Axios’un üç yetkiliye dayandırdığı habere göre, Tahran yönetimi Pakistan üzerinden ABD’ye ilettiği teklifte önceliği Hürmüz Boğazı’ndaki krizin çözümüne verdi. Yetkililer, İran’ın önerisinde ateşkesin uzun süreli olarak uzatılması ya da tarafların çatışmayı kalıcı biçimde sona erdirecek bir anlaşmaya varmasının hedeflendiğini öne sürdü.
Teklife göre nükleer müzakerelerin ise sonraki aşamada, boğazın yeniden açılması ve ablukanın kaldırılmasının ardından başlayacağını savunan yetkililer, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin bu öneriyi İslamabad'daki görüşmelerde gündeme getirdiğini iddia etti.
Yetkililer, Arakçi'nin, Pakistanlı, Mısırlı, Türk ve Katarlı arabuluculara İran yönetimi içinde ABD'nin taleplerine nasıl yanıt verileceği konusunda uzlaşı olmadığını açıkça ilettiğini öne sürdü. İran'ın bu teklifi Beyaz Saray'a iletilirken ABD'nin değerlendirmeye alıp almayacağı ise henüz net değil.
DİPLOMASİ ÇIKMAZA GİRDİ
ABD-İran savaşında diplomatik çabalar düğümlendi. İran yönetimi içinde hangi nükleer tavizlerin verilmesi konusunda fikir birliği olmadığı ifade edildi. Bu yüzden İran'ın, daha hızlı bir anlaşmaya gitmek için bu sorunu atlamak istediği belirtildi.
Öte yandan Trump yönetiminin talebi İran'ın nükleer faaliyetlerini ve uranyum zenginleştirmesini durdurmak. "Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın kaldırılması ABD'nin bu konudaki pazarlık gücünü ortadan kaldıracaktır" şeklinde değerlendiriliyor. Trump ve ekibinin müzakerelerdeki çıkmazı ve olası adımları görüşeceği kaydedildi.

HÜRMÜZ'DE DENİZ ABLUKASI
ABD ile İran arasında 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşması sonrasında Pakistan arabuluculuğunda yapılan görüşmelerden sonuç çıkmayınca ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan'da İran'a "deniz ablukası" uygulama kararı almış ve Hürmüz Boğazı'na giriş yapan ve çıkan İran bağlantılı gemilere müdahale etmeye başlamıştı.
ABD, bu süreçte Umman Denizi ve Hint Okyanusu'nda İran'a ait bazı ticari gemilere saldırarak ele geçirmiş, İran da buna karşılık Hürmüz Boğazı yakınlarında biri İsrail'le bağlantılı bazı gemilere müdahale ederek el koymuştu.