Türkgün | Sağlık | İftardan sonra kalp çarpıntısı neden olur? İbrahim Saraçoğlu’ndan çarpıcı açıklama

İftardan sonra kalp çarpıntısı neden olur? İbrahim Saraçoğlu’ndan çarpıcı açıklama

Akşam ezanı okunur okunmaz suya uzandığınız o ilk anda, göğsünüzde ansızın beliren hızlanma hissi sizi tedirgin ediyorsa bilin ki bunu yaşayan tek kişi siz değilsiniz. İşte bu yüzden iftardan sonra artan kalp çarpıntısının arkasındaki nedenleri ve sofrada yapılan o kritik hatayı birlikte mercek altına alıyoruz.

Akşam ezanı okunur okunmaz suya uzandığınız o ilk anda, göğsünüzde ansızın beliren hızlanma hissi sizi tedirgin ediyorsa bilin ki bunu yaşayan tek kişi siz değilsiniz. İşte bu yüzden iftardan sonra artan kalp çarpıntısının arkasındaki nedenleri ve sofrada yapılan o kritik hatayı birlikte mercek altına alıyoruz.

MUHABİR: Tülin Küre

Akşam ezanı okunur okunmaz suya, hurmaya, sıcak yemeğe uzanan eller… Gün boyu sabreden beden bir anda hareketleniyor. Ama tam da o an bazı kişiler göğsünde tuhaf bir hızlanma hissediyor. Kalp sanki normalden daha hızlı atıyor, içte bir telaş başlıyor. “Yemekten mi oldu?” sorusu çoğu kişinin aklından geçiyor.

Uzun süre aç ve susuz kalan vücut, iftarla birlikte yoğun bir sindirim sürecine giriyor. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, bu noktada en sık yapılan hatanın “bir anda ve fazla miktarda yemek” olduğunu söylüyor. Gün boyu düşük tempoda çalışan metabolizma, birden ağır bir yükle karşılaşınca kalp de bu tempoya eşlik etmek zorunda kalıyor. Yani mesele çoğu zaman kalbin kendisinden değil, sofradaki tercihlerden kaynaklanıyor.

Mide doldukça kalp hızlanabiliyor

İftarda hızlı ve büyük porsiyonlarla yemek yemek, mideyi kısa sürede dolduruyor. Mide genişledikçe diyaframa baskı yapıyor; bu da bazı kişilerde nefes darlığı ve çarpıntı hissi yaratabiliyor. Özellikle “lokmaları yutmadan yenilen” sofralarda bu durum daha sık yaşanıyor.

Bir de işin şeker tarafı var. Gün boyu düşen kan şekeri, iftarda beyaz ekmek, pilav ve tatlıyla bir anda yükseliyor. Kan şekerindeki bu ani dalgalanma, kalp atış hızını da etkileyebiliyor. Ardından gelen hızlı düşüş ise halsizlik ve iç sıkıntısı hissini artırabiliyor.

Sofradaki asıl hata: Kontrolsüz şeker ve tuz

Saraçoğlu’nun altını çizdiği bir diğer konu ise tuz ve şeker dengesi. Gün içinde susuz kalan vücut, iftarda fazla tuzlu yiyeceklerle karşılaştığında tansiyon dalgalanmaları yaşayabiliyor. Tansiyon oynadıkça kalp ritmi de değişebiliyor.

Tatlı meselesi de düşündüğümüzden daha önemli. İftardan hemen sonra ağır, şerbetli tatlılara yüklenmek kan şekerini bir anda zıplatıyor. Bu da çarpıntı hissini artırabiliyor. Uzmanlar, tatlı için biraz beklemeyi ve mümkünse daha hafif alternatiflere yönelmeyi öneriyor.

Kimler daha dikkatli olmalı?

Yüksek tansiyon hastaları, diyabeti olanlar, daha önce ritim bozukluğu yaşamış kişiler ve mide problemi olanlar iftar sonrası çarpıntıyı daha belirgin hissedebiliyor. Ayrıca iftardan hemen sonra içilen çay ve kahve de kalp atışını hızlandırabiliyor.

En güvenli yöntem ise acele etmemek. İftarı su ve hurmayla açmak, ardından çorba içip birkaç dakika mola vermek, ana yemeğe yavaş geçmek… Basit gibi görünen bu adımlar kalbin yükünü hafifletebiliyor. Yavaş yemek, iyi çiğnemek ve porsiyonu abartmamak gerçekten fark yaratıyor.

Her çarpıntı masum mu?

Çoğu zaman iftar sonrası kısa süreli çarpıntı sindirim kaynaklı olabilir. Ancak çarpıntıya göğüs ağrısı, baş dönmesi, bayılma hissi ya da nefes darlığı eşlik ediyorsa mutlaka doktora başvurmak gerekiyor. Çünkü kalp ritmiyle ilgili sorunlar bazen ciddi bir tablonun habercisi olabilir.

Ramazan sofralarında önemli olan sadece doymak değil, bedenin ritmini korumak. Kalp en çok ölçülü sofraları seviyor; yavaşlayan, dengelenen ve acele etmeyen sofraları… Çünkü bazen çarpıntının nedeni kalbin kendisi değil, bizim ona bir anda yüklediğimiz tempodur.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...