Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Ankara'da düzenlenen Türk İmar-Sen’in 8. Olağan Genel Kurulu toplantısında konuştu.
“Sendikal mücadelemiz 18 Haziran 1992 yılında başladı” diyen Kahveci şunları söyledi:
“Çok şükür ki o gün bu temelleri atanlara minnettarlığımızı her toplantımızda hep bir araya geldiğimizde ifade ediyoruz. Kıymetli büyüğümüze. Kurucu Genel Başkanımız Ali Işıklar Bey'e. Sağlık sıhhat, afiyet diliyoruz. Ali Ağabeyimiz mümkün olsa da bu toplantılara gelip bu heyecanı, bu coşkuyu Türkiye Kamu-Sen'in sendikal mücadeledeki geldiği noktayı şahit olmuş olsa. Ama biz zaman zaman kurumumuza davet ediyoruz. Onun geçmiş tecrübelerinden faydalanmak için değerlendirmelerini de alıyoruz. Türkiye Kamu-Sen kurulurken bir sendikal mücadeleden öteye bir sivil toplum kuruluşu. Daha öteye, ülkesine, milletine sadakatle bağlı olan insanların bir araya gelerek oluşturmuş olduğu çok güçlü, kararlı, ilkeli gerçek dost olan bir sivil toplum kuruluşu. 1992'den bu tarafa da inşallah bu değerlerini bir kenara bırakmadan o milli ve manevi değerlere sahip çıkılarak sendikal mücadelesini güçlü kılmaya devam ediyoruz. Çünkü biz şuna inanıyoruz, bu ülkede yaşıyoruz. Bu ülkenin değerleriyle ters düşen bu milletin değerleriyle ters düşen hiçbir sivil toplum kuruluşu geleceği tanzim edemez, geleceğe yürüyemez."
'Türk milletinin değerleriyle ters düşmeyeceğiz'
"Türkiye Kamu-Sen, aziz Türk milletinin değerleriyle bütünleşmiş, onların değerleriyle ters düşmeden, milli ve manevi değerlerine de sahip çıkarak sendikal mücadelesini kesintisiz sürdürüyor. Biz tabii ki o değerleri asla yıpratmayacağız, onları içselleştireceğiz. Zaten öyle kurumsal anlamda ve Anayasamızın ilk 4 maddesinde anlamını bulan değerleri de bir kenara koymadan Anayasanın kırkıncı maddesindeki eğitim dilinin Türkçe olduğu ifadesi 66 maddedeki vatandaşlık tarımını da Türkiye Kamu-Sen kuruluşundan bugüne hep savunmuş, bundan sonra da savunmaya devam edecek. Çünkü siz üzerinde yaşayabileceğiniz bir vatan toprağınız yoksa bir devletiniz yoksa ne sendikal mücadeleden bahsedersiniz, ne temel hak ve özgürlüklerden bahsedebilirsiniz ne de diğer haklarınızı kullanabilirsiniz. Onun için her şeyden önce Türkiye. Dolayısıyla Türkiye Kamu-Sen'in boşuna söylenmiş sözler değil.”
'devletimize sahip çıkacağız'
Sahiplenerek çalışanlarımızın haklarını daha ileriye götürülmesi noktasında mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, “Evet, biz devletimizi seviyoruz, milletimizi seviyoruz, devletimize sahip çıkacağız. Türkiye Kamu-Sen, işte bu sevda ve değerlerle bütünleşmiş bir sivil toplum kuruluşu olarak hem içeride hem dış dünyada sendikal mücadeleye yeni bir anlayış, yeni bir bakış açısı, yeni bir yol açmıştır. Klasik sendikacılığın dışındadır. Yani sadece efendim, bizim şartlarımız iyi olsun, biz iyi şartlarda çalışalım, ücretlerimiz daha iyi olsun ama bizden başkasının durumu ne olursa olsun anlayış içerisinde değiliz. 86 milyonun bütün sosyal katmanlarıyla refah seviyesini yükselmesi için elinden gelen gayret ve çabayı sarf ediyoruz” dedi.
