Bazı geceler vardır; saat kaç olursa olsun insanın içi uyanıktır. Kalabalıklar sessizleşir ama düşünceler susmaz. Berat Kandili de tam olarak böyle bir gecedir. İnsan, başını yastığa koysa bile zihniyle ayaktadır. “Acaba ben neredeyim, kalbim ne durumda?” diye kendine sorduğu bir durak gibidir bu gece.

Hadislerde anlatılan Berat gecesi nasıl bir gecedir?
Hadislerde Berat Kandili, rahmet kapılarının sonuna kadar açıldığı, affın olağan zamanların çok ötesine geçtiği özel bir gece olarak anlatılır. Rivayetlere göre Allah, bu gecede kullarına farklı bir merhametle yönelir; sadece hatalara değil, kalplere bakar.
Öyle ki bazı hadislerde, bu gecede affedilenlerin sayısı “bir kabilenin koyunlarının tüyleri kadar çok” diye tarif edilir. Bu ifade, rakam vermekten çok şunu anlatır:
Affedilmek isteyen için kapı kapalı değildir. Yeter ki insan, gerçekten dönmek istesin.

Peki bu gecede kimler affa daha yakındır?
Hadislerde çizilen tablo çok net ve çok insanîdir. Affa yaklaşanlar, kusursuz olanlar değil; hatasını fark edenlerdir.
- Yanlış yaptığını kabul edip içinden “Bir daha böyle yaşamak istemiyorum” diyenler
- Kalbinde biriktirdiği öfkeyi fark edip onu taşımaktan yorulanlar
- Kimseye bilerek zarar vermemeye çalışanlar
- Kendisine yapılanı unutmamış olsa bile affetmeye niyet edenler
- Uzun uzun değil, içten bir cümleyle bile olsa dua edenler
Hadislerde anlatılan affın anahtarı tam da buradadır: Samimiyet.

Hadislerde neden bazı kişiler uyarılır?
Bazı rivayetlerde, bu gecede affın dışında kalabileceği söylenen kişilerden bahsedilir. Ama bu ifadeler korkutmak için değil, uyandırmak içindir.
Bunlar genellikle:
Kalbini kinle kilitleyenler, yaptığı yanlışı doğru gibi savunanlar, başkasının hakkını umursamayanlar ve “Ben buyum, değişmem” diyenlerdir.
Yani mesele bir listeye girmek ya da girmemek değildir. Mesele, insanın kalbini açık tutup tutmadığıdır.

Berat Kandili’nin insana söylediği şey ne?
Berat Kandili, “Kim affedildi?” sorusundan çok, “Ben affedilmeye ne kadar yakınım?” sorusunu sordurur.
Bu gece, geçmişi tamamen silmez belki ama geleceği yeniden yazmak için kaleme mürekkep verir.
Dinî metinlerin işaret ettiği şey şudur:
Kalbi yumuşayan, yönünü iyiliğe çeviren, içtenlikle isteyen herkes için umut vardır.
Berat Kandili, gökten inen bir liste değil; insanın kendi içine dönüp, kalbini hafifletme gecesidir.