Savunma sanayiindeki yerlileşme hamlesi, birçok sektörde de dönüşüm başlattı. Bu iş kollarından biri de medikal sektörü. Son 20 yılda medikal sektöründe yerlilik yüzde 15'e çıkarken, bu sektörün alt kolu dentalde bu oran yüzde 20'i aştı. Yerlileşmede savunma sanayiinin etkisinin büyük olduğunu anlatan Diş Malzemeleri Sanayici ve İş Adamları Derneği (DİŞSİAD) Başkanı Erkan Uçar "Bir firmamız diş için kullanılan bir ürünü üretmek için gereken hassas elektrikli motoru tedarik etmek istedi. Çinli firma motoru yazılımsız vermek istedi. İsviçreli fi rma 'savunma sanayiinde kullanırsınız' diye her ikisini de vermedi. İHA'lara özel elektrikli hassas motorlar üreten yan sanayi firmalarını bulup onlara yaptırdı" dedi. Uçar, Togg'un da ihracatta 'Türk malı' imajına katkısı olduğunu belirterek başından geçen bir anısını anlattı.

Akşam Gazetesi Uçar'la medikal sektörünü ve yerlileşmeyi konuştu.

■ Öncelikle DİŞSİAD'ı tanıtır mısınız?
220 üyemiz var. Üyelerimiz bir diş hekimine girdiğinizde ihtiyacı olan tüm ürünleri üretiyor. Üyelerimiz arasında üretici, ihracatçı, ithalatçı, hizmet üreticileri ve yazılımcı üyelerimiz var. Hatta 'gülüş tasarımı' yapan firmalar da var.

■ Gülüş tasarımı nedir, nasıl yapılıyor?
Ağız ve dış tedavisinin bir sonraki aşaması olarak değerlendiriyoruz. Güldüğünüzde dişlerinizin güzel görünmesi, temizliğinden sağlığına kadar fotoğraflı ama yöntemiyle bilgisayar destekli bir tasarım yapılıyor. Bugün artık birçok şey yazılımlar sayesinde tedavi süreçlerine eklendi. Önceden implant yapılırken ağızda gözle görülen yerlere tedavi hizmet veriliyordu. Şimdi sinir, kas ve kemik yoğunluğuna göre bilgisayarda tasarım yapılıyor, implant ne kadar uzunlukta ve hangi tarafa yatık olması gerektiğine karar veriliyor. Yüz taramayla diş şekli ve diş rengi de kararlaştırılıyor.

■ İhracat nasıl gidiyor?
Malum pandemi bizim için kolay geçmedi. 2022'de toparlanma sürecine girdik. Yüzde 25 büyümeyle 2022'de ihracatı 250 milyon dolarla kapattık. Önümüzdeki 5 yıl içinde ihracatımızı 1 milyar doların üzerine çıkarmak gibi hedefimiz var. Bu yıl sonu ise 350 milyon doları buluruz. Bu rakama ulaşmamızda Rusya'nın katkısı olacak. Önceden Rusya pazarına girmek sertifikasyon süreci zor olduğu için 1-2 yılı buluyordu. Fakat Dışişleri Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı'nın Rusya ile yaptıkları görüşmeler sonucunda şimdi 6-8 ay içinde girebileceğiz. Yapılan görüşmeler sonunda sertifikasyon süreci Türk mallarına karşı kısaltıldı. Hatta 2022'de bağlantı kuran firmalarımız var. 2022'de bağlantı kuranlar bu yıl fatura kesmeye başlayacak. Bunun bu yıl ihracatımıza ciddi yansıması olacak.

