Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreter Yardımcısı, İzmir Milletvekili ve TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Üyesi Tamer Osmanağaoğlu, 4 Ocak 2026 tarihinde Menemen Patnoslular Derneği’nde düzenlenen programda önemli açıklamalarda bulundu.
Konuşmasında birlik, kardeşlik ve samimiyet vurgusu yapan Osmanağaoğlu, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu “Terörsüz Türkiye” ülküsünün milletçe sahiplenilen tarihi bir hedef olduğunu ifade etti.
Osmanağaoğlu'nun açıklamasının tamamı şu şekilde:
Şüphesiz bizim en önemli referansımız samimiyetimiz, en sarsılmaz harcımız muhabbetimiz, en temel direğimiz ise tarihin ve talihin bahşettiği kardeşlik hukukumuzumdur.
Bu öyle bir samimiyet ki; kapıyla kilidin birbirini tamamladığı kucaklaşmanın verdiği bir samimiyettir. Bu öyle bir harç ki; çatıyla temelin sarsılmaz bir şekilde, bir bütün olmasına vesile olan harçtır. Bu öyle bir hukuk ki; millet mefhumumuzun oluşmasında ilk sözün de son sözünde bu toprakların evlatlarına ait olduğunu teyit eden bir hukuktur.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE AÇIKLAMASI
Dolayısıyla; yine bu toprakların evladı, kuzeyi- güneyi, doğusu- batısı fark etmeksizin, bu memleketin sevdalısı, Türkiye Cumhuriyeti’nin aşığı Liderimiz Sayın Bahçeli’nin hepimizi heyecanlandıran Terörsüz Türkiye ülküsü de en az O’nun kadar samimiyet barındıran bir süreç olarak önümüzde durmaktadır. Hepimizi heyecanlandıran ve arifesine eriştiğimiz Terörsüz Türkiye; şüphesiz sadece bölgesel değil cihan şümul ülkülere sahip Türk milletinin de sahiplendiği ve arzuladığı bir süreç olmuştur.
Yani Terörsüz Türkiye; devletiyle ve milletiyle kucaklanmış, asırları aşan bir kardeşlik hukukundan beslenen gücüyle, asırlar sonrasına hazırlanan Türkiye’nin temellerini oluşturan bir devlet politikasına dönüşmüştür.
Milli iradenin tarihi yolculuğuna hep birlikte şahitlik ettiğimiz, şahitlik etmekle kalmayıp bu yolculuğun kahramanları olmak için öne çıktığımız böylesine bir zamanda sizin samimiyetini görmek, aynı duaya amin dediğimizi görmek şüphesiz oldukça değerlidir. Kıymetli Hemşehrilerim; Şirazlı Sadi der ki; “İki şey akıl hafifliğini gösterir: Konuşacak yerde susmak, susacak yerde konuşmak.”

"Şimdi konuşma zamanıdır"
Şimdi konuşma zamanıdır. Şimdi geleceğin Lider Ülke Türkiye’si için, evlatlarımızın huzurla yaşayamaya devam edeceği bir Türkiye inşası için konuşma vaktidir.
Çünkü ağzımızdan çıkacak her söz kemalini bulmuş aklın ürünü sözlerdir. Dilimizden dökülen her cümle boş sözlerin zevaline vesile olacak sözlerdir. Yüreğimizden kopan her sözcük ahlak ve adalet duygumuzun ürünüdür. Siyasetimizde sözlerimiz kadar nettir. Toz bulutunun arasında kaybolmayacak kadar kesin, hiç kimsenin tasdikine ve tebrikine minnet duymayacak kadar da samimidir. Zihni, zikri ve zihniyeti bozuk olanlarla vakit kaybetmeyecek kadar da kararlıyız.
Unutulmasın ki; Terörsüz Türkiye; ortak servetimiz olan değerlerimizin ortaya çıkarttığı bir cevherdir.
Terörsüz Türkiye; her zaman doğruyu, adil olanı ve iyiyi kendisine düstur edinmiş, hepimizin mensubu olmakla övündüğümüz Türk milletinin en kıymetli bir ana hedeftir. Allah’a hamdolsun; hırs ve ihtirasla değil, akılla, mantıkla ve sevgiyle bu büyük hedefi gerçekleştirmenin onurunu ve gururunu hep birlikte yaşayacağımız günler de yakındır.
Saygıdeğer Liderimiz Devlet Bahçeli’nin ifade ettikleri gibi: “Akıl ve gönül ihtişamıyla, ahlak ve adalet itibarıyla karşımıza Bizans surları gibi dikilen sorunları çözecek, hepsinin üstesinden gelecek kabiliyet ve kapasiteye hamd olsun sahibiz. Biz taşlara değil, arasında filizlenip demet demet gün yüzüne çıkan çiçeklere bakıyoruz. Bardağın boş kısmıyla değil, dolu olan bölümüyle ilgileniyoruz.”
Her şeyden önce birbirimizi sevmemiz gerektiğini biliyoruz ve birbirimize karşı muhabbetimizi pekiştiriyoruz. Her şeyden önce biz birbirimize saygı duyuyoruz ve hürmetimizin gereğini yapıyoruz. Kaderi bir yazılmış Türk milletinin her bir mensubunun birbirinin kulağı gözü olduğunu unutmuyoruz, unutanlara ise hatırlatıyoruz. Türkiye Yüzyılında; Milli birlik ve kardeşliğimizin temelini de bizi biz yapan değerlerle tahkim ediyoruz.
Türkiye’nin geleceğini karanlık görenlere inat aydınlık şafakların habercisi olmaya özen gösteriyoruz. Onlarca yıldır; başta terör belasıyla parçalanmak istenen kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine artık tahammülümüz kalmadığını da açık ve seçik bir şekilde ifade ediyoruz.
Gerçeği ifade etmekte ve gerçek belaları def etmekte tereddüdümüz yoktur. Tecrübelerden ders almak varken sloganvari sözlerle romantizm peşinde koşanlarla kaybedecek vaktimiz yoktur. Unutulmasın ki; bizim gerçeklerimize, hayallerinde bile erişemeyecek olanların bize ders vermeye de sınır çizmeye de hakkı yoktur. Hiç kimsenin de haddi değildir.

"HUZURUN ANAHTARI ELİMİZDE"
Diyoruz ki vakit tamamdır. Diyoruz ki huzurun anahtarı elimizdedir. Diyoruz ki; bu anahtarın açacağı kapı da hemen önümüzde durmaktadır. Dileğimiz aralanan o kapının sonuna kadar açılması, hayırlısıyla Türk milletinin omuz omuza o eşiği aşması ve kapının ardında bizi bekleyen geleceğin lider ülkesi Türkiye’ye kucaklaşarak ulaşılmasıdır.