Zarardayız

Yiyecek sektörünün sadece evlere paket servis sistemine dönmesi restoranları kara kara düşündürüyor. İnternetten verilen siparişlerde aracılara aldığı komisyonların yüzde 22’lere vardığına değinen esnaf, en azından salgın döneminde komisyonun indirilmesini istiyor.

Google Haberlere Abone ol
Zarardayız
19.11.2020 10:00

Tolga Polat / TÜRKGÜN

ARACILARA ÇAĞRI! RESTORAN GİDERLERİNİ KARŞILAYAMIYORUZ

Koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkileri bugünlerde en çok restoran ve kafelerde hissediliyor. Çoğu işletmede, sosyal mesafe kurallarının hiçe sayılması, kurunun yanında yaşın da yanmasına neden oldu. Peki yiyecekiçecek sektörünün omuzundaki yük sadece Kovid-19 mu? Teknolojinin gelişmesiyle birlikte vatandaşın kullanım alışkanlıkları değişti. AVM’lerin yerini telefon uygulamaları aldı. Cebimizdeki telefonlar sayesinde dakikalar içerisinde siparişlerimiz kapımızda...

FİYATLAR ŞİŞİRİLİYOR

Restoranların kısıtlı bütçeleri, cep telefonu uygulaması tasarlatmaya yetmiyor. Yetse de, o uygulamayı pazarlamak sıkıntılı ve maliyetli bir iş. Apartmanlara dağıtılan broşürlere ise kimse dönüp bakmıyor. Müşteriler, telefonlara yüklenen birkaç alışveriş uygulamasından birine girip, restoranları karşılaştırarak sipariş vermeyi tercih ediyor. Son zamanlarda yemek siparişi vermek için açılan uygulamaların aldığı komisyon ücretleri, restoranların fiyat şişirmesine ya da zararına hizmet vermesine neden oluyor.

GİDERLERİ KARŞILAYAMIYORUZ

Müşteriye ulaşma açısından restoranlar uygulamaların varlığından şikayetçi değil. Ancak salgın döneminde zararına satış yapmakta istemiyorlar. Bir restoran yetkilisi yemek piyasasının sıkıntılarını şöyle aktardı: Bayiliğini aldığım markanın hamburgerlerini satıyorum. Hamburger piyasasının geneli bayilik sistemiyle çalışıyor. Dolayısıyla ürünü tek bir yerden almak zorundayım. Bana içeceksiz bir menünün maliyeti ortalama 16 TL. 35 TL’ye ürünü satıyorum. Uygulama üzerinden alınan siparişlerde yüzde 12 komisyonu siparişi alan uygulamaya ödüyorum. Bir de yemek kartıyla ödenirse hepten yandık. Yüzde 10’da oraya gitti.

Yani 35 TL’lik üründe 8 TL aracılara kalıyor. Et fiyatları, kira giderleri, personel, motor masrafları, elektrik, su, vergi derken… Bunları üst üste koyduğunuzda giderlerimizi karşılamak imkânsız hale geliyor. Müşterilerde, uygulamalar üzerinden sipariş vermek geleneksel hale geldiğinden, yiyecek-içecek sektörü tamamen komisyonlara çalışmak zorunda kalıyor.

UYANIKLIK YAPANLAR VAR!

Bunca restoran boşa mı çalışıyor diye sorduğumda ise işin farklı boyutlara açıldığını öğreniyorum. Yemek siparişi alan uygulamalarda yüzde 25, yüzde 50 indirimler yapıldığını hatırlatınca, madalyonun diğer ucunu anlatıyor: İşletmeciler, ayak müşterisinin gelmediğini görüyor. Özellikle salgın dönemiyle birlikte kiralarını ödeyemeyen esnafın içinden, apartman dairelerine bile çıkanlara şahitlik ediyoruz. Denetleme yok. Bir tane küçük şubede kaç çeşit yemek üretebilirsin? Kalan çeşitliliği dairelerde hazırlayıp, büyük indirim adı altında kâr oranını dengeliyorlar. Ancak müşterinin siparişinin içeriğini bilmesi, neredeyse imkansız.

KURYENİN ÜCRETİ BİLE ÇIKMIYOR

Yüzde 50 indirimli satışların fiyat şişirme yöntemiyle dengelendiğini vurgulayan işletmeci, toplamda yüzde 22 komisyonun üzerine yüzde 50 indirim uygulayanlara şüphe ile yaklaştığını belirterek ‘200 gram et, ekmeği, sosları, içindeki diğer malzemelerle ben 16 liraya mâl ediyorum. Hadi restoran, bayilik sisteminde olmadığı için, ürüne 14 TL’ye ulaşsın. 50 TL’ye satış fiyatı koysa dahi, yüzde 50 indirim ve toplamda yüzde 22 komisyon oranları eklendiğinde, kuryesinin saatlik ücretini karşılamayacak para kalır kendisine’ diye konuştu.

Yorumlar