Türkgün spor yazarları Tayfun Özsoy, Hakan Yaşar ve Ali Kunak; Futbol Gündemi’nde bir yandan Süper Lig'in kritik dönemecinde zirve yarışına ilişkin sorulamızı yanıtlarken öte yandan A Milli Futbol Takımı'mızın Dünya Kupası şansını değerlendirdi.
“lige odaklanmış bir Galatasaray göreceğiz”
TG-Spor: Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi’ne son 16 turunda veda ederken yaşanan sakatlıklar moral bozdu. Ligin son dönemecine girilirken Osimhen ve Lang’ın yokluğu Galatasaray’ı nasıl etkiler?
Tayfun Özsoy: Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’nde sınırlarını zorlayarak gelebileceği en iyi yere kadar geldi. Evinde kazandığı maçın rövanşında kendi oyununu oynamayıp, hiç başaramadığı geride savunmayı deneyince, yalnız maçı ya da turu değil, çekingenliğinin bedeli iki değerli oyuncusu kaybetti. Noa Lang devre arasında katıldığı takıma enerji katan, ancak kadroda seçeneğini bulunacak isim olarak çok boşluk yaratmayacaktır. Ancak, takımı Avrupa sıralamasının ilk sıralarına taşıyan ön alan baskısı gollerinin en temel direği Victor Osimhen’in yokluğu sorun olacaktır. Yine de küstürülmesine ya da küsmesine rağmen Mauro Icardi gol, Barış, Yunus, Sara ön alan baskısı eksiğini giderebilir.
Hakan Yaşar: Artık lige odaklanmış bir Galatasaray göreceğiz. Galatasaray, Osimhen’e bağımlı görülüyor ama kaybedilen 14 puanın 9’unda Osimhen sahadaydı. 3 yıldır şampiyonlukta Aslan payını Icardi ve Osimhen alsa da anahtar güçlü orta sahaydı. Trabzonpor, Göztepe, Kocaeli ve Gençlerbirliği ile 3‘ü deplasmanda oynanacak 4 maçta, Osimhen ve Lang’ın yokluğu kadar Sara-Torreira-Lemina’nın performansı, kulübeden Yıldıray’ın katkısı kritik. Orta saha güçlü kalırsa golü birileri atar. Galatasaray, bu 4 maçı aldığı taktirde zaten Fenerbahçe derbisine ligi matematiksel olarak bitirmek için çıkar.
Ali Kunak: Galatasaray, Liverpool karşısında sadece turu kaybetmedi çok da önemli iki sakat verdi. iki önemli oyuncunun olmaması, galatasaray için büyük dezavantaj. Fakat yinede, kadro genişliği bakımından diğer takımlara göre daha iyi durumda olansa Galatasaray. 2 sene öncenin kahramanı olan İcardi'nin göstereceği performans son derece önemli. Eğer Icardi geçmişteki Icardi'nin yarısı kadar oynarsa Galatasaray, şampiyonlukta yoluna sıkıntısız devam eder. Ama Icardi'nin performansı yeterli olmazsa, iş Fenerbahçe ve Trabzon'un puan kaybetmemesine bakar.
"sarı lacivertlilerin yarışta kalabilmesi, sinirlerinin sağlamlığına ve camia olarak bütünleşmesine bağlı"
TG-Spor: Domenico Tedesco ile devam kararı alan Fenerbahçe, Süper Lig’de kritik puan kayıplarının ardından Gaziantep FK karşısında moral buldu. Sarı-lacivertliler kalan bölümde şampiyonluk yarışına tutunabilir mi?
Tayfun Özsoy: Fenerbahçe, üst üste yaşadığı sıkıntılardan kurtulmak için en uygun rakibi Gaziantep FK’yı bu sezon iki maçta olduğu gibi farklı yenerek moral buldu. Milli arada eksiklerinin katılmasıyla tam kadroya kavuşacak sarı lacivertlilerin geride kalan haftalardan farklı bir yarışı daha olacak. Fenerbahçe, artık Galatasaray’ı yakalamak için ter dökerken, diğer yandan averajla önünde bulunduğu Trabzonspor’a koltuğunu kaybetmemek için mücadele edecek. Her ne kadar başkan Sadettin Saran güven verse de dengeleri pamuk ipliğine bağlı sarı lacivertlilerin yarışta kalabilmesi, sinirlerinin sağlamlığına ve camia olarak bütünleşmesine bağlı olacaktır.
Hakan Yaşar: Fenerbahçe, Gaziantep FK maçında iyi bir kontratak takımıydı. Maçın yıldızının Nene olması da bu yüzden. Oyun olarak güçlü değil Fenerbahçe. Kaldı ki, boş alan bırakmayan ve dengeli kapanan rakiplerle baş etmekte çok zorlanıyorlar. Hep söylediğim gibi, Tedesco Fenerbahçe kadrosunun kalitesinde bir hoca değil. Fenerbahçe zaten milli ara sonrası 4’te 4 yapmak zorunda. Galatasaray da Fenerbahçe’ye yenilmenin yanı sıra kayıplar verirse, Fenerbahçe’nin şampiyonluk şansı olur.
Ali Kunak: Galatasaray'ın sakatları Fenerbahçe'nin motive olması için artı faktör olacaktır. Gaziantep maçında, yapılan görüşmelerin katkısı ve Tedosko’nun saha kenarındaki heyecanı dikkat çekti. Milli ara sonrasında oynanacak Trabzonspor maçında, Galatasaray puan kaybeder, Fenerbahçe de Beşiktaş'ı geçerse kalan haftalar Fenerbahçe için çok daha ümit dolu olacaktır.
