MHP'yi ele geçirmek için farklı zamanlarda harekete geçen, yapamayacağını anlayınca Meral Akşener ile birlikte partiden ayrılıp İYİ Parti'yi, orada da istediği sonucu yakalayamayınca Zafer Partisi'ni kuran Ümit Özdağ Türkiye'de gerilimi arttıracak davranış ve açıklamaları sergilemeyi sürdürüyor.
Zafer Partisi'ni kurmasının ardından Suriyelileri mancınıkla göndereceğini açıklayan Ümit Özdağ, ifadeleri tepki görünce otobüslere doldurup yollayacağını söylemişti. Bununla da yetinmeyen Özdağ, esnaf ziyaretlerinde Suriyelileri aşağılamış, toplumsal gerilimi arttıracak açıklamalarla ırkçı bir siyaset dili kullanmaktan çekinmemişti. Geçmişte yanında yer alan, danışmanlığını ve Hatay İl Başkanlığı görevini üstlenen Hasan Öztürk, Ümit Özdağ'ın Kayseri'deki olayların ardından Hatay'ı karıştırmak için kendisine verdiği talimatı ve yaşananları ifşalamıştı.

"SURİYELİLER ÜZERİNDEN ORTALIĞI KARIŞTIRMAK İSTEDİ"
Ümit Özdağ'ın Suriyeliler üzerinden Türkiye'yi kaosa sürüklemeye çalıştığını, bunun için de Hatay'ı seçtiğini kaydeden Öztürk, 2024 yılının temmuz ayında Kayseri'de yaşanan Suriyelilerle ilgili olaylarda Ümit Özdağ'ın kendisini WhatsApp üzerinden aradığını belirterek şunları söyledi:
Talimatı netti. Hatay'ın tüm ilçelerinde kaymakamlıkların önüne çıkılacak ve eş zamanlı olarak açıklama yapılacak. ‘Metni ben sana göndereceğim’ dedi.
"‘Senden fikir istemiyoruz, bu bir emirdir' dedi"
Bunun üzerine Ümit Özdağ'a, bu işin kontrolden çıkabileceği konusunda uyarılarda bulunduğunu kaydeden Hasan Öztürk, Hatay'ın kendi içerisinde çok farklı dinamikleri olan bir yer olduğunun altını çizdiğini, ancak Ümit Özdağ'ın çok sert şekilde yanıt verdiğini belirtti.
Ümit Özdağ uyarılarımın ardından ‘Senden fikir istemiyoruz, bu bir emirdir' dedi. Aynı gün devletin üst kademesinden üç ayrı telefon aldım. Sokağı kontrol edin. Sakın çıkmayın. Teşkilatınıza da hakim olun. HTS kayıtlarım incelensin. O gün evden hiç çıkmadım. İlçe başkanlarına da sanki Ümit Özdağ emir veriyormuş gibi kesin talimat verdim. Bu yönde açıklama yaptım. ‘Kimse evden çıkmayacak, bir partiliyi dışarıda görmeyeceğim’ dedim. İlçe başkanları da buna riayet gösterdiler.
Ümit Özdağ'ın, bu durumdan haberdar olmasının hemen ardından çok öfkelendiğini belirten Hasan Öztürk, “Ama ne oldu biliyor musunuz, Kayseri'yle aynı saatlerde, Hatay'ın farklı ilçelerinde olaylar patladı. Kendisi sırf kamuoyunda gösteriş olsun diye genel başkan yardımcılarını Kayseri'ye yollarken, aynı şekilde olayların patlak verdiği Hatay'a kimseyi yollamaması dikkat çekiciydi!” dedi.

