Vicdan iflası...

YAYINLAMA:
Vicdan iflası...

Her zirvesinde hep aynı dilek ve temennilerde bulunuldu.

Son yıllarda insan haklarına değinilmeyen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na şahit olundu mu?

Uluslararası hukukun üstünlüğünden bahsedildi.

Dünya barışının altı çizildi.

Peki, bunca sözün ve temenninin karşılığı neden bir türlü sahada görülmedi?

***

Dünyada artan açlık, derinleşen krizler, alıp başını giden çatışmalar dilin söylediğini kulakların duymadığını gösterdi.

Kendi söylediklerine kendileri dahi inanmayanlar tüm olayları kılını bile kıpırdatmadan izledi.

Maalesef onlar için her şey sayılardan ibaretti.

Şurada şu kadar çocuk öldü, buradan bu kadar insan göç etti.

Anca çetele tutulup raporlar hazırlandı, açıklanan rakamların dünyanın vicdanının iflasını gösterdiği umursanmadı, bir türlü harekete geçilmedi.

***

En büyük hata, insana dair ne varsa yok etmek arzusunu her anlamda ortaya koyarak harekete geçen İsrail’i durdurmak için hiçbir şey yapılmamasıyla işlendi.

Nitekim sözde medeni dünyanın terör ve soykırım suçuna sessiz kalışı, barışın ve güvenliğin tesisi amacıyla kurulan kurumların bizzat kendisinin dünyayı ateşe verecek yangına odun taşıdığını gösterdi.

Bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı, bizzat kendi eliyle bu görevini icra edemez hale geldi.

Asıl cevaplanması gereken soru, çelişkilerin ortasındaki bir Birleşmiş Milletler’den gerçek anlamda bir irade beklemek mümkün olup olmadığıydı.

Tüm üyelerin aldığı ortak kararların bile önemi olmayan bir kurumun göstereceği iradenin anlamı olacağından kim bahsedebilirdi?

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan 16. kez hitap ettiği Birleşmiş Milletler kürsüsünden, “190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki, ne âdildir, ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Güvenlik Konseyi ‘Dünya 5’ten büyüktür’ ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir” ifadeleriyle bu durumun artık ortadan kaldırılması gerektiğine dikkatleri çekti.

“Gazze’de çocuklar, güven içinde olacak.

Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA’ları, SİHA’ları değil; özgürce süzülen uçurtmaları görecek.

Lübnan’da çocuklar gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak.

Asyalı emekçilerin alın teri, vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek.

Afrikalı kardeşlerimiz, geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak” sözleriyle Birleşmiş Milletlere olan güveni yeniden sağlayacak adımları sıraladı.

***

“Hatırlatmak isterim ki, bir gün herkes, insanlığın ortak vicdanına sığınmak zorunda kalacaktır.

Bugün kendimizi güven içinde, refah içinde, esenlik içinde hissedebiliriz.

Çatışma bölgelerinden, kriz bölgelerinden uzakta konfor içinde yaşayabiliriz.

Fakat yarın ne olacağını, başımıza ne geleceğini hiçbirimiz bilemeyiz” cümleleri dünyanın geleceği adına altını çizdiği en önemli noktaydı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihe adlarını insanlığın yaşadığı zulme sessiz kalanlar olarak yazdırmak istemeyenler için artık sözün değil, iradenin ve eylemin ortaya konulması gerektiğini bir kez daha hatırlattı.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...