Türkgün | Yaşam | İki kolunu kaybetti, pes etmedi! Ağzıyla çizdi, Türkiye'nin dev projelerine girdi

İki kolunu kaybetti, pes etmedi! Ağzıyla çizdi, Türkiye'nin dev projelerine girdi

Yüksek gerilim hattında geçirdiği kazanın ardından iki kolunu kaybeden Yusuf Akgün, çocuk yaşta keşfettiği resim yeteneğini mesleğe dönüştürdü. Azmiyle dikkat çeken Akgün, bugün Türkiye'nin savunma sanayisinin önemli projeleri arasında yer alan KAAN ve ROKETSAN çalışmalarında görsel modelleyici olarak görev yapıyor.

Yüksek gerilim hattında geçirdiği kazanın ardından iki kolunu kaybeden Yusuf Akgün, çocuk yaşta keşfettiği resim yeteneğini mesleğe dönüştürdü. Azmiyle dikkat çeken Akgün, bugün Türkiye'nin savunma sanayisinin önemli projeleri arasında yer alan KAAN ve ROKETSAN çalışmalarında görsel modelleyici olarak görev yapıyor.

KAYNAK: İHA

Henüz 6 yaşındayken yüksek gerilim hattındaki elektrik kablolarına temas etmesi sonucu iki kolunu kaybeden Yusuf Akgün'ün yaşamı o günden sonra tamamen değişti. Ailesinin maddi zorluklar nedeniyle koruma altına alınmasını istediği Akgün, dönemin Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nda yeni bir hayata başladı.

Kurumda kaldığı yıllarda resme olan ilgisini keşfeden Akgün, yeteneğini azmiyle birleştirerek katıldığı birçok yarışmada önemli dereceler elde etti. Kalemi ağzıyla kullanarak yaptığı çizimler sayesinde dikkat çeken Akgün, ilerleyen yıllarda Türkiye'nin savunma sanayisindeki kritik projelerde görev aldı.

Milli Muharip Uçak KAAN'ın yanı sıra ROKETSAN tarafından geliştirilen iki farklı yüksek hassasiyetli füzenin görsel modelleyicisi olarak çalışarak ilham veren bir başarı hikâyesine imza attı.

Yarışmalarda aldığı ödüller yeteneğini ortaya çıkardı

Iğdır'da 6 yaşındayken koyun otlattığı sırada yüksek gerilim hattı direğindeki elektrik kablolarına temas etmesi sonucu iki kolunu kaybeden Yusuf Akgün, şu ifadelere yer verdi:

"6 yaşına kadar ailemin yanında kaldım. Daha sonra geçirdiğim kaza sonucunda Ankara'ya, çocuk esirgeme kurumuna verildim. Elektrik akımı sonucu kollarımı kaybettiğim için tekrardan başlamam gereken bir hayat oldu. 7-8 yaşlarıma kadar bunun mücadelecisini verdim. Bununla beraber eğitimime yeniden başladım. Her gün kütüphaneye inerdim, sürekli kitapları kurcalardım. O içerideki görseller benim çok ilgimi çekerdi. Bununla beraber resimleri yorumlamaya çalıştım, çizmeye çalıştım. Sonrasında yarışmalar oldu. İlk olarak bir giysi firmasının kendi kıyafetini kendin yap yarışmasında derece aldım. Sonrasında Hava kuvvetlerimize ait bir yarışmada onur ödülü aldım. Bu alan daha çok ilgimi çekti. Bu yarışmalar ve dereceler sonucunda yeteneğimi keşfettim."

KAAN, AKSUNGUR, ROKETSAN... Hepsinde onun imzası var

İlk etapta AKSUNGUR İnsansız Hava Aracı'nın görsel modelleyicisi olarak görev yaptığını belirten Akgün, "Yolum bir gün TÜSAŞ'ta Aksungur'un mühendisleriyle buluştu. Bir tanesi çocukluk arkadaşımdır. Dediler ki Yusuf, biz AKSUNGUR'u yapıyoruz, sende bunun çizimini yapar mısın? Şeref duyarım dedim. İlk etapta Aksungur'la başladık. Sonrasında çok ciddi anlamda ilgi topladım. Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın referanslarıyla Savunma Sanayii Başkanlığına ve TUSAŞ’a davet edildim. Burada kabul edersen seni de Milli Muharip Uçak KAAN Projesi’ne entegre etmek istiyoruz dediler, şeref duyarım dedim ve projeyi başladık. Bu projeler vesilesiyle milli muharip KAAN uçağı, AKSUNGUR, bunun devamında ROKETSAN TEBER güdüm kiti ve halihazırda yine devam edecek olan HAVELSAN ve ASELSAN projelerinde yer alma şerefine nail olacağım. Ama şunu söylemek istiyorum. Bunlar bizim için gerçekten çok kıymetli çünkü bizler devletin ekmeğiyle büyümüş insanlarız" dedi.

“Bize emek verenlerden Allah razı olsun”

Engelli bireylerin sosyal yaşamın her alanında daha görünür olması gerektiğine dikkat çeken Akgün, "Ben 18 sene devlet korumasında kaldım ve toplumumuzun vergileriyle bugüne geldim. Bugüne gelmemde gurur duyuyorum, bize emek verenlerden Allah razı olsun. Kardeşlerimiz bizi örnek alarak bizden daha iyi noktalara gelebilirler, devletin o imkanları var. Daha iyi noktalarda devlete katkı sağlayabilirler. Bir şekilde alan değil, aktarabilen engellilerin daha çok çoğalması gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin sonuçta hepimiz çatısı altındayız. O çatıyı korumak için de hepimiz böyle mücadele etmeliyiz" diye konuştu.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...