Klinik Psikolog Hazal Akşahin, takıntılı kişilerin davranış ve düşünce yapılarında bazı ortak özelliklerin gözlemlendiğini belirtti. Akşahin’e göre obsesif eğilimler kişiden kişiye farklılık gösterebilse de, bazı temel davranış kalıpları sıkça tekrar ediyor.
Müdahaleci düşünceler, takıntılı bireylerde en sık görülen özellikler arasında yer alıyor. Kontrol edilmesi zor, istenmeyen ve ısrarcı düşünceler, bireyde yoğun kaygıya neden olabiliyor ve bu durum kompulsif davranışları tetikleyebiliyor.
Mükemmeliyetçilik, obsesif kişilerin bir diğer belirgin özelliği olarak öne çıkıyor. Bu kişiler çoğu zaman kendilerine gerçekçi olmayan yüksek standartlar koyuyor ve kusursuzluk arayışı günlük yaşamlarını zorlaştırabiliyor.
Uzmanlar, tekrarlayan davranışların da önemli bir belirti olduğuna dikkat çekiyor. El yıkama, kapı kilidi kontrolü, sayma ya da nesneleri belirli bir düzende yerleştirme gibi ritüeller, kaygıyı azaltma amacıyla sıkça görülüyor.
Nesneleri saklama eğilimi
Belirsizlik korkusu, obsesif eğilimleri olan bireylerde oldukça yüksek seyrediyor. Sürekli güvence arayışı ve kontrol ihtiyacı, takıntı ve zorlayıcı davranışların devam etmesine yol açabiliyor.
Son olarak, bırakma zorluğu obsesif kişilerde sık rastlanan bir durum olarak öne çıkıyor. Geçmişe takılı kalma, geleceğe yönelik aşırı endişe ya da ihtiyaç duyulabileceği düşüncesiyle nesneleri saklama eğilimi bu kapsamda değerlendiriliyor.
Uzmanlar, bu özelliklerin her bireyde farklı düzeylerde görülebileceğini ve bu belirtileri taşıyan herkesin Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) tanısı almadığını vurguluyor. OKB’nin, günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyen daha yoğun belirtilerle karakterize edilen klinik bir tablo olduğu belirtiliyor.