Türkgün | Gündem | MHP Lideri Devlet Bahçeli'den Trump'a İran çağrısı: ABD bölgeden derhal çekilmelidir

MHP Lideri Devlet Bahçeli'den Trump'a İran çağrısı: ABD bölgeden derhal çekilmelidir

MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada Trump'a çağrıda bulundu. Konuşmasında ABD-İran savaşının sona ermesi gerektiğine vurgu yapan MHP Lideri Devlet Bahçeli, ABD'nin derhal bölgeden çekilmesi gerektiğini söyledi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada Trump'a çağrıda bulundu. Konuşmasında ABD-İran savaşının sona ermesi gerektiğine vurgu yapan MHP Lideri Devlet Bahçeli, ABD'nin derhal bölgeden çekilmesi gerektiğini söyledi.

KAYNAK: Haber Merkezi

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, hem iç siyasette yaşanan gelişmelere hem de bölgesel güvenlik tehditlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

ABD’nin İran’da öngördüğü hedeflere ulaşamaması, Başkan Trump’ın dengelerini ve ayarlarını bozmuş görünmektedir. 

ABD fena halde bocalamakta, Trump’ın konuşmalarından savaşın kesif tesiriyle muvazeneyi kaybetmiş olduğu anlaşılmaktadır. 

Zira boş tehditler savururken zaaflarını ortaya koymakta, hiddetlenirken de perde gerisinde yıkıcılık ve bölücülük için verdiği desteği ifşa etmektedir.

Ne tuhaftır ki; Siyasi hedefleri Netenyahu'nun belirlediği bir savaşı, Amerikan askerlerinin sürdürmesi ve kazanması beklenmektedir. 

Bu her şeyden önce akla mantığa aykırıdır. Nitekim Amerikan Ordusunun farklı unsurlarından üst düzey komutanlar haklı olarak buna karşı çıkmaktadır. 

Ancak Trump, bunları dinlemek yerine İtiraz edeni görevden almak yoluna gitmektedir. 

"Trump; her geçen gün ABD halkının desteğini kaybediyor"

Trump; her geçen gün ABD halkının desteğini kaybederken, ABD askerleri savaş motivasyonunu yitirmektedir.

ABD’nin inandırıcılığı ve müttefiklerinin ona olan saygıları ve bağlılıkları da her geçen gün zayıflamaktadır.

ABD’nin bu kadar kayıpla kalıcı bir kazanım elde etmesi mümkün olmayacaktır.

İsrail ise gemi azıya almış olarak ateşkese rağmen, bir yandan Lübnan'a saldırırken diğer yandan Batı Şeria'da terör estirmektedir. 

Adına yerleşimciler denen işgalcilere, "gidin sivil Filistinlileri evlerinden atın, onları taciz edin, onlara işkence edin" talimatı vermektedir. 

Hiçbir suçu olmayan sivil Filistinlilerden her gün yüzlercesi bu saldırılara muhatap olmakta, sindirilmekte, göçe zorlanmakta, hatta acımasızca katledilmektedir. 

ABD ve İsrail’in akıl ve mantıktan yoksun, hak ve hukuktan bihaber yürüttükleri savaş bölgemizi ateşe atarken, Türkiye’nin barış ve istikrar için yürüttüğü yapıcı rol, tüm dünyanın takdirini kazanmaktadır. 

Bölgesinde samimiyetle barış isteyen, komşularında birlik ve bütünlüğü en çok isteyen de yine Türkiye’dir. 

Doğu Akdeniz'de huzur aranıyorsa Türkiyesiz olmaz. 

Balkanlarda istikrar, Kafkaslarda düzen Türkiyesiz kurulamaz. 

Halep'ten Basra'ya kadar sulh isteniyorsa Türkiyesiz yapılamaz. 

Onun içindir ki; oyalama taktikleri bırakılmalı acilen savaş durmalı, kan ve gözyaşından beslenenlere set çekilmelidir. 

Bölgede yaşanan insanî kriz ve tüm dünyada etkileri hissedilen ekonomik maliyet her geçen gün büyümektedir. 

Böyle devam ederse küresel düzeyde onarımı mümkün olmayan ekonomik kayıplara siyasi kayıplar eklemlenecektir.

"ABD bölgeden derhal çekilmelidir"

Daha fazla bu savaş devam etmemeli, İran halkı ile birlikte ABD ve İsrail halkı da yöneticilerinin sonu belli olmayan felaket senaryolarına mahkûm edilmemeli, ABD bölgeden derhal çekilmelidir.

Trump mademki “İran’da vurmadık bir şey kalmadı” diyor, mademki “İran artık toparlanamaz” diyor, madem “tüm üretim hatlarını, füze rampalarını, askeri tesisleri yok ettim” diyor, o halde savaşı bitirsin, bölge halkı nefes alsın, küresel ekonomi kriz sarmalına girmeden toparlansın, insanlık daha fazla endişe etmesin.

Mademki uluslararası kuruluşlar yetersiz, ABD “NATO’yu görevini yapmamakla suçluyor, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere oturup uluslararası kurumları, küresel sistem ve düzeni, yeniden ve mevcut şartlara uygun olacak şekilde inşa edip daha adaletli hale getirmeyi konuşalım. 

Ama işe, önce İsrail’in dünya için tehdit ve tehlike üreten barbar rejimini değiştirmekle ve İsrail’in işlediği suçlardan dolayı yargı sürecini nihayete erdirip Netanyahu başta olmak üzere suçluları cezalandırmakla başlayalım. 

İnsanlığın huzuru, dünyanın adaleti, küresel barışın ihyası için atılacak her adıma Türkiye şüphesiz sonuna kadar destek olacaktır. 

Barış ve arabuluculuk için çaba gösteren diğer ülkelerle birlikte ortak bir yol haritası belirlenebilecektir. 

Bize göre gelinen bu noktada,

•    ABD derhal bu savaşı durdurmalı ve bölgedeki varlığını sonlandırıp çekilmelidir.
•    ABD İsrail’e kayıtsız şartsız destek vermekten vazgeçmeli, siyasi baskı uygulamalıdır.
•    İslam ülkeleriyle Kudüs Paktı oluşturulmalı, ekonomik, siyasi ve askeri yeni bir birlik kurulmalıdır.
•    Doğu Akdeniz’in, Körfez’in ve Kafkasların siyasi ve ekonomik güvenliğini bölge ülkeleri sağlamalı, bölgesel gelişmeler ABD yahut başka bir ülkenin müdahalesine ve insafına terk edilmemelidir.
•    Ukrayna-Rusya savaşı sonlandırılmalı; bunun için Türkiye ile birlikte Türk Devletleri Teşkilatı gibi yeni aktörler devreye girmelidir.

Şüphe yok ki Türkiye tüm bu süreçlere ev sahipliği yapabilecektir. 

NATO’nun etkin üyesi aynı zamanda birçok doğu ittifakına üye olan Türkiye, diğer arabulucu ülkelerle birlikte, bölgesel dinamikleri dikkate alan bir politika ortaya koyabilme potansiyeline sahiptir. 

Türkiye, sözüne güvenilen itibar edilen, kudretli ve kabiliyetli bir ülkedir. 

O sebeple küresel barış ve huzur için atılacak her adımda, başlatılacak her girişimde Türkiye’nin etkin bir rol üstlenmemesi için hiçbir sebep yoktur.

Üstelik Sayın Cumhurbaşkanımız bölge ülkeleriyle birlikte savaşan tarafların inandığı ve güvendiği bir liderdir."

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...