reklam
reklam
Türkgün | Videolar | Gündem | MHP Lideri Devlet Bahçeli: 'Müzakere ortamını sabote eden SDG'dir'

MHP Lideri Devlet Bahçeli: 'Müzakere ortamını sabote eden SDG'dir'

MHP Lideri Devlet Bahçeli partisinin TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasında, "SDG ve YGP yuvalandığı sahalardan sökülmüş, nihayet Fırat'ın batısından çıkarılmıştır. 10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir" dedi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli partisinin TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasında, "SDG ve YGP yuvalandığı sahalardan sökülmüş, nihayet Fırat'ın batısından çıkarılmıştır. 10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir" dedi.

MUHABİR: Beybin Usanmaz

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada “Suriye’de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır. Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG’nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur" dedi.

'Rakka ve Deyrizor işgalden kurtarıldı'

MHP Lideri Devlet Bahçeli, Suriye'de yaşanan gelişmelerle ilgili olarak şunları söyledi:

“SDG/YPG yuvalandığı sahalardan Suriye ordusunun müessir mücadele yeteneğiyle sökülmüş, nihayet Fırat’ın batısından sürüp çıkarılmıştır. Halep’in yanı sıra Rakka ve Deyrizor esaret, baskı, dayatma ve işgalden kurtarılmıştır. 10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir. Son gelişmeler hem Suriye, hem de bölge ülkeleri ve Türkiye’miz adına son derece müspet ve kayda değerdir. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG/YPG’nin 27 Şubat İmralı çağrısına muhalif ve mugayir hareket ettiği açıktır. Gerçekten de Suriye’de tezahür eden SDG/YPG provokasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir. Suriye’de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır. Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG’nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur.”

'SDG/YPG terör örgütüdür'

"Suriye’de Arap aşiretlerinin, Kürtlerin, Türkmenlerin, diğer etnik grupların bir ve kardeşçe yaşamak dışında arayış ve arzuları yoktur.
Özellikle Rakka ve Deyrizor’da ayağa kalkan Arap aşiretleri Şam yönetimiyle el ele vermiş SDG/YPG terörüne karşı olağanüstü bir mücadele sergilemişlerdir. Şunu tekraren açıklamak lazımdır ki, Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır. SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu yalan, A’dan Z’ye hayal mahsulüdür. 18 Ocak 2026 Pazar günü, “Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara’nın Yayımladığı Kararname ve Suriye’de Yaşanan Gelişmelere” ilişkin yapmış olduğum yazılı değerlendirmede her mesele enine boyuna yorumlanmıştır. Bir kez daha ve özetle ifade edecek olursam; “Milliyetçi Hareket Partisi olarak yeni Suriye’de kapsayıcı, kucaklayıcı, uzlaşmacı, tüm etnik ve dini unsurları Suriye’nin ortak geleceğinde buluşturan “Suriye vatandaşlığında” bütünleştiren, demokratik, istikrarlı, temsil adaletine ve serbest seçimlere dayalı temel hak ve hürriyetlerin korunmasını esas alan bir anlayışla Anayasa yapılmasını önermiştik. 16 Ocak 2026 tarihinde Suriye Cumhurbaşkanının “Anayasal beyanname hükümlerine dayanarak,  yüksek ulusal menfaatlerin gereklilikleri uyarınca, devletin ulusal birliğini güçlendirme, tüm Suriyeli vatandaşlar için kültürel ve sivil hakları tanıma konusundaki rolü ve sorumluluğuna binaen” yayımladığı 2026/13 sayılı Kararname, düşüncelerimize ve önerilerimize uygun bir içeriğe sahiptir.” Bize göre mezkur Kararname; isabetli, anlamlı, Suriye’de birlik ve bütünlüğü tahkim etme yönünde doğru zamanda atılmış önemli bir adımdır."

‘terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı’

Tekraren vurgulamak isterim ki, “Suriye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü esasına dayalı üniter bir yapının tesis edilmesi, federasyon, konfederasyon, özerklik gibi eski çatışma hatlarını ve terörist faaliyetleri yeniden canlandırabilecek tartışmalar gündeme getirilmemelidir.  Suriye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin eşit hak, özgürlük ve yükümlülüklere sahip olması, etnik ya da dinî farklılıkların devlet nezdinde hiçbir önem arz etmemesi çok mühimdir. En önemli ortak paydanın ise “Suriye Vatandaşlığı” olacağı hususunda tüm sosyal kesimlere güvence verilmelidir. Suriye’de hiçbir kesim, hiçbir etnik veya mezhebi grup dışarda bırakılmamalı, mağdur edilmemeli, yok sayılmamalıdır. Tek bayrak, tek devlet, tek orduyla birlikte; egemen eşitliği her karış toprağında tesis edilmiş Suriye Cumhuriyeti devleti bölgesel istikrar ve barışa çok değerli katkı verecektir. SDG/YPG’nin devlet içinde devlet gibi hareket eden fiili ve mütecaviz tutumunun sürdürülebilirliği kesinlikle yoktur. Bu nedenle sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da; Ayn el Arap’tan Kamışlı’ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir.

'Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir'

Ne yurt içinde ne de yurt dışında terörizmin ve terör örgütlerinin kanlı kumpas ve komplikasyonlarına tahammül etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, alttan almayacağız. Terörün sonu yoktur. Terörizm çıkmaz sokaktır. İnsanlığa karşı işlenmiş en vahşi suç terör suçudur ve terörle yaşamak, teröre sessiz ve seyirci kalmak onurlu yaşamanın tam tersi, tam zıttıdır. Cinayet, melanet, ihanet ve rezaletlerin hiç kimsenin yanına kalmayacağı, hiçbir hain örgütün yanına bırakılmayacağı da gayet iyi bilinmelidir. Suriye Cumhuriyeti devletinin siyasi ve toprak bütünlüğü, egemenlik haklarıyla iç huzur ve istikrarı tartışılamaz, sulandırılamaz, sakatlanamaz mahiyettedir.
Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır. Dileğimiz ve temennimiz şudur: Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi, “Terörsüz Bölge” hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrarı amaçlayan huzurlu Suriye’nin tecellisine azami destek sağlamasıdır. 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...