Ümit Özdağ Alman Dış İstihbarat Servisi BND ile görüştü iddiası
Özdağ’ın eski Başdanışmanı Hasan Öztürk, sosyal medya hesabından paylaştığı bir başka videoda ise, Özdağ’ın Almanya temasları kapsamında Alman Dış İstihbarat Servisi BND ile görüşmeler gerçekleştirdiğini söylemişti:
"Merdan Yanardağ ile Ümit Özdağ uzun yıllar boyunca ideolojik olarak zıt iki pozisyonda yer aldı. Ancak belirli bir dönemden sonra birbirleriyle dikkat çekici bir söylem yakınlaşması yaşandı. Bu kırılma iki ismin de yurt dışı temaslarının hemen ardından gerçekleşti. Sonrasında Sayın Ümit Özdağ'ın Almanya'da Alman Dış İstihbarat Servisi BND çevresiyle temas kurduğunu kendisinden öğrendim. Şimdi meseleye istihbarat doktrini açısından bakalım. Uluslararası sistemde istihbarat servisleri dostluk ziyareti yapmaz. Her temas bir çıkar denklemine dayanır. Alman Dış İstihbarat Servisi BND Avrupa güvenlik mimarisinin merkez aktörlerinden biridir ve Orta Doğu–Doğu Akdeniz hattında İsrail Dış İstihbarat Servisi MOSSAD ile koordinasyonel çalışmalarıyla bilinir. Batı güvenlik ekseninde ortak operasyonel perspektif geliştiren yapılar arasında yer alırlar. Bu bir komplo teorisi değil, istihbarat iş birliği literatüründe yer alan bir realitedir. "Dolayısıyla şu soruyu sormak zorundayım: Milliyetçi reflekslerle siyaset üreten Ümit Özdağ'ın yabancı istihbarat çevreleriyle teması sonrasında söylem yumuşaması yaşaması tesadüf müdür? Temas sonrası dönemde daha önce ağır eleştiriler yöneltilen bazı isimler hakkında birdenbire farklı bir ton kullanılmaya başlandı. Ümit Özdağ'ın Osman Kavala, Ayşe Buğra ve Ekrem İmamoğlu hakkında yaptığı açıklamalar Avrupa İnsan Hakları referanslarıyla meşrulaştırılmaya çalışıldı. Elbette insan hakları referansları evrensel bir değerdir. Ancak güvenlik literatüründe şu temel ilke vardır: Bir siyasi aktörün dış temasları ile iç söylem değişikliği arasında korelasyon oluştuğunda bu durum stratejik analiz konusudur. Parti içinde Türk milliyetçilerinin bu söylem değişikliğinden duyduğu rahatsızlığı kendisine rapor ettiğimde 'Alman dostlarının telkinleri' ifadesini kullandı."
GÖRMEDİM, DUYMADIM, İŞİTMEDİM SİYASETİ
Ümit Özdağ kendisine yöneltilen suçlamalara karşı ‘üç maymun’u oynuyor, ‘görmedim, duymadım, işitmedim’ tarzında siyasetini yürütüyor. Suriyeliler konusunda yaptığı hiç bir öngörüsü tutmayan Özdağ, Türkiye'nin ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin ardından içişlerinde yakaladığı başarı ve SDG'nin tasfiyesiyle birlikte sürecin ‘Terörsüz Bölge’ye evrilmesi karşısında siyasetini İmralı üzerinden gerginlik yaratacak açıklamalarla sürdürüyor.
Özdağ, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan rapora tepki göstererek, "AKP dönemi ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin caydırıcılığının aşındığı bir dönemdir. Durum böyle olunca teröristler de uluslararası toplantılarda kravat takıp protokolün bir parçası oluyorlar ve bu da içe sindiriliyor, Türk halkından gizleniyor. Böyle giderse amaç da o zaten PKK elebaşı Öcalan'da kravat takarak İmralı'dan çıkacak" ifadelerini kullandı.

İFTİRALARA MHP'Lİ FETİ YILDIZ'DAN TOKAT GİBİ CEVAP
Muhalefetin oy uğruna raporu çarpıtmaya çalışması, toplumsal gerginliği arttıracak açıklamalarda bulunması karşısında açıklama yapan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, bazı çevrelerin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı taslak raporunu çarpıttığını belirterek, terör örgütünün tasfiyesi ve silah bırakma sürecine ilişkin kritik eşiği bildirdi.
Raporun ilgili bölümünü hatırlatarak konuya açıklık getiren Yıldız, "Bir faydası olur mu bilmiyorum? Raporun ilgili bölümünü bir kez daha aktarıyorum." diyerek söz konusu metindeki kritik eşiğe dikkati çekti. Feti Yıldız, "Kritik eşik; PKK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bıraktığının, kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir." değerlendirmesinde bulundu.
ÇARPITMAK İÇİN BÜYÜK EFOR HARCIYORLAR
Feti Yıldız şunları söyledi:
Medya müdavimi bazı kişilerin son derece açık metinleri çarpıtmak için büyük efor harcadığı görülüyor. Bir faydası olur mu bilmiyorum.? Raporun ilgili bölümünü bir kez daha aktarıyorum. Kritik eşik: PKK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bıraktığının kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir. Tespit ve teyit sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması yalnızca silahlı örgüt tehdidinin sona erdiğinin ilanı ile sınırlı kalmayacak, aynı zamanda oluşan yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin hayata geçirilmesi için bir başlangıç noktasını teşkil edecektir. Son derece açık ve net ….