■ Dünyaya ne satıyorsunuz?
Dişçi koltuğu, diş protezi, implant, kanal es, kompozit gibi birçok çeşit ürün satıyoruz. Son 5 yılda yerli implant ciddi şekilde gelişti. İhracatta implant ilk sıraya geldi. İç pazarda ise yerlilik son 20 yılda yüzde 5'ten yüzde 20'lere çıkarken implantta son 10 yılda yüzde 60'a ulaştık. Dental sektöründe bizim yerlileşme serüveni son 20 yılda oluştu. İmplantta ise son 10 yılda ithalatçı firmalar üretime yöneldi. Kamunun sağladığı yatırım teşvikleri ile son 10 yılda kurulan ağız diş sağlığı merkezlerinin bunda önemli katkısı oldu. Bu merkezlerde yerli ürünlere teşvik sisteminin oluşturulması yerli üreticiyi popüler hale getirdi. Bu da yerlileşme oranını yükseltti. Ciddi bir büyüme var ancak daha çok gidecek yolumuz var. Daha önce tıbbi cihazda sınıf-1 denilen dişçi koltuğu gibi sertifikasyonu basit ürünler üretiyorduk. Sertifikasyon süreci uzun ve daha maliyetli olan Sınıf 2'ye geçtik. Artık implant gibi sertifikasyon süreci uzun ve maliyetli olan ürünleri üretmeye başladık. Tedavi süreci yazılımı yapan firmalarımız bile var. Artık diş telinin yerine kullanılan yeni nesil şeffaf plak üretimi de yapıyoruz.

Bayraktar TB3, ilk uçuşunu Malazgirt'te gerçekleştirdi! Yunan Adaları dikkat çekti Bayraktar TB3, ilk uçuşunu Malazgirt'te gerçekleştirdi! Yunan Adaları dikkat çekti

■ Sağlık sektörü de savunma gibi stratejik bir alan. Nitekim bunu pandemide gördük. Bazı ülkeler maske bile bulamadı. Bu konuda savunma ile bir etkileşim var mı aranızda?
Savunma sanayiinin gelişmesi bizim için önemli hale geldi. Bir firmamız diş için kullanılan bir ürünü üretmek için gereken hassas elektrikli motoru tedarik etmek istedi. Çinli firma motoru yazılımsız vermek istedi. İsviçreli firma 'ambargo var, bunu savunma sanayiinde kullanırsınız' diye her ikisini de vermedi. İHA'lara özel elektrikli hassas motorlar üreten yan sanayi firmalarını bulup onlara yaptırdı. Çok özel bu hassas motorlar, şimdi endodonti tedavisinde gerekli olan hassas cihazları üretmek için kullanılıyor. Savunma sanayii üreticilerinden büyük destek alıyoruz. Savunma alanında mükemmel mühendisler var, hayran oldum. Ben otomotiv sektöründeki gelişmeden de mutluyum. Fas'a bir fuardayız. Müşteriye, ürettiğimiz ağıza konulan beyaz dolgu malzemesi kompoziti anlatıyoruz. Müşteri 'siz araba üretiyorsunuz' dedi. Ben 'Yok biz kompozit üretiyoruz' deyince Togg'dan bahsetti, 'araba yapan bunu yapmaz mı' dedi, ürünümüze sipariş verdi. O zaman Togg'un ihracata dolaylı katkısı olduğunu gördüm. Daha önce hiç öyle düşünmemiştim. 'Bir yerli arabamız olacak, ithalat azalacak' diye düşünürken bir ülkede araba üretiliyor olmasının katkısını o fuarda anladım.

■ Dental firmaları ağırlıklı olarak nerde üretim yapıyor. Bir kümelenme arayışı var mı?
Bizde şu an bilirli bir kümelenme yok. Dentel ürünleri pazarı Fındıkzade'de. Dentalın Kapalıçarşı'sıyız. Fındıkzade'de 200'ün üzerinde fi rma var. Üretim ise ağırlıklı İstanbul ve Ankara'da. Pandemiden önce ihtisas OSB ihtiyacımız için Gebze'de araştırma yapmıştık. Şu anda tekrar arayışa girdik. Bu kez Silivri'yi inceliyoruz. Kapasite artırımı için yer ihtiyacı var. Üretimi büyütmeyi istiyoruz ama zorlanıyoruz. Benim fi rmam da Silivri'de arayışta, çünkü mevcut üretim yerimiz 4 yıl sonra yetmeyecek. Bizde kiralama da zor oluyor. Çünkü sertifikasyonu mekanıyla birlikte alıyoruz. Bugün bir yerde üretim yapayım desen sertifikadan dolayı üretimi taşımak 1 yıl sürüyor.