'Türk İmar-Sen yetkiyi alacak'
Kahveci, “Ülkemizin değerleri yükselmesi anlamında da 4 milyon kamu görevlisi, 2.5 milyon da emeklimiz kamuya hizmet etmiş insanlarımız. Onları da tabii ki hem çalışma şartlarını iyileştirmesi hem insanca yaşayabilecekleri ücret almaları noktasında. Gayretle çabamızı sürdürüyoruz. Tabii bunlardan en önemli husus birimlerden birisi de işte Türk İmar Sen, çok güçlü bir sendikal mücadele ortaya koyuyor. Biraz önce istatistikte gördük. Yetkili sendika olma hedefine adım adım yaklaşıyor. Türk İmar-Sen bu sene yetkili sendika olacak” diye konuştu.
'Yangın çıktığında alana koşan sizlersiniz'
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Kahveci sözlerine şöyle devam etti:
“Dünyanın üzerinde durduğu küresel ısınma, iklim değişikliği konusu. Buna bağlı olarak yağış rejimlerinde meydana gelen değişimler paralelinde artan sel, su baskını, çığ, yangın gibi doğal afetlerde ülkemizin deprem bölgesi olması dolayısıyla hem imar çalışmaları hem de binaların güçlendirilmesi çalışmaları hem de ortaya çıkan deprem felaketlerinde arama kurtarma faaliyetlerini içeren hizmetlerde. Asya ile Avrupa arasında köprü olan ülkemizin ulaşım ağının geliştirilmesi ve yurdumuza önemli katma değer sağlaması yoluyla imar hizmet kolu çalışanlarımız son derece anlamlı önemli görevler üstlenmiş durumdadırlar. Bayındırlık, inşaat ve köy hizmet kolu sadece beton döken plan çizen ölçüm yapan bir alan değildir. Bu hizmet kolu vatanının tapusunu tutar. Yollarını açan şehirlerini ayağa kaldıran enkaz altında cankurtaran bir emek dostudur. Tapu kadastroda mülkiyetinin teminatı sizlersiniz. Kara yollarının ulaşımının güvencesi sizlersiniz. AFAD'da umudun ilk sesi sizlersiniz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği alanında geleceğin mimarı sizlersiniz. Bugün dünya küresel ısınmayı konuşuyor, iklim değişikliğini, kuraklığı seli, yangını tartışıyor. Sel bastığında sahaya inen sizlersiniz. Yangın çıktığında alana koşan sizlersiniz. Deprem olduğunda enkazın başına ilk giden yine sizlersiniz. Ne yazık ki Türkiye bir deprem ülkesi bu gerçeği en acı şekilde asrın felaketinde hep beraber yaşadık. O gün şehirler yıkıldı ama umut tükenmediyse ve o enkazdan yepyeni hayatlar yeşerdi ise bunun en büyük sebebi imar. Hizmet kolu çalışanlarının östermiş olduğu üstün başarıdır. Bu vesileyle asrın felaketinin ardından yıkılan şehirlerin yeniden inşa edilmesi, konutların yapılması, yaraların sarılması konusunda Sayın Bakan başta olmak üzere çaba ve gayretleri gösteren herkesi takdir ettiğimizi buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz.”
