Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türk milletinin işgal yıllarında verdiği bağımsızlık mücadelesine dikkat çekti. Geylan, 19 Mayıs 1919’un milli direnişin başlangıcı olduğunu belirterek, Türk milletinin esarete boyun eğmeyen karakteriyle bağımsızlığına sahip çıktığını ifade etti.
“AZİZ MİLLETİMİZ EMPERYALİST DEVLETLER TARAFINDAN KUŞATILDI”
Talip Geylan açıklamasında, 1. Dünya Savaşı sürecinde Türk milletinin büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldığını belirtti. Trablusgarp ve Balkan savaşlarının ardından başlayan savaşların milleti ağır şartlar altında bıraktığını kaydeden Geylan, Türk milletinin yokluk ve imkansızlıklara rağmen bağımsızlığı uğruna mücadele ettiğini söyledi.
Geylan, Çanakkale Savaşları’nda verilen mücadelenin Türk milletinin bağımsızlık ruhunu tüm dünyaya gösterdiğini belirterek, “İmanla, ferasetle, azim ve cesaretle verilen bu menkıbevî mücadele, Türk milletine vurulmak istenen prangaya asla boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya bir kez daha gösterdi” ifadelerini kullandı.
MONDROS MÜTAREKESİ VE İŞGAL SÜRECİNE DİKKAT ÇEKTİ
30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi ile Osmanlı Devleti’nin fiilen sona erdirildiğini ifade eden Geylan, milletin egemenlik haklarına ağır darbeler vurulduğunu belirtti.
15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgal edilmesiyle birlikte Mustafa Kemal Paşa’nın milli mücadeleyi örgütlemek için harekete geçtiğini aktaran Geylan, Mustafa Kemal Paşa’nın askeri dehası, güçlü öngörüsü, çelik iradesi ve Türk milletine olan inancıyla bağımsızlık mücadelesinin lideri olduğunu söyledi.
BANDIRMA VAPURU TARİHİ GÖREV ÜSTLENDİ
Mustafa Kemal Paşa’nın milli uyanışı başlatmak için zaman kaybetmeden harekete geçtiğini kaydeden Geylan, Bandırma Vapuru’nun tarihi bir görevi yerine getirdiğini belirtti.
Geylan açıklamasında, 16 Mayıs 1919’da Galata Rıhtımı’ndan hareket eden Bandırma Vapuru ile yapılan yolculuğun vatana adandığını ifade ederek, Mustafa Kemal Paşa ile birlikte Kurmay Albay Refet Bele, Kurmay Albay Kâzım Dirik, Kurmay Yarbay Mehmed Arif Bey, Kurmay Binbaşı Hüsrev Gerede, Dr. Albay İbrahim Tali Öngören ve diğer silah arkadaşlarıyla fedakâr gemi mürettebatının Samsun’a doğru yola çıktığını kaydetti.
Bandırma Vapuru’nun yalnızca insanları değil, aynı zamanda milletin umudunu ve bağımsızlık iradesini taşıdığını vurgulayan Geylan, şu ifadeleri kullandı:
“Bandırma Vapuru aynı zamanda aziz milletimizin umudunu, bağımsızlık arzusunu, emperyal güçler karşısında sarsılmaz iradesini de yüklenmişti. Hedef; millî mücadeleyi omuzlamak, emperyalist saldırıları geri püskürtmek, ay yıldızlı al bayrağımızı gönderden indirmemek, manda ve himayeye karşı durmak ve nihayetinde bağımsızlığı sağlamaktı.”
HAVZA, AMASYA, ERZURUM VE SİVAS VURGUSU
Anadolu’da direnişin kıvılcımlarının kısa sürede büyüdüğünü belirten Geylan, Mustafa Kemal Paşa önderliğinde milli mücadele ruhunun güç kazandığını söyledi.
Havza ve Amasya Genelgesi ile Erzurum ve Sivas Kongresi gibi tarihi adımlarla milli bilincin oluşturulduğunu ifade eden Geylan, “Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz” kararının Türk milletinin ortak manifestosu haline geldiğini kaydetti.
TBMM’NİN AÇILIŞINA DİKKAT ÇEKTİ
Kurtuluş Savaşı’nın en zorlu dönemlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 23 Nisan 1920’de açıldığını belirten Geylan, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesinin Türk milletinin kaderine yön verdiğini ifade etti.
TBMM’nin hem Kurtuluş Savaşı’nın karargahı hem de yeni Türk devletinin temellerinin atıldığı milli iradenin merkezi olduğunu kaydeden Geylan, Türk milletinin büyük bir zaferle bağımsızlığına kavuştuğunu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğunu söyledi.

“19 MAYIS, BAĞIMSIZLIK ANDIDIR”
Geylan açıklamasında 19 Mayıs’ın anlam ve önemine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“19 Mayıs, istiklal yolunda ilk adımdır. 19 Mayıs; işgale karşı kıyama duran Türk milletin tarihine yazılmış bağımsızlık andıdır. 19 Mayıs; vatanı, bayrağı ve milleti uğruna her türlü fedakârlığı göze alan ecdadımızın, tutsaklığa boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya ilan ettiği diriliş günüdür. 19 Mayıs; Türk milletinin ebedî varlığı uğruna öne atılan yiğitlerin, vatan topraklarını bölüp parçalamayı hedefleyen dış güçleri bertaraf ederek millî şahlanışı başlattığı gündür. 19 Mayıs; devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk gençliğine bıraktığı en kıymetli emanetlerden biridir.”
“ATATÜRK, GELECEĞİ TÜRK GENÇLİĞİNE EMANET ETTİ”
Atatürk’ün Türk gençliğine büyük güven duyduğunu belirten Geylan, gençlerin Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerini koruma sorumluluğunu taşıdığını söyledi.
Türk gençliğinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu özümsediğini ifade eden Geylan, gençlerin ülkenin bölünmez bütünlüğüne, Türkçeye, Ankara’nın başkent oluşuna ve anayasal değerlere sahip çıktığını belirtti.
Geylan ayrıca, Anayasa’nın 42’nci ve 66’ncı maddelerine dikkat çekerek, Türk gençliğinin milli kimliğe, birlik ve beraberliğe sahip çıktığını ve milli bekanın teminatı olduğunu kaydetti.
“GENÇLER HER ALANDA GÜÇLÜ OLMALIDIR”
Türk gençliğinin bilimde, sporda, sanatta, ekonomide ve siyasette ülkeyi ileriye taşıma sorumluluğu üstlendiğini belirten Geylan, gençlerin uluslararası alanda rekabet edecek iradeye sahip olduğunu ifade etti.
Ülkeyi yönetenler ve toplumun tüm kesimlerinin temel görevinin gençleri desteklemek olduğunu belirten Geylan, eğitim süreçlerinin en verimli şekilde tamamlanmasına imkan sağlanması gerektiğini kaydetti.
19 MAYIS MESAJIYLA TAMAMLADI
Talip Geylan açıklamasının sonunda, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayarak, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını ve şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla andıklarını ifade etti.
Geylan, Türkiye Cumhuriyeti’nin sonsuza kadar yaşatılacağına vurgu yaparak, “Bu cennet vatan, onlardan bize yadigârdır. Bu kıymetli emaneti azim ve kararlılıkla ebediyen korumaya ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini sonsuza dek yaşatmaya ant içiyoruz” dedi.