■ İhracatta uzun vadeli hedefiniz ne?
7 yıl önce hedefimiz iç pazarı 1 milyar dolara taşımaktı. Geçen yıl geçtik. Yeni mottomuz ise 5 yıl içinde ihracatı 1 milyar dolara çıkarmak. Zaten yüzde 30 büyürsek yakalarız. Biz sağlık turizmi ile beraber de ihracata katkı sağlıyoruz. Çünkü bir ağız 10 bin dolardan aşağı kapanmıyor. Forbes'e göre sağlık turizmi her yıl yüzde 26 büyüyor. Türkiye ise sağlık turizminde bölgede öne çıktı, hatta İngiltere'de Türk sağlık turizmi belgesel oldu.

■ Dental sektörünün sorunlarından da bahseder misiz?
Cumhurbaşkanımız bizi kırmadı KDV'yi yüzde 8'e düşürdü. Bu olumlu oldu ancak üreticinin girdisi hâlâ yüzde 18. Bu da bizim bilançomuza KDV yükü olarak yansıyor. Yatırım teşviklerindeki gibi düşük KDV belirlenebilir. Ayrıca ihracatçı firmaların belgelendirme sürecinde de sıkıntı var. Bazı firmalara 500 bin dolara kadar belgelendirme maliyeti çıkıyor. Bu belgeyi alamayan üretim yapamaz. Bu konuda hibe desteği ve Sağlık Bakanlığı'nın danışmanlık desteğine ihtiyacımız var.

ALMANYA'DAN SONRA EN BÜYÜK FUAR İSTANBUL'DA
■ Pazarı büyütmek için neler yapıyorsunuz?
Ağırlık olarak Dubai ve Almanya'daki firmalara katılıyoruz. Dubai'de şubatta yapılacak fuarda Türk pavilyonu kurup firmaları destekleyeceğiz. Şu anda 20'ye yakın firma 400 metrekarede ürünlerini sergileyecek. Bağımsız katılımlar dahil 50 firma bu fuara gidecek. Bir diğer fuar da martta Köln'de yapılacak. Bu yıl 70'e yakın Türk firması yer alacak. 25-28 Mayıs'ta ise İstanbul'da Almanya'dan sonra en büyük fuarı organize edeceğiz. Fuar 10 yıl önce 3-4 bin metrekareydi bugün 50 bin metrekarede düzenlenecek. Türkiye'nin alanında en çok yabancının ziyaret ettiği ihtisas fuarı haline geldik. 10 yıl önce kimse inanmıyordu. Geçen sene 80 ülkeden 4 günde 25 bin yabancı ziyaretçi geldi. Toplam ziyaretçi sayısı ise 75 idi. 200 milyon dolarlık iş hacmi doğdu. Bu yıl ise yine 80'in üzerinde ülkeden 35 bini yabancı toplam 100 bin ziyaretçi bekliyoruz. İşlem hacmini de büyütmeyi planlıyoruz. 300 milyon dolar hedef koyduk. Fuar bizim için önemli. Artık fuardakilerin yüzde 15'i yabancılardan oluşuyor. Almanya'dan sonra bölgenin en büyük buluşma noktası olduk. Ulaşım imkanları, yeni havalimanı ve vize kolaylığı gibi etkenlerin katkısıyla fuarımız her yıl büyüyor.

TÜRKİYE'NİN İLK DİŞ MÜZESİNİ KURDUK
■ Siz bir de diş müzesi kurdunuz. Kimler geliyor genellikle bu müzeye?
Türkiye'nin ilk, dünyanın ise alanında 8. müzesi. 7'den 70'e herkes geliyor. Fındıkzade'de kurduk. 7 yaşındaki çocuğunuzu da getirebilirsiniz. Gerçek dişler de var. Amacımız farkındalık oluşturmak, diş hekimliği korkusunu yenmek ve üniversitelilere kaynak olmak. (Akşam)