denklemin, hiçbir kalleş müzakerenin malzemesi hâline getirilemeyecektir. 
Türkçenin sesi kısılamayacak, hiçbir Türkmen ocağının ışığı söndürülemeyecektir.
Devran dönmüştür.
Asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır.
Kerkük yaşayacak, Türkmeneli doğrulacak, Allah’ın izniyle de ebediyen yaşayacaktır.
Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız. 
Kerkük’ten Doğu Türkistan’a; Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız.
Çizgimizden sapmayız, yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız.
Çünkü Milliyetçi – Ülkücü Hareket; zamana göre renk değiştirmez, konuma göre biçim değiştirmez, rüzgâra göre yön değiştirmez, menfaate göre söz değiştirmez.
Milliyetçi – Ülkücü Hareket; tehdit karşısında eğilmeyenlerin, tasallut karşısında çözülmeyenlerin, taarruz karşısında kaçmayanların, tahakküm karşısında korkmayanların, nerede bir Türk varsa kardeşi bilip kucaklayanların, soydaşının hukukunu sonuna kadar savunanların kutlu ve köklü duruşudur.
Kerkük işte bu duruşun turnusolü olmuştur."

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...