Irak’ın Kerkük kentinde bulunan tarihi Kerkük Kalesi, çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmasıyla dikkati çekiyor.
Milattan önce 884 yılında inşa edilen Kerkük Kalesi içerisinde yer alan Gök Kümbet ise 1361 yılında Selçuklu hanedanından Buğday Hatun adına inşa edildi.
Selçuklu mirası Gök Kümbet, özellikle yeşil pişmiş toprak süslemeleriyle öne çıkıyor.
Ancak tarihi yapı, doğal olayların yanı sıra yıllardır devam eden ihmal, bakımsızlık ve hatalı müdahaleler nedeniyle yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.
TİKA GÖK KÜMBET’İ RESTORE EDECEK
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Türk dünyasının önemli kültürel miras unsurlarından biri olan Gök Kümbet’in restore edilmesi için çalışmalara başladı.
TİKA tarafından hazırlanan restorasyon projelerinin çizimleri tamamlandı.
Gök Kümbet’in özgün mimari karakterinin korunması ve uluslararası restorasyon ilkelerine uygun şekilde restore edilmesi planlanıyor.
Tarihi yapının restorasyon uygulama ihalesinin kısa süre içerisinde gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
Projenin hayata geçirilebilmesi için ise Irak makamlarıyla eşgüdüm içerisinde gerekli yasal ve idari zeminin oluşturulmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.
ÇATLAKLAR ONARILACAK, TAŞIYICI SİSTEM GÜÇLENDİRİLECEK
Restorasyon projesi kapsamında Gök Kümbet’te zaman içerisinde meydana gelen çatlakların onarılması, taşıyıcı sistemin güçlendirilmesi ve yapısal bütünlüğün yeniden sağlanması planlanıyor.
Çalışmalarla Gök Kümbet’in özgün mimari kimliğinin korunması, gelecek nesillere sağlıklı şekilde aktarılması ve Türk-İslam sanatının önemli bir örneği olarak yeniden görünürlük kazanması amaçlanıyor.
“GÖK KÜMBET’İN ASLINA VE TARİHİ DOKUSUNA UYGUN ŞEKİLDE RESTORE EDİLMESİ İÇİN GEREKLİ ÇALIŞMALARI BAŞLATTIK”
TİKA Başkanı Abdullah Eren, Gök Kümbet’in restorasyonuna ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Gök Kümbet’in Türk tarihi açısından önemli eserlerden biri olduğunu belirten Eren, tarihi yapının içerisinde yüzyılların hafızası, ortak tarih ve medeniyet izlerinin bulunduğunu ifade etti.

Eren, 1361 yılında inşa edilen Gök Kümbet’in Selçuklu mirasının önemli eserlerinden biri olduğunu belirterek, yapının doğal şartların yanı sıra ihmal ve bakımsızlık nedeniyle tehlike altında olmasının üzüntü verici olduğunu söyledi.
Eren, şunları kaydetti:
“Gök Kümbet, tarihimizin en özgün eserlerinden biri. Burada yüzyılların hafızası, ortak tarihimiz ve medeniyetimizin izleri yaşamaktadır. Bu kalenin içinde 1361 yılında inşa edilen Gök Kümbet de Selçuklu mirasının önemli eserlerinden biridir. Bugün doğal şartların yanı sıra ihmal ve bakımsızlık sebebiyle tehlike altında olması hepimiz için büyük bir üzüntüdür. Bu eserlerin gözümüzün önünde yok olmasına asla seyirci kalamayız.”
“GÖK KÜMBET’İ AYAĞA KALDIRMAK KERKÜK’ÜN TARİHİNE SAHİP ÇIKMAKTIR”
Gök Kümbet’e yalnızca bir restorasyon çalışması olarak bakmadıklarını vurgulayan Eren, tarihi yapının yeniden ayağa kaldırılmasının Kerkük’ün tarihine ve kültürel mirasına sahip çıkmak, bu mirası gelecek nesillere aktarma sorumluluğunu yerine getirmek anlamına geldiğini belirtti.
Eren, Gök Kümbet’in restorasyon sürecinin yakından takip edildiğini ifade ederek, gerekli çalışmaların başlatıldığını söyledi.
TİKA Başkanı Eren, şu ifadeleri kullandı:
“Gök Kümbet’in aslına ve tarihi dokusuna uygun şekilde restore edilmesi için gerekli çalışmaları başlattığımızı ve süreci yakından takip ettiğimizi ifade etmek istiyorum. Gök Kümbet ile ilgili bir süredir proje çalışmaları devam ediyordu. Amacımız yalnızca yıkılmak üzere olan bir yapıyı onarmak değil; Gök Kümbet’i yeniden Kerkük’ün kültürel hayatının önemli bir parçası haline getirmektir.”
Eren, restorasyon sürecinde Kerkük halkının taleplerinin, yerel uzmanların bilgisinin ve ilgili kurumların tecrübesinin birlikte değerlendirileceğini belirtti.
“Bu süreçte Kerkük halkının taleplerini, yerel uzmanların bilgisini ve ilgili kurumların tecrübesini birlikte değerlendireceğiz. Gök Kümbet’i yeniden ayağa kaldırmak, geçmişimize gösterdiğimiz saygının bir göstergesi olacaktır. İnşallah el birliğiyle bu kıymetli Selçuklu mirasını koruyacak, restore edecek ve gelecek nesillere sağlam bir şekilde emanet edeceğiz.”