İsviçre’de yaşayan Portekiz asıllı 23 yaşındaki Aida Alexander Oliviera, estetik ameliyatı için 1 Mart 2024’te Türkiye’ye geldi. Sanal medyada iletişime geçtiği doktorla aynı gün Şişli’deki klinikte buluşan Oliviera’nın yağ aldırma ve kalçaya yağ enjeksiyonu operasyonu Balat’taki özel bir hastanede gerçekleştirildi.
Ameliyatın ardından oteline dönen Oliviera, operasyonun 5’inci gününde fenalaştı. Doktorun kliniğinde tedavi altına alınan genç kadın, 7 Mart’ta yaşamını yitirdi. Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopside, Oliviera’nın yağ aldırma ve kalçaya yağ enjeksiyonu sonrası oluşan büyük damar yırtılmasına bağlı iç kanama ile akciğer damarlarının pıhtı ile tıkanması sonucu hayatını kaybettiği tespit edildi.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürerken, doktorun kusurlu olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin devam ettiği bildirildi. Soruşturmada ayrıca, ölümün ardından teşhis için İstanbul’a gelen kuzenin ifadesinin yeminli tercüman yerine doktorun yönlendirdiği bir kişi aracılığıyla alındığı iddiası da yer aldı.
‘kızımızı 22 yaşında Türkiye'de yapılan cerrahi bir operasyon sonrasında kaybettik’
Anne Antonio Serafim De Freitas Ribeiro,
Mart ayında 2 yıl olacak. Tek evladımız, kızımızı 22 yaşında Türkiye'de yapılan cerrahi bir operasyon sonrasında kaybettik. Kızımız burada Türkiye'den gelen bir doktor ile daha önce o doktor ile bir ameliyat geçiren arkadaşının tavsiyesi ve aracılığıyla görüşmeye gidiyor. Doktor yaptığı kontroller sonrasında kızımıza bu istediği liposuction ameliyatını yapabileceğini söylüyor. İleri bir tarih için randevulaşabileceklerini söylüyor. Öncesinde Ekim ayı için sözleşiyorlar fakat ameliyat mart ayında gerçekleşiyor. Şubat sonu Türkiye'ye uçuyor ve 2 Mart'ta ameliyat oluyor. Bir gün sonrasında kendini çok kötü hissediyor. Bu sebepten iki gece ameliyat olduğu klinikte kalıyor, sonrasında oteline gidiyor ve her gün sargılarını kontrol için gidiyor. Perşembe günü İsviçre'ye dönmesi gereken gün kendini iyi hissetmiyor. Bizleri arayamadı, bizim aramalarımıza cevap veremedi, biz maalesef hiç bir şey bilemedik. Öğlen saat 12.00'ye doğru arkadaşı evimize geldi ve bizi bilgilendirdi. Doktordan öğrenmiş ki kızımız iyi değilmiş bu yüzden hastaneye götürülmeliymiş, sonrasında da hiçbir şey duymadık ancak kızımız vefat ettiğinde bir mesaj ile benim küçük kızımın artık hayatta olmadığını, vefat etmiş olduğunu öğrendik
dedi.

‘Adaletin bir an önce vuku bulmasını istiyoruz’
Baba Eduarda Amelia Assunçao De Oliveira ise,
Vakaya bakacak olursak durum değerlendirmesi yapmak çok zor, fakat bunun sorumluları var ve bu sorumlu kişileri bulmak gerekiyor. Türk adaletine güveniyorum, avukatlarımız mahkemede bu vakanın çözülmesi ve gelecekte bu tür vakaların önlenmesi için ellerinden geleni yapacaklardır. Bizim kızımızdı ama yarın ya da öbür gün sizlerin çocuğu da olabilir. Şu an acımız o kadar çok derin ki, hissettiğimiz böylesi bir acıyı sizlerin, hiç kimsenin yaşamasını istemeyiz. Adaletin bir an önce vuku bulmasını istiyoruz, tek isteğimiz bu. 7 Mart'ta kızımızın vefatı 2 yıl olacak 22 yaşında kızımızı kaybettik, şimdilerde ise 24 yaşında olacaktı. Onun huzur içinde uyuması için bizler bu adımı atıyor, vakanın ilerlemesini istiyor ve adalet arıyoruz. Umuyoruz ki doğru yoldayız. Çözümler bulunur dava sonuçlanır adalet yerini bulur ve bizler de huzur içinde uyuruz. Çünkü adalet yerini bulmuş olacak
ifadelerini kullandı.

‘Operasyonun 5'inci gününde Aida kaldığı otel odasında fenalaşmış’
Ailenin avukatı Fatih Bulut,
2024 yılında Aida bir estetik operasyon için İsviçre'de bir doktorla anlaşmış, bir paket satın almış. Paketin içeriği de şu, uçak biletleri dahil Türkiye'de bir hafta konaklamalı şekilde 10 bin İsviçre Frangı karşılığında bir estetik operasyon, küçük bir operasyon geçireceği şekilde bir sözleşme imzalamışlar. Aida, 1 Mart'ta Türkiye'ye gelmiş. 2 Mart'ta da operasyonu gerçekleşmiş. Doktor operasyonun başarıyla gerçekleştiğini beyan etmiş. Aida'yı daha sonra otele yerleştirmişler. Operasyonun 5'inci gününde Aida kaldığı otel odasında fenalaşmış, ambulansla hastaneye kaldırmışlar. Hastaneye kaldırıldıktan sonra da vefat etmiş. Süreç bu şekilde başlamış. Biz bu süreç içerisinde doktorun ihmalinin bulunduğunu, Aida'nın ölüm neticesinin meydana gelmesinde veya kullanılan malzemeden ya da doktorun farklı bir ihmalinden kaynaklı bir durumun sebebiyet verdiğini düşünüyoruz
diye konuştu.
Bulut, soruşturmanın yaklaşık 2 yıldır sürdüğünü belirterek, Adalet Bakanlığı’ndan soruşturma izni verilmesi için ön araştırmacı doktorun sunacağı raporun beklendiğini söyledi.

‘SANIK TARAFINDAN YÖNLENDİRİLEN BİR TERCÜMAN TARAFINDAN İFADESİNİN ALINMASI EN ÖNEMLİ NOKTADIR’
Avukat Enes Osman Taşer de,
Portekiz asıllı İsviçreli bir vatandaşın Türkiye'ye gelip yapılan estetik operasyonda vefat etmesiyle ilgili davaya bakıyoruz. Bu davada birçok şüpheli olaylar var. Bu olaylardan esas bizim üzerinde durmak istediğimiz; müteveffa ölenin yakınının teşhis için Adli Tıp'a getirilmesi. Burada kuzeni geliyor. Kuzeni diyor ki: ‘Evet, bu Aida.’ Sonra gidip karakola götürüyorlar. Burada en önemli nokta burası. Burada öyle zannediyoruz ki sanığın kimse, o sanığı yönlendirmesi sonucu o kuzeninden ifade alınıyor; diyor ki: ‘Biz şikayetçi değiliz.’ Onun böyle bir hakkı olmadığı gibi, zaten kadın İngilizce, Almanca ve Portekizce biliyor. Başka bir lisan bildiği yok. Bir yeminli tercüman değil de sanık tarafından yönlendirilen bir tercüman tarafından ifadesinin alınması en önemli noktadır. Ama Türk adaleti biraz ağırdır ama Türkiye Cumhuriyeti her zaman 18 yaşındadır. Bunun da cezası olanlara çektirileceğini umuyoruz
dedi.