Türkgün | Sağlık | İnternetin karanlık yüzü: "Siberkondri" sizi de mi esir aldı?

İnternetin karanlık yüzü: "Siberkondri" sizi de mi esir aldı?

Her ağrıyı Google’da aratıp kendinize korkutucu teşhisler mi koyuyorsunuz? Modern dünyanın yeni salgını siberkondri, basit bir öksürüğü bile zihninizde felakete dönüştürebilir.

Her ağrıyı Google’da aratıp kendinize korkutucu teşhisler mi koyuyorsunuz? Modern dünyanın yeni salgını siberkondri, basit bir öksürüğü bile zihninizde felakete dönüştürebilir.

MUHABİR: Eylül Şahin

Bir sabah uyandınız, hafif bir boyun ağrınız var. Eskiden olsa "Ters yattım herhalde" der, geçer giderdiniz. Ancak günümüz dünyasında ilk durağımız yastık değil, telefon ekranı oluyor. Arama çubuğuna yazılan iki kelime, saniyeler içinde sizi en nadir görülen hastalıkların, ağır ameliyatların ve korkutucu forum yorumlarının ortasına bırakıyor. İşte bu durumun tıptaki adı: Siberkondri.

Tıklama Başına Artan Kaygı: Dr. Google’ın Yan Etkileri

Siberkondri, aslında bildiğimiz "hastalık hastası" kavramının dijital çağa uyarlanmış hali. Eskiden ansiklopedileri karıştıranlar, şimdi forumlarda "Aynı belirti bende de vardı, sonu kötü bitti" diyen anonim kullanıcıların arasında kayboluyor.

Anadolu Ajansı

Peki, siberkondri neden bu kadar hızlı yayılıyor? Çünkü arama motoru algoritmaları, en dikkat çekici ve en dramatik sonuçları önünüze getirmek üzere tasarlanmıştır. Basit bir vitamin eksikliğini araştırırken, kendinizi bir anda en kötü senaryoları okurken bulmanızın nedeni tam olarak budur. Kişi araştırdıkça kaygılanır, kaygılandıkça daha çok araştırır. Bu durum, bir süre sonra "dijital bir hipokondri" döngüsüne dönüşerek bireyin günlük hayatını felç edebilir.

Sanal Teşhis Gerçek Hastalığa Dönüşebilir Mi?

Hekimlerin en büyük korkusu, hastaların internetten edindiği yarım yamalak bilgilerle kendi kendilerini tedavi etmeye çalışması ya da gereksiz yere büyük bir korku içine girmeleridir. Siberkondrinin en tehlikeli yanı, yarattığı stres faktörüdür. Sürekli bir hastalık korkusuyla yaşamak; uyku bozukluklarına, tansiyon sorunlarına ve gerçek psikosomatik ağrılara davetiye çıkarabilir.

Uzmanlar uyarıyor: İnternet bir bilgi kütüphanesidir, ancak bir muayene odası değildir. Tıbbi bir tanı koymak için kan değerleri, görüntüleme yöntemleri ve en önemlisi yıllarca süren bir tıp eğitimi gerekir. Ekranda okuduğunuz her satır, sizin biyolojik gerçekliğinizi yansıtmaz.

Anadolu Ajansı

Bu Döngüden Kurtulmak İçin 3 Altın Kural

Eğer siz de her belirtiyi Google’da aratmadan duramıyorsanız, şu adımları uygulamayı deneyin:

Süre Sınırı Koyun: Belirti aratmak için kendinize günde sadece 10 dakika izin verin. Süre dolduğunda sekmeyi kapatın.

Kaynağı Sorgulayın: Blog siteleri veya forumlar yerine, üniversitelerin ve resmi sağlık kurumlarının (.edu veya .gov uzantılı) makalelerini tercih edin.

Bedensel Farkındalık Geliştirin: İnternete bakmak yerine vücudunuzu dinleyin. Eğer ağrınız birkaç gün içinde geçmiyorsa, bir ekrana değil, bir uzmana başvurun.

Unutmayın; internet size milyarlarca olasılık sunar, doktorunuz ise size özel olan tek bir gerçeği söyler.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...