Türkgün | İslam ve Ahlak | Yetimlere sahip çıkmak neden bu kadar önemli? İşte bilinmeyenler

Yetimlere sahip çıkmak neden bu kadar önemli? İşte bilinmeyenler

Kalabalıklar arasında fark edilmeyen sessiz eksiklikler vardır; bir yetimin bakışı ya da bir ihtiyaç sahibinin sakladığı yük gibi… İşte bu noktada sorumluluk, yardımdan öte insan olmanın vicdanına dönüşür.

Kalabalıklar arasında fark edilmeyen sessiz eksiklikler vardır; bir yetimin bakışı ya da bir ihtiyaç sahibinin sakladığı yük gibi… İşte bu noktada sorumluluk, yardımdan öte insan olmanın vicdanına dönüşür.

Muhabir: Tülin Küre

Yetimlere ve ihtiyaç sahiplerine karşı sorumluluklarımız, belli günlerde hatırlanan bir yardım çağrısı değildir. Bu sorumluluk; birlikte yaşamanın ve vicdanla ayakta kalmanın doğal bir parçasıdır. Günlük telaşta fark edilmeyen bir eksikliği gidermek, bir yetime uzanan el ya da bir yükü hafifletmek, hayatın yönünü değiştirebilir.

YETİM KİMDİR, NEDEN DAHA FAZLA KORUNMAYA İHTİYAÇ DUYAR?

Yetim, anne ya da babasını kaybetmiş çocuktur. Ancak bu tanım, yaşanan gerçeğin ancak küçük bir kısmını anlatır. Yetimlik, çoğu zaman çocuk yaşta üstlenilen ağır bir hayata tutunma mücadelesidir. Güvende olma ihtiyacı, sevildiğini hissetme arzusu ve değer görme beklentisi bu çocuklarda çok daha derindir.

Toplumun yetimlere karşı sorumluluğu, onları yalnızca korumakla sınırlı değildir. Asıl mesele, hayata diğer çocuklarla eşit şartlarda tutunabilmelerini sağlamaktır. Eğitimine destek olmak, güvenli bir ortam sunmak, “sen değerlisin” duygusunu hissettirmek; bazen yapılan maddi yardımdan çok daha kalıcı izler bırakır.

İHTİYAÇ SAHİBİ OLMAK SADECE YOKSULLUK ANLAMI TAŞIMAZ

İhtiyaç sahibi denildiğinde çoğu kişinin aklına yalnızca maddi yoksunluk gelir. Oysa ihtiyaç, bazen bir tabak sıcak yemek, bazen bir kapı çalındığında duyulan ses, bazen de “yalnız değilsin” cümlesidir. Yaşlılar, engelliler, tek başına yaşam mücadelesi verenler ya da geçici bir krizden geçen aileler de bu çemberin içindedir.

Bu noktada sorumluluk, yalnızca para vermekle sınırlı kalmaz. Paylaşmak, hal hatır sormak, imkânı olanla olmayan arasında köprü olmak ve bunu yaparken kimseyi incitmemek, işin en hassas tarafıdır.

YARDIM EDERKEN ASIL DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NE?

Yardım, onur kırmadan yapılmalıdır. İhtiyaç sahibini teşhir eden, minnet duygusu yükleyen ya da rencide eden her davranış, niyet ne kadar iyi olursa olsun anlamını yitirir. Gerçek yardım; sessiz, samimi ve sürdürülebilir olandır.

Bir defalık destek yerine, imkanlar ölçüsünde düzenli katkılar sunmak; özellikle eğitim, sağlık ve temel ihtiyaçlarda kalıcı çözümler sağlar. Yardımın devamlılığı, verilen desteğin gerçekten karşılık bulmasını mümkün kılar.

TOPLUMSAL DAYANIŞMA NEDEN HEPİMİZİ İLGİLENDİRİR?

Yetimlere ve ihtiyaç sahiplerine sahip çıkan bir toplum, aslında kendi yarınlarını da güvence altına alır. Dayanışma kültürü güçlendikçe, insanlar arasındaki güven artar, sosyal yaralar daha hızlı sarılır. Bugün başkasının elinden tutan bir toplum, yarın kendi zor günlerinde de ayakta kalmayı başarır.

Yetim ve ihtiyaç sahiplerine karşı sorumluluklarımız, sırtımıza yüklenen bir ağırlık değil; insanlığımızı diri tutan, bizi birbirimize yaklaştıran sessiz ama derin bir bağdır.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...