'Maddi yardımlarımızı AFAD üzerinden ulaştırdık'
“Bir de şunu da ifade etmek isterim ki, Türkiye Kamu-Sen'in 600 bin üyesiyle 13 şehrimizde yaşanan asrın felaketinde depremin ikinci günü bütün teşkilat yöneticilerimiz, genel başkanlarımız, genel merkez yöneticilerimiz deprem sahasındaydı. Sağlık çalışanları ordaydı afat çalışanları ordaydı, öğretmenlerimiz ordaydı, din görevlilerimiz ordaydı. Velhasıl, sendika yöneticilerimizin tamamı doğrudaydı. Türkiye Kamu-Sen'in maddi manevi ki biz maddi yardımlarımızı AFAD üzerinden ulaştırdık bölgeye. Aynı zamanda ayni yardımlarımızı da buradan organize ederek alana vatandaşlarımızın yaralarının sarılması noktasında gerçekten çok üstümüze düşen vazifeyi layıkıyla yaptığımız kanaatindeyiz. Tabii ki deprem yaşandığında o sene yaptıktan sonra bırakmadık. Yıl dönümünde evet yıl içerisinde arkadaşlarımız ile deprem bölgesinde yaraları sarılması, oradaki vatandaşlarımızla beraber olma noktasında güçlü bir çalışma ve irade de ortaya koydu. Gecesini gündüzüne katan enkazda günlerce aralıksız çalışan, yıkılan yerleri yeniden ayağa kaldırmak için aylarca sahada kalan siz değerli kamu çalışanlarının fedakarlığı da bu milletin vicdanında ve yönünde yer etmiştir.”
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Kahveci, “Türk Sağlık sendikasının Hatay Şube Başkanı enkaz altında kaldı, hayatını kaybetti. Türk Eğitim sendikamızın yönetim kurulu üyesi enkaz altında kaldı, hayatını kaybetti. Ailelerini yalnız bırakmadık, yakınlarını yalnız bırakmadık. Onlarla acısını paylaşma noktasında da gayretimizi gösterdik” dedi.
'Türk İmar-Sen suskun bir seyirci olmadı'
“Bugün imar hizmet kolu çalışanlarının fazla mesai ücretleri, fiili hizmet zammı, koruyucu giyim yardımı arazi tazminatı gibi haklı talepleri karşılık bulmayı beklemektedir” diyen Kahveci sözlerini şöyle sürdürdü:
“Risk var, sorumluluk var, fedakarlık var ama iş haklı teslim etme konusunda geldiğinde ayak sürmememiz gerekir. Biz buna razı değiliz, Türk İmar-Sen buna razı değildir. Emeğin karşılığı verilmezse adalet de ayakta durmaz. Türk İmar-Sen işte tam da bu noktada vardır. Bugüne kadar Türk İmar-Sen suskun bir seyirci olmadı. Halkın yanında dimdik duran bir köprü oldu. Inanıyoruz ki daha güvenli şehirler için daha güçlü Türkiye için emeğin hak ettiği değeri bulduğu bir kamu düzeni için Türk İmar-Sen'in, Türkiye Kamu Sen'in mücadelesi sahada da karşılığını bulacak. Yetkiye emin adımlarla yürüyen Türk İmar-Sen yetkiyi Cumhuriyetin ikinci yüzyılında mutlaka alacak. Türkiye Kamu Sen hedefine emin adımlarla yürüyor. Bir hizmet koluna yetkiyi aldı. Kalan 10 hizmet kolunda da Türkiye Kamu Sen'e bağlı sendikalarımız yetkiye alıp 2027 yılı memurlarımız, emeklerimiz açısından yeniden bir toplu sözleşme yapacağımız yıldır. O yıla kadar inşallah masada Türkiye Kamu Sen güçlü bir şekilde bulunacak. Mücadeleyi sürdürürken değerlerden taviz vermeyeceğiz. Bir üye yapmak için günü kurtarmak için sendika da benimsemiş olduğunuz değerlerden asla taviz vermek vermeyin. Ahlaki değerleri bir kenara bırakarak sadece üye çoğunluğu sağlayacağım diye bir mücadele bizim benimsediğimiz bir mücadele değildir. Peygamber Efendimiz şöyle diyor, ”Şüphesiz ki ben güzel ahlakı tamamlamak üzere geldim." Evet, biz ahlaklı sendika yapmak için mücadele veriyoruz. Onun için de Türkiye Kamu Sen bu değerleri sahiplendiği için 34 sene, bu mücadeleyi zor şartlarda yürütmüş, kesintiye uğramadan yoluna devam ediyor. Bütün zorluklara, güçlüklere rağmen yani güven kapısı olmak, güvenilir olmak kolay olmuyor, işte bu değerlere sahip çıkarak güvenilir oluyorsunuz."