MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CNN Türk’e yaptığı özel açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın atama kararı sonrası TBMM’de yemin ederek göreve başlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik CHP’nin tutumunu eleştirdi.
Bahçeli, CHP’nin milli iradenin tecelligâhı olan TBMM’de sergilediği tavrın haksız ve yakışıksız olduğunu belirterek, bu durumun çok yönlü şekilde sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Akın Gürlek’in, Adalet Bakanlığı görevine atanmasından önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığını hatırlatan Bahçeli, bu süreçte İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere birçok belediyeye ilişkin yolsuzluk iddialarını soruşturan isim olduğunu kaydetti.
Bahçeli, Gürlek’in Meclis’te yemin ederek göreve başlamasının ardından ise CHP’nin Anayasa ve Meclis İçtüzüğü çerçevesinde soru sorma ve yanıt talep etme hakkının doğduğunu belirtti. Bu süreçte CHP grubunun görüşlerini Meclis’te açıkça dile getirerek kamuoyunu bilgilendirme imkanına da sahip olduğunu ifade etti.
“Meclis’te Şiddetle Hakikat Örtülemez”
Bahçeli açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın atama kararının ardından, bugün yemin ederek görevine başlayan Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’e yönelik CHP’nin, millî iradenin tecelligâhı olan TBMM’de sergilediği haksız ve yakışıksız tutum malum olmuştur.
Aynı zamanda da çok yönlü olarak sorgulanmaya muhtaç bir hali yansıtmıştır.
Sayın Akın Gürlek, Adalet Bakanlığı görevine atanmadan önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevini yürütmekteydi. Görev süresi boyunca da İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere çok sayıda belediyeyi ilgilendiren yolsuzluk iddialarını soruşturan isimdi.
Bu görevde bulunuyorken CHP’nin, yasal olarak kendisine soru sorma ve dolayısıyla cevap alma hakkı bulunmuyordu.
Sayın Akın Gürlek, yemin ederek görevine başladıktan hemen sonra ise CHP’nin, Anayasa ve Meclis İçtüzüğü hükümleri gereğince kendisine soru sorma ve cevap bekleme hakkı doğmuştur.
Hatta bu esnada CHP grubunun, kendi fikirlerini de Mecliste açıkça paylaşarak kamuoyunu bilgilendirmelerine de imkân tanınmıştır.
Ne var ki CHP grubu bu hakkı ve usulü kullanmayıp Mecliste şiddete varan ve asla Gazi Meclisimizin saygınlığı ile bağdaşmayan bir tutum takınarak, yakışıksız eylemlerle şiddete başvurmuştur.
CHP’nin asıl derdi yolsuzluk iddialarının açıklığa kavuşması ve kamuoyunun her yönüyle aydınlatılması ise, neden buna fırsat tanıyan bir yolu tercih etmeyerek, adeta telaş ve endişeyle kavgayı seçmiştir?
CHP neyin korkusunu yaşamakta, hangi hakikatlerin gün yüzüne çıkmasını engellemekte ve nelerin üzerini örtme uğraşındadır?"