Kültür ve Turizm Bakanlığı, 21 Mart Uluslararası Nevruz Günü kapsamında anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev ve beraberindeki Türk Cumhuriyetleri heyeti, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından Bakanlıkta kabul edildi.
Heyetin karşılanmasıyla başlayan programda Bakan Ersoy’a Nevruz geleneğinin simgelerinden semeni tepsisi takdim edildi. Sembolik yumurta tokuşturma ritüelinin gerçekleştirildiği buluşmada Türk dünyasından gelen sanatçılar müzik performansları sergilerken hatıra fotoğrafları da çekildi.

'Türk dünyası için birlik hayati önemde'
Birlik mesajının öne çıktığı basına kapalı olarak gerçekleştirilen programda Ersoy, dünyanın içinden geçtiği zorlu sürece dikkat çekerek Türk dünyası için birlik ve beraberliğin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Bakan Ersoy şu ifadeleri kullandı:
“Dünya maalesef çok sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Yakın coğrafyamızda, komşularımızda insan vicdanında onulmaz yaralar açan soykırımlara, iç savaşlara, işgallere tanıklık ediyoruz. Atalarımızın, ‘Zulüm avludan girse, kanun bacadan çıkar’ sözünü doğrular şekilde uluslararası hukuk tamamen ortadan kalkmış, umursanmaz hale gelmiş durumdadır. Bütün bu yaşananlar bize bir olmanın, birlikte kalmanın ne denli hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir.”

'Birlik Kültürle Yaşar'
Türk dünyasının birliğinin sadece söylemlerle değil, kültürel ve tarihî değerlerin korunmasıyla mümkün olacağını belirten Ersoy, değerlendirmelerinde şu ifadelere yer verdi:
“Birlik; kuru bir sözden, dönemsel birlikteliklerden, siyasi ve politik söylemlerden öte, akılda ve gönülde yani duyguda ve fikirde olmak zorundadır. Kadim Türk milletinin birliği; öz benliğine karşı sahip olduğu farkındalıkla, bu benliği var eden gerek tarihi gerek kültürel değerleri sahiplenmeyle ve elbette onları yaşatıp nesillerine aktarmasıyla ancak mümkün ve kalıcı olacaktır. Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı bütün bunların gerçekleşmesini mümkün kılmak ve sürekliliğini teminat altına almak fikriyle vücuda getirilmiş bir kurumdur. TÜRKSOY çatısı altında, Türk milletinin kimlik ve karakter hafızası muhafaza edilmektedir.”
'DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKMALIYIZ'
Bakan Ersoy, kültürel değerlerin korunmasının önemine dikkat çekerek konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu
“Bunun ne kadar vazgeçilmez olduğunu anlamak için dünyanın herhangi bir bölgesine, herhangi bir kültüre bakmak ve popüler kültür denen tüketime dayalı dipsiz kuyunun söz konusu kültürlerdeki etkisini, sebep olduğu bozulmayı, yıkımı ve sonuçta yitirilen millî ve manevi ortak hafızayı görmemiz yeterlidir. Bunun bizim nesillerimize bulaşmasına, bu kaybın yaşanmasına müsaade edemeyiz. Unutmayalım ki karşımızda hedef gözeten bilinçli bir hareket vardır, dolayısıyla uyanık olmak ve özümüzü korumak bizim sorumluluğumuzdadır. Küçük büyük demeden bizi biz yapan her ayrıntıya, her değere ve unsura, her insana ve esere sahip çıkmak zorundayız.”

'Nevruz, Türk tarih ve kültürünün bütüncül bir yansımasıdır'
Nevruz’un yalnızca bir bahar bayramı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Bakan Ersoy, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Kültürümüzde sebepsiz bir değer, içi boş bir unsur yoktur. Nevruz’u kutlamak elbette çok önemlidir ama neden bahar bu kadar kıymetlidir sorusunu çocuklarımıza sordurmak ve cevabını vermek gerekir. Çünkü o cevapta Türk milletinin tarih sahnesine çıktığı coğrafya, o coğrafyanın iklimi ve bitki örtüsü, buna bağlı benimsenen hayat tarzı ve o hayatın beslediği bütün bir kültür ve tarih yatar. O yüzdendir ki Nevruz’a sadece Bahar Bayramı dersek çok eksik olur. Nevruz, Türk tarih ve kültürünün bütüncül bir yansımasıdır.”

'anlatmaya ve yaşatmaya devam edeceğiz'
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Türk dünyasına yönelik çalışmalarını sürdüreceğini belirten Ersoy, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Türk Dünyası dediğimiz bu büyük ailenin şanlı tarihini, eşsiz kültürünü kadim geçmişimize, bina ettiğimiz ve dünyayı şekillendirmiş medeniyetimize layık olacak şekilde anlatmaya, yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğiz. Bunu; nedeniyle, niçiniyle, sebebiyle, sonucuyla yapacak; sıradanlaşmaya, basitleşmeye, özünden ve gerçekliğinden kopmalara müsaade etmeyeceğiz. Bu yolda bütün kardeşlerimizle omuz omuza yürümeyi, Türk Cumhuriyetlerinde atılacak adımları desteklemeyi, ortak uluslararası kurumlarımızın çalışmalarına TİKA, YTB, Yunus Emre Enstitüsü ve Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün kamu ve kültür diplomasisi sahasındaki güç ve tecrübelerini aktararak katkı sunmayı sürdüreceğiz. Bu hususta irademiz ve kararlılığımız tamdır.”
Ersoy konuşmasının sonunda, Türk dünyasının varlığı yolunda ilmiyle, fikriyle, sanatıyla ömrünü vakfetmiş, canından geçmiş, kanını dökmüş bütün geçmişlerimizi de saygıyla, minnetle, rahmetle andı.