“Trabzon camiası zirve yarışının içinde kalacaktır.”
TG-Spor: Fatih Tekke yönetiminde Trabzonspor, Süper Lig’de yüksek formunu sürdürüyor. Milli araya 5 maçlık galibiyet serisiyle giren bordo-mavililer sezonu nerede tamamlar?
Tayfun Özsoy: Trabzonspor, belki de sezona başlarken hiç de tahmin etmediği bir yarışın içinde son 7 haftaya girecek. Teknik direktör Fatih Tekke’nin sürekli 1 ve 4 arasında bir yeri işaret ettiği bordo mavililer, ligde Galatasaray’ın dışında hiçbir takımda olmayan gol ayakları, güçlü ve hareketli orta sahası ile kazanma alışkanlığı edindi. Karadeniz ekibi için yarış, milli aradan sonra evinde oynayacağı Galatasaray maçıyla şekillenecek. Trabzonspor’un bu maçtan alacağı sonuç, aynı puandaki Fenerbahçe’nin Beşiktaş ile oynayacağı maçın skoruna da bağlı olarak ligdeki yönünü işaret edecektir.
Hakan Yaşar: Trabzonspor’un 27. hafta itibarıyla bulunduğu konum gerçekten çok değerli. 3 yenilgi aldı, 2’si Fenerbahçe’ye karşı. Galatasaray ve Beşiktaş ile oynayacak. Ne kadar mücadele ederse etsin, iş büyük maçlarda kaliteye kalıyor. Öndeki oyuncu grubunun bireysel formları ile yarışta var oldular. Ama dominant oyun gücü istikrarlı şekilde olmadı. Galatasaray maçı kırılmaya yol açmazsa mayısı görürler. Bu kadar iyi gelen bir takım, sezonu buruk bir şekilde 3. bitirebilir ama bu da ağustostaki tabloya göre ciddi başarı.
Ali Kunak: Sezon başından beri hiç iddialı gibi görünmemesine rağmen, kadro yapısı olarak Fenerbahçe ve Galatasaray'ın çok gerisinde olmasına rağmen aldığı puanlarla sessiz sedasız şekilde yarışın içine girdi bordo mavililer. Tabii ki, burada Fatih Tekke faktörü çok önemliydi. Kalan maçlarda da Fatih Hoca yerinde dokunuşlarla maçın gidişatına olumlu etkiyi yaparsa Trabzon camiası zirve yarışının içinde kalacaktır. Bu süreçte, önündeki en zorlu iki maç olan Galatasaray ve Beşiktaş maçlarının kazanılması elzemdir.
“MİLLİ TAKIM BAŞARACAKTIR”
TG-Spor: Ay-yıldızlıların öncelikle Romanya karşısındaki şansını nasıl değerlendirirsiniz? Milliler, 2002 sonrası Dünya Kupası heyecanı yaşatabilir mi?
Tayfun Özsoy: A Milli Futbol Takımı için artık şans faktörünü konuşmamak gerekir. Hedefe ulaşmak için tek çare Romanya’yı yenmek, ardından Slovakya-Kosova eşleşmesinin galibini geçmektir. Bu nedenle, milli takımın bu iki maçtaki oransal şansını yüzde 51 ya da yüzde 60 gibi oranlamak yerine, yüzde 100 demek zorundayız.
Hakan Yaşar: Açık ara favoriyiz. Ne Romanya, ne de Slovakya-Kosova galibi önümüzde duramaz. Türkiye Dünya Kupası’nı, Dünya Kupası da Türkiye gibi renkli bir takımı özledi. Temkinli, akıllı, sakin ama coşkuyu bir an bırakmadan Milli Takım ruhuyla hedefe varırız. Keşke daha hazır bir Hakan Çalhanoğlu olsaydı ama Orkun var. Arda, Barış, Yunus, Kerem var. Dünya Kupası’na katılma oranımızı yüzde 80 olarak görüyorum.
Ali Kunak: Milli takım son yılların en iyi performansını yakaladı desek abartmış olmayız. Oyuncularımızın kalitesine, piyasa değerine ve son dönemdeki performanslarına baktığımızda Romanya'ya göre her yönü itibarıyla favori konumundayız. Ayrıca maçın Tüpraş Stadı’nda oynanması da seyirci avantajımızı katlayacaktır. Milli takımımızın play off engellerini aşarak 24 yıllık hasrete son vereceğine yürekten inanıyorum
Kişisel saldırılar yapmayın: Yorumlarınızda diğer kullanıcıları veya kişileri hakaret içeren ifadelerle suçlamayın veya aşağılamayın.
Irkçı, cinsiyetçi veya ayrımcı yorumlar yapmayın: Yorumlarınızda ırk, cinsiyet, etnik köken, din, cinsel yönelim veya herhangi bir ayrımcılık unsuru içeren ifadeler kullanmayın.
Yasa dışı faaliyetleri özendirmeyin: Yorumlarınızda yasa dışı faaliyetleri özendiren veya teşvik eden ifadeler kullanmayın.
Özel bilgileri paylaşmayın: Yorumlarınızda başkalarının özel bilgilerini paylaşmayın, bu bilgiler kullanıcıların adını, telefon numarasını, adresini, e-posta adresini veya diğer özel bilgileri içerebilir.
Spam ve reklam yapmayın: Yorumlarınızda spam veya reklam içeren ifadeler kullanmayın. Yorumlarınızın reklam içermemesine özen gösterin.