Bazı insanlar ne yerse yesin hafif hissederken, bazıları aynı sofradan kalktığında şişkinlik, yorgunluk ya da halsizlik yaşayabiliyor. İşte tam bu noktada akla şu soru geliyor: Acaba vücudum bazı yiyecekleri sevmiyor mu? Kan grubuna göre beslenme yaklaşımı da tam olarak bu sorudan yola çıkıyor.
Bu modele göre herkesin bedeni aynı şekilde çalışmıyor. Kan grubumuz; sindirim sistemimizin hızı, bağışıklık tepkilerimiz ve bazı gıdalara verdiğimiz yanıtlarla bağlantılı olabilir. Yani başkasına iyi gelen bir besin, bize aynı hissi vermeyebilir.

Kan grubuna göre beslenme ne anlatır?
Kan grubuna göre beslenme, “tek tip diyet herkese uymaz” düşüncesini savunur. Amaç yasaklar koymak değil; vücudunla daha barışık bir beslenme düzeni kurmaktır. İnsanlar bu modeli uyguladıklarında genellikle daha rahat sindirim, gün içinde daha dengeli bir enerji ve bazen de kilo kontrolünde kolaylık yaşadıklarını söyler.
0 (Sıfır) Kan Grubu
Bu gruptakiler genelde “et yedikten sonra kendimi daha güçlü hissediyorum” diyenlerdir.
Protein ağırlıklı beslenmenin bu gruba daha uygun olduğu düşünülür. Sebzelerle desteklenen, unlu ve sütlü gıdaların ise daha sınırlı olduğu bir düzen önerilir. Fazla ekmek ve hamur işi tüketildiğinde vücut bunu hemen yorgunlukla belli edebilir.

A Kan Grubu
“Az yiyeyim ama hafif olsun” diyenlerin çoğu bu gruptadır.
Sebze, meyve ve bitkisel beslenme bu kişilerde genellikle daha rahat tolere edilir. Ağır et yemekleri sonrası yaşanan halsizlik hissi, bu grubun neden daha sade sofraları sevdiğini açıklar. Düzenli ve sakin öğünler A grubu için önemli kabul edilir.
B Kan Grubu
Daha esnek bir yapıya sahip olduğu söylenir.
Hem et hem süt ürünlerini tolere edebilen bu grupta çeşitlilik ön plandadır. Ancak bazı besinler kişiye göre şişkinlik veya ağırlık yapabilir. Bu yüzden B grubundakilerin kendi vücudunu dinlemesi özellikle önerilir.

AB Kan Grubu
“Az ama dengeli” tanımı bu grup için sık kullanılır.
Balık, sebze ve süt ürünleriyle desteklenen karma bir beslenme düzeni önerilir. Ağır ve yağlı yiyecekler ise bu grupta çabuk rahatsızlık hissi yaratabilir. Ölçü kaçtığında vücut bunu hızlıca sinyal verir.
Peki bu beslenme nasıl uygulanmalı?
Kan grubuna göre beslenme, kesin kurallarla dolu bir diyet gibi düşünülmemeli. Daha çok bir yol haritası… İnsan kendi bedenini gözlemleyerek, hangi yiyecekten sonra kendini iyi hissettiğini fark etmeli. Herkesin yaşı, günlük temposu, sağlık durumu farklıyken tek bir listeye körü körüne uymak doğru olmaz.
Beslenme uzmanlarının ortak uyarısı da bu yönde: Bu yaklaşım denenebilir ama mutlaka bilinçli şekilde ve kişiye özel olarak ele alınmalı.
Kan grubuna göre beslenme, vücudu tanımaya yardımcı olabilecek bir rehberdir. Mucize beklemek yerine, bedenin verdiği küçük sinyalleri ciddiye alarak dengeli bir düzen kurmak en sağlıklı adımdır.