MHP Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Bahadır Alperen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin siyasi duruşunu ve “Terörsüz Türkiye” hedefini değerlendirdi.
Alperen, Bahçeli’nin siyaset anlayışının kısa vadeli tepkilere dayanmadığını belirterek, “Liderimiz Devlet Bahçeli’yi anlamak için bugünü değil, dünü bilmek, yarını okumak gerekir. Sayın Genel Başkanımızın siyaseti anlık tepkilerle değil, uzun vadeli hesaplarla şekillenir” ifadelerini kullandı.
Terörle mücadelenin bir devlet politikası olduğuna dikkat çeken Alperen, “Sayın Genel Başkanımız, terörle mücadelenin sadece bir güvenlik politikası değil, bir devlet meselesi olduğunu en başından beri savunmuştur. Terörsüz bir Türkiye hayali, hamasi sloganlarla değil, sabırlı ve kararlı bir devlet politikasıyla mümkün olabilir” değerlendirmesinde bulundu.
MHP'li Alperen'in açıklamasının tamamı şu şekilde:
"Liderimiz Devlet Bahçeli’yi anlamak için bugünü değil, dünü bilmek, yarını okumak gerekir.
Sayın Genel Başkanımızın siyaseti anlık tepkilerle değil, uzun vadeli hesaplarla şekillenir.
Attığı her adımın bir anlamı, aldığı her pozisyonun bir karşılığı vardır.
İleri görüşlülük dediğimiz şey tam da budur: Herkesin bugünü konuştuğu yerde yarını düşünebilmek.
Liderimiz Devlet Bahçeli için esas olan; Türk devletinin bekası, milletin birliği ve vatanın bölünmez bütünlüğüdür.
Terörsüz Türkiye hedefi de bu bakış açısının doğal bir sonucudur.
Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, terörle mücadelenin sadece güvenlik politikası değil, bir devlet meselesi olduğunu en başından beri savunmuştur.
Terörsüz bir Türkiye hayali; hamasi sloganlarla değil, sabırlı ve kararlı bir devlet politikasıyla mümkün olabilir.
Türkiye’nin ihtiyacı ayrıştırma değil, birliktir.
Provokasyonlara, tehditlere ve dayatmalara rağmen; sağduyu, sabır ve devlet aklıyla terörsüz Türkiye hedefini savunan Liderimiz Devlet Bahçeli, milletin tamamını kapsayan güçlü devlet anlayışını kararlılıkla temsil etmektedir. Bu duruş, Türkiye’nin ortak geleceğidir.Tarih, yüksek sesle konuşanları değil; zor zamanlarda sorumluluk alanları yazar.
Sayın Genel Başkanız Devlet Bahçeli de Türk siyasi tarihine; Cumhur İttifakı’nın kurucu iradesi, terörsüz Türkiye vizyonunun mimarlarından biri ve milletine sadakatiyle anılan bir devlet adamı olarak çoktan geçmiştir.
Suriye’nin toprak bütünlüğü ve Orta Doğu’da istikrarlı bir siyasi zemin, Terörsüz Türkiye hedefinin vazgeçilmez unsurlarıdır.
Türkiye, sınırlarının ötesinde kurulan kaos planlarına teslim olmayacak kadar tecrübeli ve güçlü bir devlettir.
Türküyle, Kürdüyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle; Alevi’siyle, Sünni’siyle Türkiye Yüzyılı, ortak kader ve ortak irade etrafında kenetlenmenin adıdır.
Siyasi zırh sahibi olan bazı kesimler, ne yazık ki halen ayrılıkçı ve bölücü söylemlerden vaz geçmemiş, birlik bütünlük amacından hızla uzaklaşmaya başlamışlardır.
Ancak, Kürt vatandaşlarımızın belli odaklarca istismar edilme çabaları artık vicdanlarda ve akıllarda yer tutmamaktadır.
Türk ile Kürt, bu toprakların iki kadim evladıdır. Aynı dağların rüzgârını solumuş, aynı nehirlerden su içmiş, aynı acıları ve sevinçleri paylaşmıştır.
Tarih boyunca omuz omuza durmuş, zor zamanlarda birbirine yaslanmıştır. Birinin yarası diğerinin yüreğinde hissedilmiş, birinin sevinci diğerinin sofrasına bereket olmuştur.
Bu kardeşlik yalnızca kelimelerde değil; ekmeği bölüşmede, düğünlerde halaya durmada, cenazede omuz vermede hayat bulmuştur.
Ayrılıklar, fitneler ve yanlışlar bu bağı koparamamıştır. Çünkü kardeşlik kanla değil, kaderle yazılmıştır.
Yüzyılların biriktirdiği ortak hafıza, bizi birbirimize bağlayan en güçlü bağdır.
Bu bağlamda yurt içinde ve yurt dışında bölücülük faaliyetleri icra edenler, amaçlarına ulaşamayacak, güçlü devlet anlayışı daha da pekişecek; aziz milletimiz, içeriden ve dışarıdan yürütülen 5. kol faaliyetlerine, siyonist ve emperyalist müdahale girişimlerine asla geçit vermeyecektir.
Milletimizi kapsayıcı ve bütünleştirici söylemler geliştirmesi gereken muhalefet partileri ve haddi aşan ifadelerin sahibi, terörden tam anlamı ile kopamamış olanlar çok iyi bilmelidirler ki, provokasyon için yürüyüş yapmak, terör odaklarına destek açıklamalarını bildirmek , sinir uçları ile oynamak kimseye ve hiçbir sürece fayda sağlamayacaktır.
Terörsüz Türkiye süreci, tüm provokasyonlara, sert siyasi tartışmalara ve iç-dış baskılara rağmen, itidalli ve sabırlı bir söylemle hedefinden sapmadan, sayın Genel Başkanımızın ve sayın Cumhurbaşkanımızın çelikten iradesi ile zafere ulaşacaktır.
Bu itibarla, Ülkücü Milliyetçi Hareketin tüm unsurları ve liyakatli kadroları, ülkü ve ülke sevdalısı teşkilatları, Liderinin emrinde, Terörsüz Türkiye idealinde ülkemizin her noktasında çalışmalarına devam edecek ve mutlaka başarı elde edecektir."