Türkgün | Gündem | MHP Lideri Bahçeli'den 'tarih' resti: 'Avrupa, Türkiye'siz yapamaz'

MHP Lideri Bahçeli'den 'tarih' resti: 'Avrupa, Türkiye'siz yapamaz'

MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, "Avrupa Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz. Enerjide yapamaz. Göç yönetiminde yapamaz. Ulaştırmada yapamaz. Bölgesel dengeyi kurarken yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa’nın tasniflerine mahkûm bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir" dedi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, "Avrupa Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz. Enerjide yapamaz. Göç yönetiminde yapamaz. Ulaştırmada yapamaz. Bölgesel dengeyi kurarken yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa’nın tasniflerine mahkûm bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir" dedi.

KAYNAK: TÜRKGÜN

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak millî menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir" dedi.

'Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir'

"Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir" diyen MHP Lideri Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

"Avrupa Türkiye’siz yapamaz.
Güvenlikte yapamaz.
Enerjide yapamaz.
Göç yönetiminde yapamaz.
Ulaştırmada yapamaz.
Bölgesel dengeyi kurarken yapamaz.
Fakat Türkiye de Avrupa’nın tasniflerine mahkûm bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir.
Temennimiz şudur: Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin. Muhasebesini sloganla değil gerçeklikle yapsın. Türkiye’ye karşı kurduğu dili çıkar hesabıyla değil rasyonaliteyle yenilesin. Çünkü bu çağ, birbirini küçük gören merkezlerin çağı değildir; bu çağ, hakikati okuyabilen devletlerin çağıdır. Çünkü bu çağ, alışkanlıkların değil, aklın çağıdır. Çünkü bu çağ, ezberlerin değil, yeni denge arayışlarının çağıdır.
Bir kez daha haykırarak ifade ediyorum ki: Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır. 
Kefesini başkalarının koyduğu terazide tartılmayacaktır. 
Başkalarının buyurduğu yollarda yürümeyecektir. 
Bize yer göstermeye kalkışanlara yerini hatırlatacak kudretimiz vardır. 
Bize sınır çizmeye yeltenenlere ufuk gösterecek hafızamız vardır. Bize had bildirmeye kalkışanlara tarih, coğrafya ve devlet aklı üzerinden cevap verecek irademiz ziyadesiyle mevcuttur."

'haddi aşmayan, fakat had bildiren…'

"Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu ne diyordu:
“Ey içi boş, dışı süslü!
Eli kirli, yüzü paslı!
Yetişsin Asım’ın nesli
Etsin sana dar meydanı!
Geldiği gün kutlu çağrı
Bas, titresin yerin bağrı.
Doğu’dan batıya doğru
Bir yay gibi ger meydanı.”
İşte bizim tavrımız budur. 
İfrata sapmayan, fakat gevşemeyen; 
haddi aşmayan, fakat had bildiren; 
öfkeye teslim olmayan, fakat vakarını koruyan; 
tarihi konuşurken istikbali kuran bir tavırdır bu!
Devlet aklının, millet bilincinin, ülkü sadakatinin ve medeniyet hafızasının birleştiği yerde yükselen tavırdır bu!"

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...